TOLSTOY’UN BİSİKLETİ, 65 yaş ÜSTÜ ve YAŞAM 3

31/12/2020 03:43 402

 

8. Okuyun. Sadece ciddi konular değil, şiir, roman, dergi, gazete, kitap okuyun. Okuma grupları kurun, var olanlara katılın, grubun ortak okuduğu bir kitabı birlikte tartışın.
9.Yapabiliyorsanız yazın. Hatta mutlaka yapabilirsiniz. Yazın. Aklınızdan geçenleri, duygularınızı, düşüncelerinizi yazın. Yazdıklarınızın mutlaka edebi değeri olmasını beklemeyin. Önce kendiniz, sonra okurlarsa ihtimaline karşı çocuklarınız ve torunlarınız için yazın. Bu yazdıklarınızı (dinlerlerse) onlara okuyun birlikte tartışın, geliştirin. Yazdıklarınız bir gün birileri tarafından mutlaka okunacaktır. Düşünün ki bugün bizler, Sümer yazıtlarını okumaktayız.
10. Ara ara yazdıklarınızı okuyun, düzeltin, değiştirin. Bu yolla kendi düşünce ve ruh halinizin de nasıl değiştiğini gözleyebilirsiniz
11. Yazdıklarınızın da amacı ve hedefi olursa mükemmel olur. Böylece inceleme, araştırma kitapları, roman ve şiir denemeleri yazabilirsiniz. Beğenilirse sevineceksiniz. Beğeni gösterilmemesi sizi yıldırmasın. Zaten önce kendim için yazmıştım deyin. Bazı yapıtlar sadece kıskanıldığı için beğeni ifade edilmez. Yazılarınızı dürüst ve mutlaka değerlendirmesine güveneceğiniz kişilere gönderin.
12. Olanak varsa bildiklerinizi öğretin. Bu bir Üniversitede ders verme, konferans, seminer verme, kongre düzenleme, kongrelerde konuşmacı olma şeklinde olabilir.
13. Dernek, Vakıf gibi Sivil Toplum Kuruluşlarının içinde aktif olarak çalışın. Her zaman gençlere önem verin, onları destekleyin, yol gösterin.
14. Televizyonda tarafsız bir kanaldan günde bir kez haber izleyin. Onun dışında belgesel, konserler, moda, film izleyin.
15. Müzik dinleyin.
16. Dinlenmeye zaman ayırın. Yatma ve kalkma zamanlarınız belli olsun. Uykunuzu yeterince alın. Uyku bozukluğu sorununuz varsa halledin.
17. Sağlığınıza dikkat edin. Düzenli sağlık kontrolü yaptırın. Zararlı etkenlerden uzak kalmaya çalışın. Beslenmenize daha çok önem verin.
18. Olumlu anlamda düşünün. Hayatı, yaşadıklarınızı, kim olduğunuzu, bir daha yaşasanız neyi yapmamayı, neyi yapmayı istediğinizi düşünün. Hayatın güzel ve üzüntülü yanlarını düşünün. Bunların size kattıklarını düşünün. Hatalarınızı, iyi yönlerinizi düşünün. Nasıl bir hayat sürdüğünüzü, eksiklerinizi, artılarınızı düşünün. Hatta bunları yazarak düşünün.
19. Çevrenizdeki akrabalarınız, dostlarınız, çalışma arkadaşlarınızla iyi ilişkiler kurun. En azından halini hatırını sorun, varsa çözebileceğiniz sorunları için yardımcı olun. Onların mutlu olması sizi de mutlu edecektir.
20. Mutlaka programlı bir hayatınız olsun. Yukarıda sayılan her aktiviteyi aynı güne sığdırmak mümkün değildir. Bunun için günlük, haftalık, aylık ve hatta yıllık ajandanız olsun. Ajanda akılda durmaz, basılı takvimler ve/veya akıllı telefon ajandalarından yararlanın. Geleceği planlarken umutsuz olmayın.

21. Her gün, bir sonraki gününüzü ve yapacağınız işleri planlayın ve asla umudunuzu yitirmeyin. Umut, yaşamın sermayesidir. O olmadan yaşanmaz.

Ne diyor Milli Şairimiz:

‘’ Doğacaktır sana vadettiği günler Hak’ın,

Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın…’’

Yine bir başka ünlü şairimiz olan Nazım, şöyle diyor:
‘’Yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı,
yetmişinde bile, mesela, zeytin dikeceksin,
hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil,
ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için,
yaşamak yanı ağır bastığından….’’

23. Şunu asla unutmayın; aklen, bedenen, ruhen, sağlığınız yerinde olduğu müddetçe, hiçbir şey için geç değildir. Yine unutmayın ki; işleyen demir pas tutmaz.

24. İnanç ve sevgiyle yola çıkın…Sevgi, kusurları örten gece gibidir. Unutmayalım ki; inançlı insan, hoş görülü ve merhametli insandır.
Kim bilir, belki siz kendiniz bile gelip o zeytinleri yiyebilirsiniz…

SON SÖZ : ‘’ BİZE YAŞAMAYI, HAYAT GEÇTİKTEN SONRA ÖĞRETİYORLAR’’