Üç Hakimin Hükmü

10/06/2020 03:08 1218

Dünya evinin bilemediğimiz bir süre için konuklarıyız. Alacağımız nefes de, zaman da sayılı. Yüce tanrının armağanı olan ömür, sona erecek bir gün.

Canlar ölecek, bedenler çürüyecek, ruhlarsa sonsuza dek yaşayacak.

Nurettin Topçu, “ Üç hakimin hükmünde hata aranmaz. Kalbin, kaderin, ecelin” demiş. Kader ve ecelle ilgili görüşüne diyeceğim yok ama kalple ilgili olanda şüphelerim var. Kalpten amaç, kasıt vicdansa durum değişir.

Kalbin verdiği her hüküm doğru mu, hatasız mı? Değil. Özellikle, aşkta, gönül işlerinde. Çünkü aşk; sevginin en üst basamağı, en şiddetlisi, paylaşılamayanı, çılgıncası, delicesi. O bir ruh sarhoşluğu, gönül iniltisi, çarpılma ve kölelik.

Çirkini güzel, kötüyü iyi, yalanı doğru gösteren gerçek bir büyü. Aşığı kör eden, sağır yapanı nasihatin işe yaramadığı bir büyü. Üstelik nasihat, aşkı daha da alevlendirir. Çünkü aşk bir ateş, nasihat da rüzgar.

Vicdansa; günahı-sevabı, doğruyu-yanlışı-yalanı, iyiyi-kötüyü-şerri anlayan, ayrılan kalpteki görülmeyen gizli bir hız. İçimizdeki Tanrının sesi, her şeyi gören. Tanrının gözü yanılmaz en büyük hakim. Aldatmayan, kutup yıldızı gibi yol gösteren bir ahlak öğretmeni.

Devamlı bir sınav, mücadele ve de savaştır yaşam. Başarı için silahlarımız bilgi, akıl, hikmet ve erdemdir. Her sorunda akıl, vicdan birlikte çalışmalı. Doğruluk kararı akıl terazisinde ölçülüp, vicdanla tartılarak verilmeli. Buda, nefsin kontrolü ve eğitimiyle mümkün.

Mutluluk, huzur, barış istiyorsak, nefsimizin öğretmeni ve vicdanımızın sesini duyan öğrenciler olmalıyız.

Ne mutlu bunu başaranlara