UKRAYNA KRİZİNİN EKONOMİMİZE OLASI ETKİLERİ

25/02/2022 03:29 895

 

Rusya’nın Ukrayna’ya ait Dombas Bölgesindeki ayrılıkçıların ilan ettiği devletleri tanıması ve ardından “barış gücü” adıyla söz konusu iki devlete askerlerini göndermesiyle Ukrayna krizi yeni bir safhaya girmiştir. Amerika Birleşik Devletleri ile Avrupa’nın gelişmiş güçlü devletleri olan İngiltere, Fransa ve Almanya, Rusya’nın daha da ileri giderek Ukrayna’nın tamamını işgal etmesinin önünü kesmeye çalışmaktadır. Bunun için “ekonomik yaptırımlar” klasik tabirle masadadır. Askeri seçeneklerin şimdilik gündemde olmaması içimizi rahatlatmakla birlikte, uygulamaya konulması muhtemel  ekonomik yaptırımların, ülkemiz ekonomisine ağır bir yük getirecek olması korkutmaktadır.

Krizin ülkemiz ekonomisine ilk etkisi döviz kurlarının ve altın fiyatının yükselmesi, buna karşın Borsa İstanbul’un düşmesi şeklinde olmuştur. Döviz kurlarının artmasının nelere mal olduğunu son üç ayda yeterince öğrendiğimizi farz ederek, artışın sürmesi durumunda olacakları tekrarlamanın gereksiz olduğunu düşünüyorum. Kurların artışının yanında, petrol ve doğalgaz fiyatlarında olası yükselmeler Türkiye’deki enflasyonun daha da artmasını getirecektir. Elektrik üretiminde bu kadar doğalgaza bağlı olmanın, yine, taşımacılığın karayolunda yapılmasının faturası, ülkemiz için ağır olacaktır.

Rusya’nın doğalgaz ve petrol satışının kısıtlanmasının yanında, bir başka ihraç ürünü olan “buğdayın” dış satımının engellenmesi Türkiye’yi direkt etkileyecektir. Zira, ülkemiz ne acıdır ki Rusya’dan bir buçuk milyar dolar tutarında buğday satın almak zorunda kalmaktadır. Olası bir ambargoda, buğdayın başka pazarlardan temin edilmesi ilave ek maliyet getirecektir. Son bir yılda un ve ekmek fiyatlarında yaşanan artışlar düşünüldüğünde, özellikle dar gelirli insanlarımızın bütçelerine binecek ek yükün nasıl telafi edileceğinin cevabı yoktur.

Türkiye için turizm sektörü hayati derecede önemli hale gelmiştir. Türk turizmini Rusya ve Ukrayna’dan gelen turistlerin ayakta tuttuğu hepimizin bildiği bir hakikattir. NATO üyesi ve batı dünyasının ayrılmaz bir parçası olan Türkiye’nin, uygulamaya konulacak ambargoya uyması durumunda, Rusya’nın karşı atak olarak turistleri ülkemize göndermemesi kuvvetli bir olasılık olarak karşımızda durmaktadır. Böyle bir durumda Rus turistlerin yoğun olarak geldiği Antalya ve çevresinin ekonomisi olumsuz olarak etkilenecektir.

Yaşanan olumsuzlukların öğretici olma özelliği vardır. Bu olaylardan çıkarılacak ders, ülkemiz için hayati derecede önemli olan buğday, petrol ve doğalgaz gibi ürünlerde bu kadar dışa bağımlı olmanın yanlış olduğudur. Ülkemiz için gerekli buğdayı “yerli ve milli” olarak üretmek için her türlü imkana sahip olduğumuz tartışmasız bir gerçektir. Petrol ve doğalgazın yerine güneş, rüzgar ve diğer alternatiflerin devreye sokulması elzemdir.

Saygılarımla,