TÜRKİYE’NİN ENERJİ SORUNU

27/01/2022 20:19 917

Kışın en sert yüzünü gösterdiği bu günlerde, İran’dan gelen doğalgazın kesildiğine ilişkin haberler hepimizi endişelendirmiştir. Bir an, evlerde kullandığımız doğalgazın akışında aksama olursa ne yaparız korkusu belirmeye başlamıştır. Öyle ya, evlerden odun veya kömür sobasını atalı yıllar olmuş, hatta çoğu evde, soba borularından geçecek dumanın dışarıya verilmesini sağlayan baca sisteminin bile olmadığı düzene geçilmiştir. Neyse ki ilgili bakanın gaz sıkıntısı konutlarda yaşanmayacak, sanayide ise bazı üretim alanlarında geçici olarak gazın arzında düşüş olabilir açıklaması yüreklerimize su serpmiştir. Anladığımız kadarıyla, endüstride öncelikli üretim yerleri belirlenecek, buralarda gaz akışında sorun olmayacak, diğer yerlere ise imkanlar ölçüsünde gaz verilmesine çalışılacaktır.

Enerji kaynakları içerisinde petrol ve doğalgazın çok ön plana çıktığı bir dönemi yaşıyoruz. Eski dönemlerin en önemli enerji kaynağı olan kömürün saltanatı ise sona ermek üzeredir. Ülkemizin komşularında petrol ve doğalgaz yataklarının bu kadar bol olmasına karşın, bizde değinilen kaynakların hiç denecek kadar azlığı pek çok insana inandırıcı gelmemektedir. Komplo teorilerini bir yana bırakırsak, arama-bulma çalışmalarına yeterince zaman ve kaynak ayırmadığımız bir gerçektir. Bu konudaki yayınlar incelendiğinde, Türkiye’nin ancak % 8’inde arama-bulma çalışması yapıldığı görülecektir. Türkiye’nin ihtiyacı olan petrol ve doğalgazın % 95’ini ithal ettiği, yaklaşık 50 milyar dolar para ödediği gerçeği ise oldukça şaşırtıcıdır. Bu kadar ihtiyacımız olan, çok büyük paralar ödediğimiz petrol ve doğalgazı arama-bulma çalışmalarına daha fazla önem verilmesi gerektiği ortadadır.

Öte yandan, dünyamızın “küresel ısınma” yaşadığı, iklim değişikliklerinin kapımızı çaldığı, kuraklığın gıda krizine neden olacak süreci başlattığı, başka bir gerçek olarak karşımızda durmaktadır. Enerji ise hayatın vazgeçilmez temel taşıdır. Üretmek, tüketmek, gezmek, eğlenmek kısaca yaşamak için enerjiye gereksinimimiz vardır. Bu gerekliliği klasik enerji kaynakları olan kömür,su, petrol, doğalgaz ve nükleer ile karşılama dönemi, dünyanın yaşadığı küresel ısınma nedeniyle en fazla 40-50 yıl sonra kapanacaktır. Buna şimdiden hazırlanan ülkeler, otomobillerde petrol ürünleri yerine elektrik kullanımına geçmeye başlamıştır.

Bu gerçekler göz önüne alınarak; enerjide dışa bağımlılıktan hızlı bir şekilde kurtulmak için öncelikle ulusal sınırlarımızda, ardından Türk Cumhuriyetlerinde petrol ve doğalgaz arama-bulma çalışmalarına gereken önemin verilmesi, yakın gelecekte klasik enerji kaynaklarının yerini alması beklenen ve “temiz enerji” olarak kabul edilen rüzgar ve güneşin kullanılması suretiyle, ihtiyacımız olan enerjinin yerli ve milli olarak üretilmesi gerekmektedir.

Saygılarımla,