TV’ LER ve BİLGİ KİRLİLİĞİ

23/03/2020 13:08 463

Eskiden Televizyonlar yokken, insanların haber alma kaynakları; Radyo ve Gazetelerdi.1967’de deneme yayınlarına başlayıp, 1968 yılında faaliyete geçen, ilk TV ile hayatımıza giren haber kaynakları 3. e çıkmış oldu. Sonraki gelişmeler hızlı oldu. Yayın hayatına, siyah beyaz olarak başlayan TV, 1989’da TRT 3, 1990’da TRT 4 yayına başladı bir zaman sonra, özel TV, renkli yayın denemelerine başladı. Star TV Türkiye’nin ilk özel  renkli TV yayınına başladı…Sonraki yıllar da başka başka özel TV istasyonları faaliyete geçti. Artık TV’ler  hayatımızın değişmez bir parçası, vazgeçilmemiz  oldu…

Televizyonlarda son dönemde yoğun bir tartışma programlarına şahit oluyoruz. Deprem mi oldu, hurra TV’ye… Sel Baskın, yangın, sınır ötesi harekat, ekonomi vs.vs.  bi yığın konuda hemen TV’lere koşuldu. Açık oturumlar, tartışma programları, röportaj yayınları…Her kanalda benzer saatlerde tartışan tartışana. Bilen bilmeyen konuşmacı. Her kes uzman, her kes otorite..

Yöneten ortada …Yanlarda genelde en az 3’er kişi…Yan yana oturanlar aynı fikri savunmakta.

Biri beyaz derse öteki siyah peşinde. Zıt kutupların çarpışması. + ve – sonra ne olacak.::!!!…..Biraz ortam gerilecek…Tansiyon yükselecek. Arada söz kesmeler, yüksek tonda konuşmalar…Olacak ki reyting yükselsin.

Moderatör dedikleri neyi yönetiyorsa, ara sıra konuşmaları kesecek. Kesemezse reklam arası diyerek makas atacak…Konuşmacılar seçilmiş. Ağzı laf yapan da var, lafı ağzında geveleyende. Çoğu artık kanal aboneleri. Sırayla kanal kanal  gezmeler…

Aynı gün farklı kanalda programlara katılma. Bilgi ve becerileri bir kısmının tartışılır. Konu ile alakası bile yok. Ne hikmetse televizyon kanallarında mevzu ne olursa olsun, bunlar her konuda bilgili. Bir hanımefendi var.. Maşallah, maşallah, bilmediği yok. Sanırsın Sokrat mübarek. Savaşı da biliyor, ekonomiyi de…Kürtajla ilgili program oluyor onunla da bilgi sahibi…Milli Eğitimden de haberi var…Tarım sektörünü de biliyor…On parmakta on marifet derler ya…O daha fazla…Ayakları da ekleyin…!!! Mübarek adeta baş konuk, abone…Geçenler de bir bilim adamı, bu hanımefendi yüzünden, oturumu terk etti… Hem bilmiyor, hem her konuya maydanoz oluyor.

Gezici Rektörümüz de var. Ne zaman okulu ile ilgilenmekte ben çözemedim. Gece yarılarına dek konuşmacı…Bilime vakit var mı anlayamadım.!!!

Gazeteci ama özellikleri saymakla bitmez. Bende saymıyorum….

Avukat vatandaş ..O da konuşuyor. Hukuk bilgisi tartışılmaz…Ama hukuktan habersiz. Konuşuyor…Zaten işi ne? Konuşmak değil mi?

Her kanalın bu aralar güvenlik uzmanları var…Askeriyeye biraz bulaşmış…Suriye yol haritasını çiziyorlar. Derin taktikler… Akıl vermeler…Eski milletvekili. Kendi grubu sevmiyor .Antipatik.. Oradan prim yaptığını sanıyor. Kanallar da konuşturuluyor.

Bu arada eski milletvekili, eski emekli asker, eski büyükelçi, eski, eski, eski böyle gidiyor.

Yazık diyorsun bazen. İnsan inanmadığı lafları eder mi? Ediyor…Kafasında inanmasa da dilinden farklı cümleler çıkıyor. Moderatörler  dedik.. Onlar da yönetici ya…Yönlendirecek…

Adam askerlik yapmamış. Çürük raporu almış. Ama biraz serbest bıraksan Genelkurmayın yol haritasını çizecek…

Dron gibi, uzaktan kumandalı konuşmalar. Yan yana oturanlar ve karşısında konuşanlar.

Her iki taraf ta karşıdakinin tersine konuşacak…Kurgu böyle… Vatandaş da izleyecek.

Hep aynı masal …Hikayeden de uzak…Kendini kurtaramamış ama vatanı kurtaracak….

Tartışma sözde…Bu aralar Suriye ve göçmenler tartışmaları.

Hibrid program. Aynı tartışmada hem o hem diğer konu…Daldan dala atlama.

Canımız sıkıldı. Tüm kanallarda benzer konular. Yetkililerin yerine yorumlar, akıl verişler…Yöneten değil de konuşan yönetmekte…Geçtik var mı başka kanallarda seyredecek program diye…Baktık bu sefer de Kim milyoner olmak ister diyor…Yok dedim ben istemiyorum… Diğerinde diyor Ben bilmem eşim bilir… Bu da uymadı ben bilirim….

Maç baktık …yok. Diziler…Vaktiyle Çukurova diyor… Kim yazdıysa senaryoyu, Çukurova ile alakası yok…. Mucize doktor, Hekimoğlu…Sözde sağlık dizileri… Adamlar her şeyin doktoru. Cerrah,  her şeyi yapıyor... Genel cerrah, kalp doktoru…Beyin cerrahı…Organ nakilci…Aynı.. Baktık,  bizim tartışma programlarında her şeyi bilenler gibi..

Vazgeçtik… Kapattık televizyonları… Herkes otorite derken, derken, uyuduk ya … Rüyamızda da program seyrediyoruz. Birde baktık.. Bahçedeki horoz ötüyor…Yol göstermekte. Kalkın uyanın diyor.

Şükrettik…Otoriter konuşana dek…Horoz ötsün…Öter olsun.

Memleketin hali bu… Bakanlık diyor kurallara uy, vatandaş diyor uymam…

SON SÖZ:’’  OLDUĞU KADAR, OLMADIĞI KADER.’’