TAM KAPANMA SÜRECİNDE KÜÇÜK ESNAFIN DURUMU

04/05/2021 07:08 199

Türkiye 29.04.2021 günü itibariyle tam kapanma sürecine girdi. İstisna sayılan haller dışında her türlü ekonomik faaliyetlerin yürütüldüğü iş yerleri, süreç boyunca kapalı kalacaktır. Maske-mesafe-temizlik şeklinde özetlenebilecek uyarıların, yine, daha önce alınan tedbirlerin istenilen sonucu yaratmadığı anlaşılmaktadır. Vaka sayılarında Avrupa’da birici dünyada üçüncü sıraya gelinmesi, sağlık sistemimizin çökme tehlikesi ve özellikle turizm sezonunun kaybedilme riskinin ortaya çıkması üzerine tam kapanma kararı alınmıştır. Bu noktaya gelinmesinde; biz vatandaşların maske-mesafe-temizlik kuralına yeterli hassasiyeti göstermemesinin, iktidar partisinin kongrelerinin, ibadet, düğün, nişan, cenaze töreni gibi geleneklerin yerine getirilmesindeki özensizliklerin etkili olduğunu kabul etmemiz gerekir.

 

Hastalığın salgına dönüşmesiyle birlikte “küçük esnafın” bu durumdan en fazla zarar gören kesim olduğu tartışmasız bir gerçektir. Değinilen kesim iktisadi faaliyetlerini küçük dükkan veya halka açık alanlarda yürütmektedir. Çok azının evlere teslim şeklinde hizmet etme olanağı vardır. Berber, bakkal, terzi, manav, kahvehane, ayakkabı boyacıları,  pazarcılar gibi esnafların satış veya hizmetlerini müşterilerine yüz yüze yapması gerekmektedir.Tam kapama ile birlikte söz edilen grupların ekonomik faaliyetleri sonlanacak, son derece kısıtlı olan gelirleri yok olacaktır.

 

Devletin 500-750 Türk Lirası işyeri kira yardımı, ihtiyaç sahiplerine 1.000 Türk Lirası genel yardım yapacağını açıklaması yaşanacak sorunu ortadan kaldırır mı? Değinilen grupların içinde bulunduğu sosyal ve ekonomik durum göz önüne alındığında, yapılacağı söylenen yardımların son derece yetersiz kalacağı açıktır. Ülkemizdeki gerek işyeri ve gerekse konut kiralarının geldiği seviye hepimizin bilgisi dahilindedir. Ortalama dört kişilik bir ailenin gıda harcamaları yaşanan enflasyon sonucunda inanılmaz rakamlara ulaşmıştır. Elektrik, ısınma, su, haberleşme giderleri eklendiğinde en mütevazı bir ailenin aylık giderinin 5.000 Türk Lirasından aşağı olmadığı görülmektedir. Yaptığımız hesaplamaya sözü edilen kesimin banka veya diğer kurumlardan aldığı kredi veya diğer borçlarının taksit ve faiz ödemeleri dahil edilmemiştir.

 

Ekonomik durumlarının zayıflığı nedeniyle son derece kırılgan olan “küçük esnafın” sayıları göz ardı edilemeyecek kadar fazladır. Sosyal hayatımızdaki işlevleri önemlidir. Verdikleri hizmetlerin aksaması halinde yaşam kalitemizde ciddi düşmeler yaşanacaktır. Her şeyden önce mahalle kültürümüzün vazgeçilmez unsurlarındandır. Sıkıntıya düşmeleri hepimizi mutsuz edecektir. Bu nedenle, gerek devlet yardımlarının artırılması ve gerekse sosyal yardım organizasyonları ile “küçük esnafımızın” hayatta kalmasının sağlanmasının toplumumuz için hayati olduğunu düşünüyorum.

 

Saygılarımla,