PRODOSS’LA DOĞADA BİR GÜN

03/11/2017 03:08 4988

Bazı yerler vardır ki orayı güzel yapan şeyin ne olduğu hakkında ikilemde kalır insan. Tıpkı bir dağ evi gibi. “Güzel olan ev midir, dağ mı?” diye sorulacak olursa çoğu kişinin “dağ” yanıtını verme ihtimali yüksek, ama esas olan güzellik ikisinin bir arada ki tamamlayıcı unsurudur. Tek başına bir dağ güzelliğiyle insanı büyüleyebilir ancak o ev ile beraber sıcak ve samimi görüntüye kavuşur. Bazı şeyler birlikte güzeldir. Dağlarda ve doğada insanların birlikteliği gibi. Şehrin pis havasından stresinden uzaklaşmak isteyen insanlarımızı dağlara doğaya davet ediyorum.Dağlarda ve doğada huzuru bulacağınıza inanıyorum.Dağlar doğa bizi kucaklıyor, biz de dağları doğayı kucaklayalım. Bugünkü yazımda, sevgili okuyucularımla yaşadığım ve şahit olduğum dağ tırmanışı ve doğa gezisini paylaşmak istiyorum.Öncelikle geçtiğimiz haftalarda yapılan 1.Alacadağ dağ şenliğinden bahsetmek istiyorum. Adana’da ilk kez Çukurova Üniversitesi Dağcılık Kulübü, Çukurova Doğa Gezginleri Dağcılık Kulübü, Everest Dağcılık ve Doğa Sporları Kulübü ile Prodoss Dağcılık Kulüpleri’nin ortak düzenledikleri ‘1. Adana Alaca Dağı Dağcılık Şenliği’ yapıldı. Bende Koza Tv ve 5 Ocak Gazetesi yazarı olarak bu şenliğe kameraman arkadaşım Yasir Doğru’yla birlikte katıldım. Ben ve kameraman arkadaşım için güzel bir macera oldu diyebilirim. Alacadağ’da güzel dostluklar kazandık. Bu tür etkinliklere katılmak insan vücuduna gerçekten çok iyi geliyor. Neden derseniz? Öncelikle kendinizi özgür hissediyorsunuz. Hafta sonu şehirde bunalmaktansa doğaya gidip temiz havayı almak ve haftanın stresini atmak çok iyi geliyor.Bu tür gezilerde dostluk ön planda, katılımcıların şehirdeki mevkisini, makamını, adının önündeki arkasındaki ünvanlarını kimse bilmiyor her katılımcının bir amacı var dağ tırmanışı, yarış yok, hep birlikte başlayıp kazasız belasız, hep birlikte tırmanışı tamamlamak. Bir çok spor branşında bildiğiniz gibi yarış var, bu da rekabeti getiriyor, kim önce kim sonra kim kazanacak kim kaybedecek gibi, ama dağcılıkta böyle bir şey yok, tırmanışta herhangi bir şekilde rahatsızlanan arkadaş olduğunda, çantasını alıp taşımak gibi suyu biten arkadaşa, yiyecek su vermek gibi oldukça yardım sever bir grup oluyor bu tür etkinliklerde. Biz sevdik tüm arkadaşlara tavsiye ederiz ‘’Bu tür etkinliklere katılın’’İkinci maceramız ise geçtiğimiz hafta sonu gittiğimiz Bolu Abant,Gölcük ve yedigöller. Türkiye müthiş bir coğrafya bu anlamda çok şanslıyız. Böyle bir coğrafyada yaşayıp bu coğrafyanın güzelliklerine kayıtsız kalmak gerçekten imkansız.Bende kayıtsız kalmadım ve bu geziye katıldım.Geziye katılmama vesile olan Alacadağ dağ şenliğinde tanıştığım, Prodoss Dağcılık Kulüb Başkanı Mehmet Yakut ve Bizim camiadan olan radyocu arkadaşım İsmail Höyüklü’ye öncelikle teşekkür ediyorum. Bizlere doğayı biraz daha sevdirdiklerinden ötürü.Gelelim gezimize; Bolu Abant, Gölcük ve Yedigöller, nasıl anlatsam bilemedim, Sabahı ayrı güzel akşamı ayrı, faytonla gezmesi ayrı nilüferlerin kapladığı gölü izlemesi ayrı. Bence gidin görün soluyun. Her mevsimi farklı güzel. Gidip de dönmek istemediğim ender yerlerden bir yer oldu benim için. Bolu Abant,Gölcük,Yedigöller, havası suyu doğası kelimelere sığmaz yaşamak lazım.Prodoss Dağcılık Kulübüyle, yaklaşık atmış kişililik bir grupla sabahın erken saatinde önce Bolu Abant’a ulaştık, daha sonra Gölcük ve kamp alanımız olan Yedigöller, Yedigöller’e ulaştığımızda akşam olmuştu,akşamın karanlığında çadırlar kuruldu, kamp ateşimiz yandı,elbette biz çadır kurmayı beceremediğimiz için kendini son günlerde Dağlara, Doğaya bırakan arkadaşımız İsmail Höyüklü kurdu bizim çadırı, aynı zamanda ekibimizin sponsorluğunu yaptı ,yani bizi oracıkta yalnız bırakmadı Prodoss Dağcılık Kulübü Başkanı Mehmet Yakut 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı için başka bir etkinliğe katıldığından dolayı bu güzel beraberliği kaçırdı, artık bir dahaki macerada beraber oluruz, Mehmet Yakut arkadaşımızla.Bu gezide de dostluk ön plandaydı, katılımcıların şehirdeki mevkisini, makamını, adının önündeki arkasındaki ünvanlarını kimse sormadı hepimiz bir olduk birlik olduk yine güzel dostluklar kazandık. Kamp kurduğumuz Yedigöller’de sabah erkenden uyandığımızda yağmur çileşiyordu o yağmurun ufak ufak attığı taneciklerin altında yine orda tanıştığımız Nurten Turan ablamızın hazırladığı güzel kahvaltıyla güne başladık.Kahvaltıdan sonra otoriter liderimiz Murat Arıkan’ın yardımlarıyla çadırlar toplandı, Prodoss Külübü’ne yakışır çevre temizliği yapıldı ve kendimizi doğaya bıraktık. Resmedilecek o kadar çok malzeme var ki anlatamam. Biz elbette bu güzel etkinliği resmetmeden ziyade Koza TV için görüntüledik yani çok güzel üç program çektik.Bu güzel programları kozaTV’de izleyebilirsiniz. Biz program çekerken bizi resmeden Fatoş Yox ve Akın Akıncı’ya teşekkür ederiz. Aynı zamanda ara ara ekibimizin tripotunu taşıyan sevimli liderlerim Burak Alptekin,Özkan Demircioğlu, Murat Ercan’a ve tüm arkadaşlara teşekkür ediyorum.Elbette Adanamızda bu tür etkinlik yapan güzel ve samimi kulüplerimiz var kulüp önemli değil önemi sadece lisanslı olması, istediğiniz bir kulüple mutlaka bu tür etkinliklere katılmanızda fayda olacağını söylüyor,Bizlere dağları ve doğayı biraz daha sevmemize katkı koyan Prodoss Dağcılık Kulübüne teşekkür ediyorum. Hoşçakalın.