TUTKULARIMIZA YENİK DÜŞMEYELİM

24/02/2020 23:04 945

Zor sınavlarla, acımasız mücadelerle geçen süresini bilemdiğimiz bir zaman dilimidir yaşam. Kısa olduğu için sevilir, verdiği sıkıntılardan ötürü de söylenilir.

İnsan doğadaki en akıllı,becerikli yaratık. Başarı için onu motive edense, itici güçleri ve hırsları. Bilimde, teknikte, sanatta gelişim ve ilerleme bundan ötürü.

Ama hırslar tutku denilen aşırı noktalara varmamalı. Çünkü tutkular, iradeyi, yargıları aşar, zararlı ve tehlikeli olur. Tutkular, anahtarı kaybolmuş kelepçeler gibi esir eder sahiplerini. Ayrıca huzur bırakmaz, itibar kaybettirir, felaketlere neden olur, hatta candan eder.

Tutkulara dur diyebilirsek, rahata kavuşuruz. Zaten ömrümüz, tutkularımızı iyi-kötü, dengeli-dengesiz, ölçülü-ölçüsüz kullanmamızla geçiyor. Çevre de, bizi sözlerimizle değil davranışlarımızla değerlendiriyor .

Mevlana’ya göre, tutkuları yenmek, nefsimizi terbiye etmek akrebin iğnesini çıkarmak gibidir. Yani iyi sonuç veren, zor bir iş.

Amerikan toplumunda tutku sahipleri dikkat çeker, beğenilir, ilgi görür. Ama Doğu Asya’da, böyleleri sevilmez, toplumla uyum içinde olması istenir.

En iyisi Plato’nun dediği gibi, nefsimizin öğretmeni , vicdanımızın öğrencisi olmak.