TOPRAK ANA KİMDİR 2 ?

08/12/2020 21:36 491

 

Ayrıca toprak tüm canlılar için besin maddesi ve gıda kaynağı üretimi yanında, atıkların arıtılması, suların süzülerek içilebilir hale gelmesi ve biyolojik çeşitliliğin gelişimi ve korunmasında çok önemli görevler üstlenmiştir. Doğal veya yapay olarak bitki örtüsüz olan/ kalan çıplak toprakların atmosfer ısınmasındaki etkileri bilinince toprakların ıslah edilmeleri veya var olanların da verimliliklerinin korunmaları gündeme gelmiştir. İnsan faaliyetlerine bağlı çevre kirliliği, özelde de hava kirliliği ile iklim değişimleri konusundaki yeni araştırma sonuçları toprakların önemini kat be kat arttırarak daha detaylı düşünmeye yönlendirmiştir.

*Gıda Kaynağı olarak Toprak…

Toprak, su, toprak atmosferi (O2 ve CO2), yeşil bitkiler ve ışığın kesiştiği bileşkede yaşam için gerekli olan gıda üretimi sağlanmaktadır. Gıda üretimi ve güvencesine katkı sunan temel bileşenlerin başında, tohumların çimlendiği, bitkilerin büyüme ve gelişme ortamı olan ve besin elementi sağlayan yegâne kaynak olarak toprak gelmektedir. Toprakta yetişen yeşil bitkiler yaptıkları fotosentez ile atmosferdeki karbondioksiti tutarak ihtiyaç duyulan besinlerin yanı sıra hayvan yemi, tekstil ham maddeleri ve biyo-yakıtlar için de biokütle üretmektedirler. Bitkilerin beslenmesi yanında, gıda kalitesinin arttırılmasında toprağın yeri ve önemi daha da belirginleşmektedir. Yeterli protein içeriği ve Zn, Fe, Se gibi elementlerin insan sağlığındaki yeri ve önemi toprak ile yakından ilişkilidir. Ayrıca insanın gereksindiği pek çok birincil ve ikincil metabolitler yine topraktan sağlanan besin elementlerinden oluşmaktadır.

Toprak doğadaki en önemli besin elementlerinin dönüştürüldüğü depo merkezdir. Mikroorganizmalar Karbon, azot ve kükürt vd. gibi elementleri ayrıştırarak doğanın sağlığı için dönüşümler sağlarlar. Yaşamın kaynağı olan su gibi bileşikler toprakta tutulur ve atmosfere salınarak sirkülasyonu sağlanmaktadır. Organik azot değişik formlarda mikroorganizmalar tarafından mineral azot haline dönüştürülerek doğanın azot dengesi sağlanmaktadır. Bugün baklagiller doğadan çıkarılırsa ortamda yaşam diye bir şey kalmaz. Bu bağlamda mikro organizmasız bir yaşam düşünülemez. Organik bileşiklerin toprakta ayrışması ve atmosfere değişik N formları olarak salınmasının her aşamasında mikroorganizmalar rol almaktadırlar. Milyonlarca yıldır bitkilerin yaşamında besin elementleri döngüleri rizosfer mikroorganizmaları tarafından sağlanmaktadır.

Bu bağlamda, doğanın kendisi denge ve işleyiş yasasına bağlı bulunmaktadır. Toprak bu dengenin bileşkesidir denilebilir. Özellikle de iklim değişimlerine neden olan atmosferdeki CO2’nin bitkilerce tutularak, önce bitki organlarında organik bileşikler halinde, sonra onlar toprağa düşünce toprakta organik madde olarak tutulması toprağın önemini ve etkinliğini daha da anlaşılır kılmaktadır. Toprağın karbonu bünyesinde tutması ve bu yola iklim değişimlerini kontrol etmesi enerji dinamiği bakımından ayrı bir öneme sahiptir.

Özet olarak toprağın dolaylı olarak gıda kaynağının olarak, insanlığın gelecekteki gıda güvencesi için en süt düzeyde anlaşılması ve korunması gerekmektedir. Bu bağlamda toprağın amacı dışında kullanılmaması ve korunması gerekir. Yasal güvence altındaki toprak varlığının yalnızca gıda üretim alanları olarak değerlendirilmesi diğer yerleşim yeri ve endüstrinin kullanımına sunulmaması görülüyor. İzmir depremi gibi maalesef çok acı ve üzücü bir afetin toprakların yapı alanı olarak değil, tarım alanı olarak değerlendirilmesinin önemini bir kez daha hatırlattığını düşünüyorum. Toprak ve toprağın öneminin anlaşılması için toprak eğitiminin bütün yaşam bilim alanlarında okutulması yaralı olacaktır. Hepimiz biliyoruz ki, geleceğin savaş sebeplerinin en başında, su ve besin savaşları gelecek. Suya ve gıdaya hakim olan ülke, geleceğine güvenle bakabilir. BU nedenle toprakların korunması çok çok önemlidir. Rant hırsı insanoğlunun gözünü karartıyor ve anlık kazancını düşünüyor. Bu nedenle de, tarıma uygun, ya da tarım arazi olan topraklar üzerinde, beton yığınları yükseliyor… BU, insanlığa ve geleceğe yapılabilecek, en büyük kötülüktür. Tarım arazilerinin, binalara terkedilmesi, çok vahim bir durumdur. Verimli tarım topraklarını, akıl almaz şekilde beton yapılara terk etmek, gelecek nesillere ihanettir. İnsanlığın sürdürülmesi için, bu kıt yaşam kaynağını türetmesi için konunun önemini canlı tutmaya çalışan “5 Aralık Dünya Toprak Günü” kutlu olsun. Toprak anaya biraz saygı!

SON SÖZ: ‘’ RIZKA SEBEP OLAN TOPRAK, GÖZLERİNE DOLAR BİR GÜN. UNUTMAKİ, HEPİMİZİN BİR ANNESİ VARDIR: TOPRAK’’