Sen de sandığın kadar faydalı mısın?

20/02/2021 01:38 825

 

Bu hafta içerisinde Doğan Cüceloğlu’nun ölümünü duyunca bir hayli üzüldüm. Kendisini yakından değil ama kitaplarından ve söyleşilerinden tanıdım ve kendisine karşı tarif edilemez bir samimiyet hissettim. Bilge, samimi ve yararlı biriydi. 80’lerine kadar yaşadı. Aslına bakıldığında herkese nasip olamayacak kadar çok yaşadı ama bana göre bunu da iyi değerlendirdi. Bence önemli olan yaşadığınız anları iyi değerlendirmek, kendinizi geliştirmek ve aile içi ilişkileri doğru kurmaktır. Donanımlı ve iyi bir birey olup iyi bir aile ilişkisi oluşturmak toplumları yani uzun vadede nüfusları olumlu yönde düzeltir ve geliştirir.

Ben hep öldükten sonraki hayatımızda yaşayacaklarımızı düşünürüm. Bunları düşünürken de anı sorgularım ve acaba şu anda doğru işler yapıyor muyuz sorusunu kendime sorarım. Sonuçta ölümden sonraki hayatımızı belirleyecek olan şeyler aslında bu dünyada yaptıklarımızdan geçer. Bu dünyada yaptığımız her yararlı şey bizi bir birey olarak yücelteceği gibi zararlı şeyler de başkalarına zarar verdiği gibi bizim kalbimizi karartır.

Dünyaya faydalı bireyler olmak için çabalamak, insanlara yardım etmek ve iyilikleri karşılık beklemeden yapabilmeyi beklemek çok önemlidir. Bazen bir iyilik yaparsınız ama o iyiliğin karşılığı beklediğiniz kişiden gelmez veya o kişinin size iyilik yapması nasip olmaz. Bu size iyiliğin başka bir yerden gelmeyeceğini göstermez. Siz iyi bir birey olmaya çalışıp topluma iyi bir örnek olursanız toplumdaki iyi ve faydalı bireylerin sayısı da artar. Bu sayede emin olun iyilik size de bir yerden gelir; karşılık bulursunuz.

Doğan Cüceloğlu’nun çok sevdiğim bir sözü var “Mükemmel değil, iyi insan yetiştirmeyi hedefleyin.” Bu konuda kendisine çok hak veriyorum. Ortalama insan ömrü 1000 yıl dahi olsaydı bir insan hiçbir zaman hiçbir şekilde ve hiçbir koşulda mükemmel olamazdı. Nasıl mükemmel olsun ki? Sürekli öğrenilecek yeni şeyler varken, sürekli hata yaparken bu mümkün mü? Zaten insan dediğiniz varlık sürekli değişim gösterir. Fikri değişir, bakış açıları değişir, çevresi değişir ama bir tek yaratılışı gereği sahip olduğu belirli özellikleri değişmez. Neden bilemiyorum ama bu insanlardaki “mükemmellik arayışı” ve “elalem ne der” düşünceleri olmasa belki de çok daha rahat bireyler olacağız ve faydalı işler ile uğraşacağız. Neyse sonuç olarak iyi niyet, iyi bir birey olmak ve iyiliği başkalarına öğreterek bu konuda farkındalık oluşturabilmek çok ama çok önemli.