SAĞDUYU

23/07/2022 05:03 592

 

Sağduyu, insanın kişisel günlük yaşantısından edindiği görüş, duyuş, davranış ve düşünüş biçimlerininin tümüdür.

Bir yanıyla maddecilikle uyuşan sağduyu, diğer yanıyla metafizik bir özellik taşır. Çünkü, doğrudan gündelik pratikte sınırlandığından, nesnelerin ve süreçlerin özüne inmez. Böylece de, bir bakıma, bilimsel düşünceye aykırı düşer. Bertrand Russell, Batı Felsefesi Tarihi adlı yapıtında, Aristoteles'in öğretisini, bir ölçüde bir sağduyu öğretisi olarak değerlendirdi; “Aristotales'in yargıları, çoğunlukla sudan ayrıntılar üzerinde bile özenle duran ve öğretici bir hava içinde öne sürülen sağduyu önyargılarıdır. Einstein ise, “sağduyunun on sekiz yaşından önce zihinde yerleşen önyargılardan başka bir şey olmadığını” ileri sürdü. Lincoln Barnett, Einstein'in başarısını, tartışmasız benimseyen sağduyu önyargılarına karşı çıkışında bulur.

Sağduyu Felsefesi'ni (Philosophy of Common Sense) öne süren İskoçya Okulu'nun öncüsü Thomas Reid, sağduyuyu, “doğuştan gelen ve herkesçe aynı biçimde duyulanı dile getiren ortakduyuş (Common Sense)” diye tanımladı. Thomas Ferguson (1723-1796) izleyen Adam Ferguson (1723-1816) ve Dugald Stewart (1753-1828) gibi düşünürler de, Hume, Berkeley, Descartes ve Locke'a bağlanabilecek metafizik bir sağduyu anlayışı geliştirdiler. Ancak sağduyu yalnızca bu yanıyla ele alma, kimi düşünürlere göre, doğru değildir. Çünkü sağduyu, doğru ve bilimsel muhakeme yapma yeteneğini de içerir. Bu açıdan, bilimsel bilgiye yaklaşan sağduyu ile bilimsel düşünüş arasındaki karşıtlık görelidir.

Zorunlu olarak günlük pratiğin bilgileriyle sınırlı olan sağduyu, yine ve ancak günlük pratiğin bilimselleşmesiyle serpilip gelişebilir. Bilim ile üretim arasındaki bağlar sıkılaşıp bilimsel görüşler yaygınlaştıkça, kişinin günlük pratiğinin niteliği de değişikliğe uğrar. Bu nedenle sağduyuyu bir süreç içinde ele almak gerektiğini ileri süren bu düşünürler şu tanımı yapmaktadır: “İnsanın günlük yaşamı içinde bulunan görüşlerin, alışkanlıkların ve düşünme biçimlerinin toplamı sağduyudur.

 Mantıklı ve doğru kararlar verebilen, neyin kendisi için daha uygun ve yerinde olduğunun ayrımında olan kişilere sağduyulu insan denir. Benim için öncelikli olan kısmı bu tarafı. Toplumda örnek gösterilen insanların çoğuna bakın hayatlarında sağduyu nasıl hakim ve olgun duruyor. Sağduyu sahibi insanlar karşılarındaki insan ile empati kurabilme yeteneğine sahiptir. Bunun yanında insanları yargılamazlar, onun yerine anlamaya çalışmaktadırlar. Doğru kararlar alabilmek de sağduyulu insanların özellikleri arasında bulunmaktadır.

Mümkün olan en iyi şekilde karşılandığından emin olmak için söylediklerinizi her zaman yeniden düşünün. Değiştiremeyeceğiniz bazı şeyler olduğunu kabul edin. Sağduyu size bazı olayların gerçekleştiğini ve sonucu değiştiremeyeceğinizi söylemelidir, ancak bunların yaşamınız üzerinde olumsuz bir etkisi olmamalıdır.

O zaman hayatımıza biraz sağduyu katmanın keyfini sürsek. Kendimiz ve çevremiz için ne kadar iyi olacağını görür gibiyim.