TARIMI YENİDEN CANLANDIRMAK…

05/03/2020 22:22 602

Dünya da, giderek daha da stratejik bir önem kazanan, su ve beslenme girdileri( tarla tarımı, bahçe tarımı ve meyve üretimi) kısacası, ağaç ve toprak tarımı diye nitelendirebileceğimiz tarım, insanlığın en temel, en zaruri ihtiyacıdır. Gelişmiş ülkeler, bir taraftan AR-GE çalışmasına ağırlık verirken, diğer taraftan da, ürün kalitesine ve ürün verimliliğine, üretimden satış noktasına kadar olan süreçlerde ki, modern ve son teknolojik uygulamalara yer vermek suretiyle, dünya pazarlarında rahat ürün satma imkanına kavuşmaktadırlar. Bu gün başta ABD olmak üzere, Fransa, İtalya, Ukrayna, İspanya, İsrail gibi tarım ve tarıma dayalı sanayide söz sahibi olan, teknoloji desteği ile sürekli iyileştirme ve kaliteli ürün çeşitliliği ile verimliliği artıran ülkeler, dünya pazarlarına da hakim durumdalar. Oysa bizim ülkemizin, yer altı ve yer üstü kaynakları, ovaları, meraları, iklim koşulları, ulaşım imkanları gibi pek çok avantajının olmasına rağmen, yukarıda saydığım ülkelerin gerisinde kalmaktayız.

Zaman zaman bu konulara değiniyor, kimi zaman bölgesel özelliğimizi dile getirirken, kimi zaman, değerli akademisyen ve uzmanlarından da görüş alıyoruz. Bu günkü yazımızda da, değerli hocamız, Prof. Dr. Mustafa  Kaymakçı’ının gösüşlerinden yararlanarak, bu yazımızı hazırladık.                                                                                                               

 “Tarımı Yeniden Canlandırmak/1 ve 2” adlı yazılarımızda Tarım ve Ormancılık Bakanı Ekrem Pakdemirli’nin, 18-21 Kasım 2019 tarihleri arasında Ankara’da “Tarım Şurası”nda “Ülkemizde bulunan 3.2 milyon hektar atıl tarım arazisinin üretime kazandırılması” konusunda bir açıklama yaptığını yazmış ve buradan yola çıkarak “Çiftçilerin yeniden topraklarını işlemesine geri dönüşü nasıl sağlanır? konusunda; “ Desteklemelerde Hedef Kitle, Aile İşgücü Temelli Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeler Olmalı, Tarımda Kooperatifleşmeye Destek Verilmeli ve Sanayici Olmaları Sağlanmalı, Tarımsal Kitler Yeniden Kurulmalı, Gıda Egemenliğinin Korunması İçin Finans Örgütlere Karşı Tavır Geliştirmeli, Dış Ticarette Gümrük Fonları İç Pazarı Koruyacak Şeklinde Düzenlenmeli, Tarımsal ARGE ve Eğitimi Yeniden Düzenlenmeli ve Bölgesel Anlaşmalar Yapılmalı” şeklinde ön önermelerde bulunmuştum.

Bu yazımızda, “Tarımsal Üretim Planlaması” üzerinde duracağız.

Çünkü, yukarıda sıralamaya çalıştığımız  önermelerin yanı sıra, 3.2 milyon hektar tarım arazisinin atıl duruma düşmesinin nedenlerinden birinin de “Tarımsal Üretim Planlaması”nın eksikliği ya da yokluğu olduğu gözlemlenmektedir.

Ülkemizde, gerektiği gibi ürün planlaması yapılamamakta, üretim kararları genel olarak, bir önceki yılda oluşan ürün fiyatlarına ve/ ya da alışkanlıklara göre verilmektedir. Örneğin; karpuz eken bir üretici, o yıl karpuzu iyi fiyata satabilirse, kar ettim diye ertesi yıl yine ekiyor. Karpuzu satamadı, ürün elde kaldı ise, en bir kaç yıl karpuz ekmiyor. Türkiyenin karpuz ihtiyacı nedir? Dış pazara ne kadar satabiliyoruz, Türkiye’nin karpuz ekim bölgeleri nerelerdir, gibi bir planlama ve yönlendirme de yok maalesef…Ziraat odaları, Çiftçi birlikleri, hatta, Ziraat Mühendisleri  Odaları, bu hususta bilimsel verilere ve gerçek reel değerlere dayalı bir çalışma yapmış mıdır? Çiftçiye hedef verilmiş midir? Sanmam…Türkiye’de para eden ürün neyse çiftçiler o ürünü ekmekte ya da yetiştirmekte ve plansız üretim çiftçilerin aleyhine bir durum yaratmaktadır. Sonuçta çiftçi hem toprağını ekmekten uzaklaşmakta hem de ithalatın kapısı açılmaktadır.

Planlama Nedir?

Planlama, kısaca, sınırlı kaynakların, belirli bir amaç doğrultusunda, hangi yönde ve nasıl kullanılacağını sonuçlarıyla birlikte göstermek demek.

Planlama verimliliği artırdığı gibi, kısıtlı olan üretim etmenlerin ekonomik kullanımına da olanak sağlar.

Planlama yardımıyla tarımsal üretimde de çiftçi hangi ürünlerin nasıl ve ne miktarlarda üretileceğine doğru karar verebilir. Çiftçi üretim planlamasını nasıl yapar? Bu gün hangi iş kolu olursa olsun, ister sanayi, ister turizm. Mutlaka ve mutlaka planlama yapılmalı. Yapılmalı ki, önünü görebilsin, üretimine hedef koyablisin.

Bitkisel üretimde; arazi tipini, ekeceği tohumda ne kadar ürün alacağını, tarımsal girdilerin durumu ya da maliyetini, hava koşullarını, ürün fiyatlarını, gıda talebini, sermaye ve üretim maliyetini, hayvansal üretimde de; yetiştireceği hayvanın türü ve ırkını, alacağı ürün miktarını ve üretimde kullanacağı girdiler gibi birçok etmene bağlı olarak üretim planlamasını yapmaya çalışır.

Yarın devam edeceğiz…