Soner Çetin mucizesi

10/12/2020 20:51 5018

Her zaman söylerim; Adana'da yaşayan hemşehrilerimiz, Çukurova'da yaşayan Adanalılar kadar kaliteli yaşamı hakediyor.

Gazetemiz'in geleneksel hale getirdiği sohbetli sabah kahvaltısında, bu işin sırrını Çukurova Belediye Başkanı Soner Çetin'e sordum.

Çünkü biliyoruz ki; belediyeler nüfusuna göre İller Bankası'ndan bütçe alırlar ve bu bütçeyle belediye hizmetlerini yürütürler. Acaba Soner Çetin'in bir torpili mi vardı hükümette de, fazla para alıp proje üstüne proje üretiyordu?

Soruma tebessüm ederek yanıt verdi:

Başarısının altında dürüstlük, akılcı yönetim, tasarruf ve şeffaflık yatıyormuş...

İddia ediyor; satın almalar ve ihaleleri Çukurova Belediyesi'nden daha ucuza temin eden belediye yokmuş.

Bu arada, gıpta edilen hizmetleri üretirken bir yandan da geçmiş dönemden sarkan borçları ödüyormuş.

Marifet iltifata tabii olduğundan, Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu her toplu açılış ve temel atma töreninde Adana'ya gelerek kendisini onurlandırıyor.

Kolay değil, yerel yönetimlerin ekonomik sıkıntıda olduğu bir dönemde 530 yatak kapasiteli öğrenci yurdu açtı.

Türkiye'de ilk mahalle kreşini açan Çukurova Belediyesi, sayıyı 8'e çıkardı ve 9'uncusunun da temelini attı.

13 emekli evi emeklilerin hizmetinde, 14'üncüsünün temeli atıldı.

Kapalı semt pazarları, temalı parklar, engeli yüzme havuzu, dinlenme ve çocuk parkları, kına evleri, yas evleri...

Seçimden önce açıklamıştı, temeli atıldı; Mola Evi.

"Nedir bu Mola Evi?" derseniz, engelli çocuğu olan annelere yönelik bir hizmet.

Engelli anneleri, 7/24 zamanını çocuklarıyla geçiriyor. Kimseye de emanet edemiyor, çok zor bir durum.

Anne kendisine vakit ayıramıyor, sosyalleşme ihtiyacını karşılayamıyor, gereksinimlerini gideremiyor.

İşte bu noktada imdatlarına Çukurova Belediyesi yetişecek.

Engelli annesi, haftanın 2 günü 4'er saatten olmak üzere çocuğunu uzmanlardan oluşan Mola Evi kadrosuna emanet edecek.

Bir nefes alma koridoru gibi düşünün.

Müthiş bir proje değil mi?

Bu yüzden diyorum ya; Adana'da yaşayan hemşehrilerimiz, Çukurova'da yaşayan Adanalılar kadar kaliteli yaşamı hakediyor.

Hatta, Türkiye'de yaşayan her vatandaşımız Çukurova'da yaşayan vatandaşlar kadar kaliteli yaşamı hakediyor.

Başkan Çetin'le kahvaltılı sohbetimizin tamamını yazsam bu sayfa yetmeyecek. Kendimce öne çıkan başlıkları yorumladım.

Bu kadarı bile Çukurova'da yaşamayanları kıskandırmıştır.

Zaten bu kıskançlık değil midir, dedikodu odaklarını sürekli çıldırtan?

Adam 25 katlı bina yapmış, e buna Soner Çetin göz yummuş.

Be ey kazma, binaların yüksekliğini Büyükşehir Belediyesi belirliyor. İlçe belediyesi sadece ruhsat verip yoğunluğunu kontrol eder.

Yok ama, kıskançlıktan çatlıyor ya...

Olağanüstü hizmetleri nasıl gölgede bırakacak, başlıyor piyasaya yalan ve iftira sürmeye.

Ancak, vatandaş bunu yemiyor haberleri olsun.

İnsanlar gördüklerine, dokunduklarına inanır.

Yukarıda anlattım Çukurovalı'nın sürdüğü konforu.

En ücra sokaklar dahi kaymak asfalt Çukurova'da.

Çanakkale Şehitleri Parkı'nı bir gezen, o iftira çukurunda debelenenlere lanet okuyordur.

Bülent Ecevit Parkı, zaten efsane. Gören hayran kalıyor.

Eeee...

Ben de dahil Çukurova halkı daha ne ister?

Ayrıcalıklı bir ilçede yaşıyoruz ve kıymetini de biliyoruz.

Ellerine sağlık Soner Başkan.

Doğru duvar sen yerinde kal, eğri duvar nasılsa yıkılır!