Türkiye’nin en huzurlu şehri ADANA

02/11/2020 20:06 2422

“Adana, Türkiye’nin en huzurlu şehri” Bu sözler Adana Cumhuriyet Başsavcısı Bilal Gümüş’ün sözleri…
Geçtiğimiz hafta sonu Divan Otel’de ağırladığımız, Adana Cumhuriyet Başsavcılığı’na atanan ve Temmuz ayında göreve başlayan Bilal Gümüş, ‘5 Ocak Gazetesi Geleneksel Kahvaltı Sofraları’nın konuğu oldu. 2,5 saat boyunca, aklımıza her geleni Sayın Bilal Gümüş’e sorduk. Her soruya samimiyetle yanıt verdi.

Sözümün başında, ‘Cumhuriyet Bayramı’mızı kutladıktan sonra, ‘Adli pencereden Adana nasıl görünüyor’ diye sorunca, Başsavcı Bilal Gümüş, “Adana Türkiye’nin en huzurlu şehri. Düşünün 2 milyonluk nüfusta, Adliye’de 39 bin evrak” dedi.

Bu çok küçük bir rakam. Çok da şaşırdım doğrusu. Kırşehir’den Adana’ya atandığı için Kırşehir örneği verdi Başsavcı. 150-160 bin kişilik küçücük bir şehir olan Kırşehir’de bile Adliyeye çok daha fazla evrak geldiğini belirtti. Adana Adli yönden çok iş yükü olan bir kent değil, ama maalesef basının merkezi İstanbul’da, yaygın medyanın yurt haberleri müdürlerinin Adana’ya olumsuz bakışı nedeniyle, kentimiz hep Adliyesi ile gündeme geliyor.

Oysa ki, istatistiklere bakıldığında hemen hemen aynı olayların yaşandığı diğer şehirlerin, haber olma oranı Adana’nın çok çok altında. Adana bu yönden şanssız. Siyasetçiler gibi meslektaşlarım da Adana’ya şaşı bakıyor mu desem, Adana meşhur bir il mi desem,

ne desem..!
 

110 savcı ve 3 Başsavcı Vekili ile Adana’nın adli açıdan yaşanan olayları sonca ulaştırmak için çalıştıklarını anlatan Başsavcı Gümüş, yeni Adliye Binasının hizmete girmesi için çok çaba sarf ediyor. Aynı çabayı lojmanlar için de gösteren Gümüş ilk kendisi yerleşmiş lojmanlara.

Bir an önce tamamlanması ve hizmete girmesi beklenen Adana Adliyesi yeni binası ile, adli hizmetler daha da düzene girecektir mutlaka. Başsavcı kendisinden iki dönem önce görev yapan ve yeni Adliye Binası projesi için çok emek sarf eden Başsavcı Ali Yeldan’a teşekkür etmeyi de unutmamış. Zarafet göstergesidir bu. Bir de Başsavcımız güler yüzlü, samimi. Aslında yazımın başlığını ‘BAŞSAVCIYA MEKTUPLAR’ şeklinde belirlemiştim ama Adana ile ilgili önemli bir detay verince başsavcımız, başlığa onu çektim. Görmek gerek; Adana gerçekten huzurlu bir il. Emniyeti ile Adli mercileri ile Valiliği ile ve tüm kamu kurumları ile güzel Adana.

Suçların hepsinin temelinde eğitim eksikliği ve ekonomik sıkıntılar var. Her şeyde olduğu gibi Kanunlar için de geçerli bir söz; bilen insan korkar, cahil cesur olur. Kanunları bilenler korkuyor, bilmeyenler de cahil cesareti işte, boyuna suç işliyor. 5 kuruş parası olmadığı için hırsızlık yapıyor insanlar. Çok küçük yaşlarda binlerce TL’lik fiyatları olan silahlar taşıyor küçücük çocuklar, emniyet güçleri yakaladığında görüyoruz. İşte anlaşılacağı gibi ekonomik sıkıntıların da önüne geçiyor eğitim. Herşeyin başı, ailelerin yetiştirdikleri çocukları, iyi eğitmeleri.

Bunu başardık mı zaten suç ta, suçlu da minimuma iner.

Mektuplara gelince,

Cezaevi Savcılığı döneminde mahkumlar, Bilal Gümüş’e mektuplar göndermişler. En az 10 tanesini en ince detayına kadar okudum. Başsavcımıza yazılan mektupların hepsinde, Bilal Gümüş’ün onları dinlediği, insan yerine konuldukları, kendilerini iyi hissettikleri, kısaca hepsinde savcının dokunduğu teması var. Cezası bitmiş mahkumlardan biri, tutuk evinden çıktığına pişman olduğunu bile yazmış. ‘Sizin gibi devlet adamlarının olduğu bu yerden gitmekten üzgünüm’ diye. Bütün bunları toparlayınca bize de tek bir cümle demek kalıyor;

Başsavcımızda gördüğümüz Devlet – Millet ilişkisinin, tüm ülkemize örnek olması temennisiyle.