Siz hiç bebek öldürdünüz mü?(2)

09/01/2020 15:10 494

Bu yazının ilk bölümünde; şu meşhur “Aylan Bebek”in, ahiret’te, biz büyüklerin kendilerine karşı yaptığımız sorumsuz davranışlarının sorgusunu yaptığı bir rüyayı anlatmaya başlamıştık.

İlk bölümü okuyanlar için devam edelim;

***

Cam kapıyı geçtiğimizde, yine bembeyazlığın hakim olduğu büyük bir salona geçtik.

İçerisi çocuk doluydu.

Bizim girmemizle birlikte, bütün dikkatler bize odaklandı.

Yavaş  yavaş etrafımıza birikmeye başladılar.

Dedi Aylan bebek;

“ Burada bu salonda büyüklerin zalimlikleri, bencillikleri yüzünden hayatlarına veda eden çocuklar bulunmakta. Şimdi her bir çocuğa Dünyadaki hayatında, vurdumduymazlığının, sorumsuzluğunun neticesi ölümlerinden dolayı hesabını vereceksin.

Bizden sonra diğer bitkilerin ve hayvanların hesabını vermeye yan salona geçeceksin. Seni o duruşma, helalleşme salonuna, hamamböceği Karakata götürecek”

Şoktaydım…

Yarabbim nasıl bir şey bu?

Rüyada mıyım gerçekten öldüm mü?

Aylan Bebek konuşmasını sürdürürken çocuklar adeta askeri bir nizam içinde sıralanmaya, kümelenmeye  başladılar.

Dedi, Aylan Bebek “Amca, biliyoruz senin çocuklar ve gençler için nasıl mücadeleler verdiğini.

 Ama yaptığın bu mücadeleler bile senin aklanmana yetmez” (Çünkü yetersizdi)

Küçük elinin işaret parmağı ile bir grup çocuğun olduğu bölümü işaret etti.

“Buradaki arkadaşlar, gayrimeşru ilişkiler yüzünden, anne karnında öldürülen, kürtajla katledilen çocuklar.

Ki; siz büyükler onarın ölü bedenlerini kozmetik sanayiinde bile kullandınız”

Konuşurken sürekli parmağıyla bir grubu işaret ediyordu.

Buradaki çocukların toplam sayısı milyarlarcaydı.

“Bunar savaş mağduru çocuklar”

“Bunlar sarhoş kafa ile kullandığınız arabalarınızla yaptığınız trafik kazaları neticesinde ölen çocuklar”

“Bu taraf uyuşturucu mağdurları”

“Bunlar aşağılık nefsiniz için, cinsel azgınlığınızla harcadığınız çocuklar”

“Bu taraftakiler, suçlarınızı örtmek adına cinayete mahkum bıraktıklarınız”

“Bunlar var ya bunlar…Kültürel yozlaşmanız neticesinde imansız bırakıp ta, intiharla buraya gelenler”

“Bunlar, hastalıklı ruhlarınız ve cehaletinizle beslediğiniz için, arkadaş kurbanı olanlar”

“Şu yandakiler de; anne baba çatışması ile arada kalan, sonra da başka mecralarda huzuru ararken teröristlere kaptırdıklarınız”

“Şu eli böğründe olanlar, organ mafyasından arta kalanlar”

Şu ilerdekiler ise, gıda terörü ile beslerken zehirleyip de, küçük yaşta yakalandıkları amansız hastalıklardan ölenler”

“Ta ötedeki mavi önlüklüler ise; okul servislerinde unutulup ölenler. Yanlarındakiler ise, ihmalleriniz yüzünden çıkan yangınlarda kavrulanlar, dumandan boğulanlar”

“Çeşitli sebeplerle harcadıklarınız burada.

Bir de ölümüne sebep olduğunuzdan öteye…Ölümlerine sessiz kaldığınız için ölenler…”

Devam edecek