UKRAYNA’NIN İŞGALİNİN ÜLKEMİZ TURİZMİNE ETKİSİ

01/03/2022 15:31 754

Rusya,  Ukrayna’yı işgal etmek amacıyla 24.02.2022 günü askerlerini harekete geçirmiştir. İşgalin başlamasının ardından geçen dört günde, askeri üstünlüğü elinde tutan Rusya’nın, Ukrayna başkenti Kiev kapılarına kadar dayandığı görülmektedir. Tüm savaşlarda olduğu gibi en fazla zararı ne yazık ki masum siviller görmektedir. İnsanlık vasıflarını yitirmeyen her kesi üzen görüntüler, sosyal medya sayesinde tüm dünyaya servis edilmektedir. İşgal girişiminin nasıl sonuçlanacağını kestirmenin zor olduğu söylense de insanlığın kaybettiğini peşinen kabul etmek gerekecektir.

Çeçenistan’ın tamamının, Gürcistan’ın bir kısmının ve Ukrayna’ya ait Kırım Özerk Bölgesinin daha önceki yıllarda işgal edilmesine ses çıkarmayan Avrupa Birliği ve Amerika Birleşik Devletleri’nin, bu kez söz konusu işgal girişimine sessiz kalmayacağı anlaşılmaktadır. Rusya’nın ikinci dünya savaşı öncesi Hitler Almanya’sının benzeri davranışlarını sergilemesi, Sovyetler Birliği’nin yeniden canlanma ihtimalinin bazı politikacı, yazar ve gazeteciler tarafından dillendirilmesi, unutulmaya başlayan eski korkuları tekrar su yüzeyine çıkarmıştır. Tepkiler şimdilik, Rusya’nın Avrupa’nın siyasal, sosyal, finans ve sportif platformlarından dışlanma girişimleriyle sınırlı kalmıştır. İşgalin gelişim sürecine göre yaptırımların ekonominin diğer alanlarına da sirayet etmesi ihtimali bulunmaktadır.

İşgal sürecinin ülkemiz turizmine verebileceği zararlar, şimdiden hepimizi endişelendirmektedir. Bilindiği üzere turizm, Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu dövizi en kolay ve en bol bulduğu sektördür. Son yıllarda Türk turizmini Rusya ve Ukrayna’dan gelen turistlerin ayakta tuttuğu her kesin bildiği bir gerçektir. Adı geçen iki ülkeden her yıl yaklaşık altı buçuk milyon turist, başta Antalya ve Ege Bölgesindeki şehirler olmak üzere ülkemizi ziyaret etmekte, on milyar dolara yakın döviz bırakmaktadır. Ekonomik sıkıntıların hat safhaya çıktığı bu günlerde, böylesine büyük bir gelirden mahrum kalma ihtimali insanı ürkütmektedir.  

Yukarıdaki paragrafta zikredilen korkularımızın gerçek olmaması için ülkemizin çok hassas, dengeli ve iki ülkenin çıkarları ile kendi çıkarlarımızı senkronize eden bir politika izlemesi hayati derecede önemlidir. Hayalci, ideolojik ve kısa vadeli menfaat içerikli fikir ve davranışlardan uzak durması, ön alma kaygısıyla yanlış anlaşılacak açıklama ve demeçlere dikkat etmesi gerekmektedir. Batı ile olan ilişkileri düzeltme umudu ile Rusya ile son yıllarda oldukça iyi giden işbirliklerine zarar verecek tutum ve davranışlardan kaçınılması elzemdir.

Saygılarımla,