TÜRKİYE’DE KONUT FİYATLARI

19/08/2022 20:00 528

 

 

Yukarıdaki grafikte, Türkiye’deki yatırım araçlarının yıllık Reel Getirisi (enflasyondan arındırılmış) temmuz 2022 ayı itibariyle gösterilmektedir. Tablodan anlaşılacağı üzere; Kur korumalı mevduat (KKM) ve ABD Doları % 2, Konut % 33,2 kazandırmış, diğer yatırım araçları olan Altın % 1,6, Borsa İstanbul % 9,3, Euro % 12, Hazine tahvili % 41,2 ve Mevduat % 41,6 oranında kaybettirmiştir. Yaşanan enflasyonun, kur korumalı mevduat, ABD doları ve konut yatırımcısı haricindeki diğer yatırımcılara para kaybettirdiğini bu grafik net bir şekilde ortaya koymaktadır. Öte yandan, birikimi olmayan, geliri ancak giderini karşılayabilenlerin ise neler yitirdiği başka bir inceleme konusudur.

Dünyada mekan, ahirette iman şeklinde bir atasözü olan başka bir millet daha var mıdır bilmiyorum.  Toplumumuzun bu atasözüne uygun bir şekilde davrandığı, enflasyonun gelir ve servetlerindeki yaptığı tahribatı azaltmak için konut alımına yöneldiği ortadadır. Nitekim bu davranış şekli konuta olan talebi yükseltmiş, inşaat malzemelerindeki dışa bağımlılığımız, yükselen döviz kurlarıyla birleşmiş, bunlar yetmezmiş gibi hükümetin kamu bankaları aracılığıyla piyasaya göre daha düşük faiz oranı ile kredi kullandıracağını açıklaması, ev fiyatlarının akıllara durgunluk verecek şekilde artmasına neden olmuştur. Ülkemizin istisnai bazı yerleri haricinde, 3+1 şeklindeki bir konutun, bir milyon Türk Lirası’nın altında satın alınması artık mümkün olmaktan çıkmıştır.

Konut fiyatlarındaki bu aşırı yükselme, piyasada Amerika Birleşik Devletleri’ndeki gibi bir balonun oluştuğu kuşkusunu yaratmaktadır. Bilindiği üzere, A.B.D. konut piyasasında fiyatlar aşırı yükselmiş,  oluşan balon 2008 yılında patlamış, ülkede ve tüm dünyada bir ekonomik krize neden olmuştur. Ülkemizdeki gidişatın da A.B.D benzeri bir şekil almaya başladığı gözle görülmektedir. Türkiye’nin ekonomik büyüklüğü, dünya ekonomisini sarsacak boyutta değildir. Ancak, bu sektörde oluşacak bir sıkıntının, ülkemiz ekonomisini ciddi bir şekilde olumsuz etkileyeceği yadsınamaz. Dolayısıyla, siyasi iktidarın piyasadaki gelişmeleri dikkatlice takip etmesi, olası manipüle hareketlere müdahale etmesi ülkemiz ekonomisinin sağlığı açısından son derece önemli hale gelmiştir.

Saygılarımla,