Tarihteki En Güçlü Türk Kadını; TOMRİS HATUN-2

13/06/2022 00:51 944

Efsanelere göre Amazonlar öyle bir halktır ki, sadece kadınlardan oluşan kasabalarda yaşarlar. Sağ göğüslerini daha iyi ok atabilmek için keserler. Esirler arasından sadece fiziği düzgün olan erkeklerle birlikte olup, nesillerini devam ettirecek şekilde hamile kaldıktan sonra, erkek çocuk doğuran Amazon Kadınları bu çocuğu komşu kabiledeki babasına teslim eder ve bir daha da yüzünü görmezmiş. Tabii ki bunlar efsanelerle karışık hikâyeler. Anadolu’da yaşadıkları tahmin edilen en ünlü yer ise bugün Samsun’un Terme ilçesi olarak bildiğimiz şehrimizdir. Samsun’da Amazon kadınlarının heykel ve eşyalarının sergilendiği 2,5 dönüm genişliğinde, yapay bir Amazon Köy de bulunuyor.

***

YÜZLERCE SAVAŞÇI KADIN KİŞİSEL EŞYALARIYLA GÖMÜLMÜŞ…

İşin efsane boyutları bir yana, gerçekte ise Amazon kadınlarının, Anadolu coğrafyasında belli yerlerde yaşadığını ve son yapılan kazılarla Saka-İskit toplumlarında Amazon kadınlarının önemli yer edindiğini, hatta büyük ihtimalle Amazon efsanelerinin bu toplumdaki savaşçı kadınlarından doğduğunu biliyoruz. İlk olarak 1940’lı yıllarda Ukrayna, Güney Rusya, Kafkasya ve Orta Asya’daki Saka halklarına ait kurganları (Tepe biçiminde gömüt) inceleyen arkeologlar, silahlarıyla birlikte gömülmüş bu insanların öncelikle erkek olduğunu düşündü, ancak gerçek başkaydı. Yüzlerce savaşçı kadın silahları ve kişisel eşyalarıyla gömülmüştü. Daha da ötesi bu kadınların vücutları savaş yaralarıyla doluydu.

‘AMAZON NEHRİ’ BU KADINLARDAN SONRA İSMİNİ ALMIŞ… 

Göçebe bir halktan olduğu anlaşılan bu kadınlar, her manada erkeklerle eşit bir yaşam düzenine ve savaşçılık niteliklerine sahipti.         

2019 yılında da devam eden kazılarda yine aynı coğrafyada benzer kadın mezarları ortaya çıkarıldı. Ayrıca Amazon kadınlarıyla Brezilya’daki Amazon Nehri arasında da büyük bir var, o da şu; 1541 İspanyol kâşif Francisco de Orellane bu nehirde keşifler yaparken, kadın savaşçıların saldırısına uğradı. Yunan mitolojisindeki Amazonlara benzettiği bu kadınlardan dolayı o zamandan sonra nehrin adı Amazon Nehri olarak anılmaya başladı.

Yunan mitolojisine baktığımızda Amazon kadınları her manada kötü olarak anlatılıyor. Her seferinde Yunanlılarla savaşan, Truva’da Aşil’e karşı mücadele eden kısaca Yunan toplumuna düşman olarak tasvir edilen karakterlere sahipler. Tabii ki bunun nedeni dönemin Yunan mantığının erkek egemen oluşu ve silah kuşanmış kadın gerçeğinin korkutuculuğu.

HERODOT, AMAZON KADINLARINI ÇEŞİTLİ ANLATILARLA KALEME ALMIŞTIR

Amazon kadınlarına yine benzer bir coğrafyada Dede Korkut hikâyelerinde rastlıyoruz. Dede Korkut, bu kadınlardan Azerbaycan coğrafyasında yaşayan Alp Kızları olarak bahsediyor. Şu anki tarihçiler ise Amazon efsanelerinin Orta Asyalı ve muhtemelen Türk olduğu üzerinde durulan, Saka-İskit halklarının kadın savaşçılarıyla büyük ilgisi olduğunu, Amazon kadınlarının bu halklardan daha eskiye dayansa da sonrasında bu toplumun bir parçasına dönüştüğü konusunda birleşiyorlar. Nitekim Antik Yunan tarihçilerinden Herodot da, Amazon kadınlarının Saka-İskitlerle olan bağlarıyla ilgili çeşitli anlatılar kaleme almıştır.

***

Kısacası günümüz Türk kadınında hala bu antik çağın çılgın savaşçı kadınlarının genlerine rastlayabiliriz. Nitekim yapılan bir DNA testinde İskit Kadın Savaşçılarının DNA’sı, Kazak bir genç kızla birebir örtüşmüştü. Günümüz dünyasında ise Amazonlar, Kadın Hakları Savunucularının da sembolleri arasında olmakla beraber, birçok dizi ve filme de konu olmuştur. Tomris Hatun ve onun yanındaki savaşçıların da Amazonların ardılı olduğu günümüzde neredeyse su götürmez bir gerçektir. Arkeolojik çalışmalarla da yakın zamanda neden bu kadınların kendilerini toplumdan ayırdığı ve böylesine sert kurallar içeren yeni bir dünya kurdukları mutlaka ortaya çıkacaktır.                                             

            

KAYNAK: https://www.instagram.com/engindeniz...