RUS LİDER  BORİS YELTSİN VE TÜRKİYE BENZERLİKLERİ

11/10/2022 21:51 384

 

Boris Yeltsin  ve  hikayesi…Yeltsin’i kimin nasıl seçtirdiğine bakalım …!!!
“Sene 1993. Yer Rusya…
Ekmek kuyruklarında sürünen, Rus halkını görmezlikten gelen Yeltsin, 'radikal reformların' süreceğini duyuruyordu…
Oysa kendi yardımcısı Rutskoy bile bu reform programını 'ekonomik soykırım' olarak niteliyordu…
Ekonomi çöküp, milyonlarca insan işsiz kalınca, Yeltsin'e karşı siyasi hareket başladı. Parlamentoda, iki cephe oluştu. Yeltsin'e karşı olanlar üst üste önergeler vererek Yeltsin'i görevden almaya çalışıyorlardı…
Yeltsin, televizyona çıktı, ulusa seslendi.
Parlamentoyu kapattığını duyurdu. Yeni seçimlere kadar ülkeyi, özel yetkilerle kendisi yönetecekti…
ABD'nin övdüğü, örnek demokrat Yeltsin, muhalefete dayanamayıp, parlamentoyu kapattığını duyurduğu günün hemen ertesinde, Rus Parlamentosu toplandı. Yeltsin görevden alındı, yerine yardımcısı
atandı. Artık işler çağrından çıkmıştı…
Rusya çok tehlikeli bir siyasi bunalımın içine yuvarlanmıştı...
On binlerce Moskovalı sokaklara döküldü. Meydanlar Yeltsin karşıtı sloganlarla inliyordu. Rus halkı, parlamentosunu savunuyordu…
Ordunun ve güvenlik güçlerinin desteğini alan Yeltsin, 4 Ekim 1993 günü, Beyaz Saray adı verilen Rus Parlamentosunu topa tutturdu. Tüm dünya televizyonları, Rus parlamentosunun topçu ateşi altında kalışını anında yayınladı. ABD Başkanı Bill Clinton, Yeltsin'in bu eylemini, demokrasinin savunulması olarak gördüğünü duyuruyor, demokrat Yeltsin'i destekliyordu.
Yeltsin, Aralık 1994'de Çeçenistan'a askeri saldırıda bulunup işgal etti. Moskova'nın denetiminde özerk bir cumhuriyet kurmayı denedi…
Ancak, Çeçenlerin güçlü direnişi karşısında geri çekilmek zorunda kaldı, iç politikada güç duruma düştü.
IMF'ye teslim olmuş Rusya'nın 1995'de dış borçları çok artmıştı. Hem bu borçları ödemek hem de Rusya'da yeni türemiş işadamlarının 1996 başkanlık seçimlerinde desteğini alabilmek için, Yeltsin yeni bir özelleştirme yağması başlattı.
Rusya'nın en büyük fabrika ve işletmelerinin hisselerini, yeni türemiş Rus bankalarına, nakit para karşılığı yok pahasına sattı. Bu hisseleri ele geçiren, kendilerine oligark denilen, hemen hemen tamamı Yahudi kökenli olan Rus işadamları, ulusal medyanın ve bankaların sahibi oldular.
Yeltsin ikinci kez, başkan olmak istedi.
İşte şimdi sıra geldi, Boris Yeltsin'in ikinci kez devlet başkanlığına seçilişinin öyküsüne.
Alkol bağımlısı olan Yeltsin, 1995'de iki kez kalp krizi geçirdi.
17 Aralık 199 5'de yapılan parlamento seçimlerinde, Yeltsin taraftarları beklenmedik ağır bir yenilgi aldılar. Yeltsin'in dolaylı olarak desteklediği 'Vatanımız Rusya Partisi' oyların sadece % 12,2'sini alırken, Genadi Zuganov'un liderliğindeki 'Rusya Federasyonu Komünist Partisi,' oyların % 34,9'unu alarak seçimden birinci parti olarak çıkmıştı. Artık herkes, Haziran 1996'da yapılacak devlet başkanlığı seçimini Komünistlerin lideri Zuganov'un kazanacağına kesin gözüyle bakıyordu.
Şubat 1996'da Boris Yeltsin, Haziran 1996'da yapılacak devlet başkanlığı seçimine katılacağını duyurdu. Bir dönem daha başkan olmak istiyordu.
Yeltsin'in karşısında iki güçlü aday vardı:
Komünistlerin lideri Genadi Zuganov ve General Aleksandr Lebed.
Yeltsin adaylığını açıkladıktan hemen sonra yapılan kamuoyu yoklamalarının ortaya koyduğu görünüm şöyleydi: Genadi Zuganov: % 50-55
General Lebed: % 30-35 Boris Yeltsin: % 2-8
Ekonomiyi IMF'ye teslim eden, Rusya'nın yeraltı ve yer üstü zenginliklerini özelleştirme adı altında yok pahasına yağmalatan, halkın işsiz ve aşsız kalmasına neden olan Yeltsin'i, halk artık istemiyordu. Onun alkol bağımlısı oluşu, ciddi sağlık sorunlarının bulunuşu ve dengesiz davranışları da, gözden iyice düşmesinin nedenleri arasındaydı.
Kamuoyu yoklamalarının ortaya koyduğu kara tabloyu gören Yeltsin taraftarları paniğe kapıldılar. En çok korkanların başında, özelleştirme yağmasıyla milyarlarca dolar vurgun vuran Oligarklar geliyordu. Bu kişiler toplanıp, Yeltsin'e başkanlık seçimlerini iptal etmesi için baskı yaptılar. Açıktan açığa, 'Seçime gerek yok, ülkeyi bir diktatör olarak siz yönetin!' diyorlardı. Bunları söyleyenlerin tümü de, ABD tarafından desteklenip övülen, Rusya'nın yeni demokrat yıldızlarıydı.

Yarın devam edeceğiz….