REFLEKS ve TOPLUMSAL REFLEKS KIRILMASI.!

13/05/2022 00:45 86

 

Refleks nedir? Yazımıza başlamadan önce, gerek TDK, gerekse diğer kaynaklardan derlediğimiz, Refleks tanımlarını ve çeşitlerini belirtmekte yarar var. Refleks ya da tepke, dıştan gelen bir uyarı sonucunda refleks yayı aracılığıyla doğan ve devinim, iç salgı gibi iç tepkilere yol açan istem dışı sinir etkinliğidir.

*Refleks, ani hareketlere ve değişimlere karşı vücudun istem dışı gösterdiği tepkilere verilen isimdir.

Vücudumuzun dışarıdan gelen, ışık ses gibi bir uyarıda, ani ve hızlı bir hareketle tepki göstermesine refleks denir. Refleks sözcüğü, Latince "yansımak" anlamına gelen "reflectere" sözcüğünden türetilmiştir. Belirli bir uyarı etkisiyle, düşünme sürecinden önce oluşan refleks, sinir sisteminin bir olayıdır. Merkezi sinir sisteminin işleyiş yasalarına göre, refleksin ana özelliği, aynı türden uyarılara hep aynı tepkinin verilmesidir. Ancak, uyarının şiddetine göre refleksin oluşma süresinde ve sürmesinde farklılıklar olur. Refleks, sinir sisteminin işleyişinde, büyük öneme sahip bir etkinliktir. Refleksleri olmayan canlı organizmaların, dış etkilere karşı yeterince hızlı tepki verememeleri nedeniyle, yaşamlarını sürdürme olanakları azalır. Refleks mekanizması omurilik tarafından yönetilir.

Omurilik refleksleri kalıtsaldır ve ikiye ayrılır:

*Doğuştan gelen refleks,

*Sonradan kazanılan refleks…

Doğuştan (Kalıtsal) Refleks:

*Doğuştan gelir, sonradan kazanılmaz.

*Aynı türün bireylerinde görülür.

*Bu refleksler, omuriliğin kontrolündedir.

Öksürme, hapşırma, göz kapağının kırpılması, çocuktaki emme davranışı, hapşırınca gözün kapanması gibi.

Sonradan (Şartlı) Refleks:

*Sonradan öğrenmeyle oluşur.

*Bireyden bireye farklılık gösterebilir.

*Örneğin bisikleti sürmeyi öğrenirken, öğrenme işlevi beynin kontrolündedir. Ancak her gün bisiklet sürerek bu davranışı alışkanlık haline getiririz. O zaman davranış, omuriliğin kontrolüne geçer.

Araba sürme, örgü örme, limon görüldüğünde ağzın sulanması, yutkunmak, bisiklet sürme, Pavlov’un köpeğinin zil çalınca ağzının sulanması, yüzmek, kar topu oynamak gibi.

Pavlov'un köpekler üzerinde yaptığı klasik koşullanma deneyleri ünlüdür; Köpeğe ilk olarak birkaç kez zil çalınır. Köpek buna tepki vermez. Sonradan zil çalınır ve et verilir. Daha sonra et verilmediği halde zil çalındığında köpeğin salya salgıladığı görülür. Şartlı ya da şartlandırılmış refleks denen olay da budur.

Yürümek, yüzmek, bisiklete binmek, enstrüman çalmak vb. refleks davranışlar olmayıp motor davranış veya beceridir.

Hayvanın tabiatında olmayan, bir uyaran( zil sesi), onu tabiatında olan eti, görmüş gibi heyecanlandırmaktadır. Eğer, sürekli olarak zil çalar ve hiç et göstermezseniz, bir süre sonra şartlı refleks söner. Devamının sağlanması için, arada bir et gösterilerek, refleks pekiştirilmelidir.

Hiç birimiz dünyaya Türk, Meksikalı, Sünni veya Katolik olarak gelmeyiz.

Bunlar, bize öğretilen değerlerdir. Bir başka deyişle, şartlı reflekslerdir...

Eğer, pekiştirilmezse zamanla sönerler…

Bu duruma yine Pavlov’dan örnek verelim,

Bir gün Pavlov’un Enstitüsünü su basar. Köpeklerin bir kısmı boğulur. Bir kısmı da, günlerce korkuyla

titreşir durur. Çünkü, ölümden  zor kurtulmuşlardır.

Kurtarılabilenler tekrar enstitüye toplanır. Pavlov zil çalar, ancak köpeklerde tık yoktur.

Pavlov bu durum karşısında şu sonuca varır.

Ağır travmalar, şartlı refleksleri ortadan kaldırmaktadır.

Hayvan en doğal, en ilkel durumuna geri dönmektedir.

*Bir yandan her gün Güneydoğu Şehitleri için, ‘’Kanları Yerde Kalmayacak’’ denmesine rağmen, kanlarının sürekli yerde kalması ve şehit haberlerinin art  arda gelmesi.
16 Mayıs 2022 Pazartesi günü devam edeceğiz…