Tarlada hesap değişiyor

06/07/2020 01:29 1977

Son iki yıldan bu yana soğan ve patates fiyatları hem devleti, hem de milleti tedirgin ediyor. 2019 yılına göre bu yıl patates ve soğan fiyatlarında çok büyük artış yaşanmadı.

Fakat fiyatların her an yükselecekmiş gibi olması hem üreticinin, hem tüccarın, hem de milletin gündeminden çıkmadı.

Geçen yılın mahsulü olan patates ve soğan bu yıl depolarda çürümedi. Bu nedenle hala geçen yılın patates ve soğanını piyasada bol bol görmek ve tüketmek mümkün… Diğer taraftan ise Adana ve Hatay’da yılın ilk turfanda soğan ve patates hasadı yapılmaya başlandı. Piyasada soğan ve patates olmasına rağmen turfanda ürünler sezona iyi bir başlangıç yaptı. Fakat fiyatlar sabun gibi birden bire erimeye başladı. Bunun üzerine üretici ihracat için izin verilmesini istedi.

Tabi Türkiye için ihracat çok önemli bir konu. Fakat bakanlık bu konuda temkinli davranmak zorunda… Çünkü bu ülkede hala tanzim satış noktaları unutulmadı. Gerek mevsimsel, gerek zirai hastalıklar, gerekse de siyasi nedenlerden dolayı birden bire geçen yıl patates ve soğan fiyatları uçuşa geçmişti.

Fiyatların yükselmesinde ürün tedariğinde yaşanan nedenler gösterilmiş, soğuk hava depolarındaki soğan ve patateslerin çürüdüğü iddia edilmişti. Tabi iddialar bunla sınırlığı değildi; kimileri ürünlerin çürümediğini, döküldüğünü söylerken, kimileri de ürünlerin stoklandığını ileri sürmüştü. Sebebi ne olursa olsun bir anda patates ve soğan fiyatları memleket meselesine dönmüştü.

İşte bu sebepten bakanlık patates ve soğanda yaşanan ürün bolluğuna rağmen ihracaat kapılarını sonuna kadar açmak istemiyor. Bu durumda üretici mağdur oluyor. Örneğin çiftçi 1 kilo soğanın kendisine 1 TL’ye mal olduğunu, 1 TL’ye soğan satması durumunda kendisinin para kazanmadığını söylüyor. Bu nedenle de ihracaat istiyor ki, artan talep ile birlikte soğanın fiyatı da artsın…

Bakanlık ise bu durum karşısında fazlasıyla temkinli davranmak zorunda. Çünkü 1 TL’ye soğan ihracatı yaptıktan sonra daha yüksek fiyattan soğan ithalatı yapmak da var... Olmaz öyle bir şey demeyin…

İhracatla birlikte piyasadan patates ve soğanın azalmasını ardından da daha büyük kâr oranlarıyla elindekileri satmak isteyenler var. Serbest piyasa bunu gerektiriyor. Elbette bu işin birde kötü niyetlisi var, o da az bir ürünü tekelinde toplayıp piyasa şartlarını belirlemek isteyenler. Bunu kişi yada kurum olarak sınırlamayalım. Örneğin Çin ne yaptı, bütün dünyaya en ucuz fiyattan sarımsak sattı. Artık dünya ülkelerindeki sarımsak üretimi durduğunda ise birden bire fiyatları artırdı. Ve hala aynı yöntem ile dünyada sarımsak tekeli olmaya devam ediyor.

İşte bu nedenle patates ve soğan konusunda bakanlık temkinli davranıyor. Bu durum karşısında ise üretici zarar ettiğini söylüyor. Gelinen nokta oldukça kritik bir seviye ve bu duruma kalıcı olarak çözüm bulunması gerekiyor. Mesela devlet üreticiden garanti isteyebilir. Ürettiği ürünün yüzde 50’sini veya 3’te 2’ini iç pisada bulundurma şartı ile üreticiye ihraacat izni verebilir. Şuanda soğan için bakanlık bir kota koydu. Fakat bu kota üreticiye az geldi. İkinci bir ihracat kotası için çalışmalar devam ediyor. Yine patates ihracatı için bakanlıkta çalışmalar devam ediyor.

Tabi bu noktada çalışmaların masa başında değil de, sahada yapılmasında da büyük fayda var. ‘Evdeki hesap çarşıya uymaz’ atasözünde olduğu gibi bakanlığın hesabı, sahadaki hesaba çok uzak kalıyor. Yerinde yapılacak kontrolle Türkiye’nin cari acığına azıcıkta olsa yapılacak tarımsal ihracatlar olumlu etkiler yapacaktır.