PAŞA MANGALI

19/03/2022 14:49 1439

Paşa mangalı Osmanlı dönemine ait saraylarda  ısınma aracıdır. İçerisinde kömür ve benzeri yakacaklar kullanılarak ısınma sağlanır. Günümüzde bile merkezi sistem, kombi, soba diye tartışırken yüzyıllar önceki sarayların durumuna birlikte bakalım. Kocaman saraylar nasıl ısıtılırdı ? Her şeyden önce görünüyor ki uzunca bir süre Osmanlı’da ısınma konusu oldukça ilkel yollarla halledilmeye çalışılır ve bütün her yeri ısıtalım dan ziyade “kişiyi ısıtalım” durumu söz konusudur.
Osmanlı’nın ilk sarayı olan Bey Sarayı ise 14. Yüzyılda Bursa’da inşa edilir. Ardından başkent Edirne olur ve bir saray da buraya yapılır. Edirne’ye ikinci saray yapım aşamasındayken Fatih, İstanbul’u alır ve hanedan ile birlikte saraylar da İstanbul’a taşınır. Eski Saray, Topkapı, Yıldız, Dolmabahçe Sarayları...
Yani aşağı yukarı 14 ile 19. yüzyıllar arasındaki 5 yüzyılı kapsar Osmanlı’nın saray inşaatları. Sarayların konumlarını ve büyüklüklerini düşündüğümüzde ise ‘balkanlardan gelmekten bıkmayan soğuk hava dalgasından’ nasıl etkilendikleri malum. Bu yüzden padişah, şehzade ve sultanların odalarında ocaklar bulunur ve bu ocaklar sayesinde ısınma sağlanırmış.Mangallar genelde bakır kaplansa da ,pirinç ve çini kaplı olanları da epey mevcutmuş.
O günlerde pek yapılaşma, orman vesaire sıkıntımız olmadığından Osmanlı saraylarında genellikle odun yakılır. Tabii dışarıda odun kesen görevliler yani bostancılar ile içeride bunları yakan görevliler yani iç oğlanları birbirinden farklı kişiler.
Osmanlı’da yüzyıllar geçtikçe de farklı ısınma sistemleri denenmiş. Ancak 19. yüzyılda yapılan Beylerbeyi ve Çırağan Sarayları’nda da ocak ve mangal kullanıldığı biliniyor. Bugün mangal dediğimizde akla gelen ilk şey hepimizde aynı galiba öyle değil mi? Halbuki Osmanlı’nın ilk yıllarından itibaren mangal, çok önemli ve pratik bir ısınma aracı olarak kullanılmış.
Mangallardaki közler sürekli değiştirilirmiş, kışın hiç mangal yaktınız mı bilmiyorum ama açık havada dahi yakınında durduğunuz sürece oldukça işe yarar bir yöntem bence.
Tahmin edildiğine göre Osmanlı,Bursa’daki ve Edirne’deki saraylarında yalnızca bu mangalları kullanır. Zaten ihtişamlı ve estetik büyük sarayların miladı da Topkapı ile olur ve mangalların yetmeyeceği düşüncesi odalara ocak koymak neticesini doğurur.
1621’deki Boğaz’ın donması olayından sonra ise ocak ve mangalların sayısında bir artış olur. Muhtemelen soğuktan sağlam bir travma geçirmiş saray ahalisi. Aslında nasıl geçirmesin bebek ya da çocuk yaşta hastalanan birçok şehzadeyi ölüme taşıyan sebeplerden biri de soğuk havadır.
Dolmabahçe Sarayı’na ve 19. yüzyılın ikinci yarısına geldiğimizde hem ısınma için kullanılan yakıt hem de ısınma aletleri yavaş yavaş değişmeye başlar. 19. yüzyılın başında tahta çıkan 2. Mahmud ile birlikte saraylarda ısıtma için odun yerine kömür kullanılmaya başlanır. Ayrıca artık ısıtma işlevine göre şekillere ayrılmaktadır. Yani Dolmabahçe’de; Mabeyn’de, Harem’de ve bu ikisinin arasındaki Muayede salonunda ayrı ısıtma şekilleri kullanılır.  
Dolmabahçe inşa edildikten sonra Topkapı Sarayı’nda başköşede görmeye alışık olduğumuz ocaklar genel olarak genel olarak mutfak ve kahve ocaklarına taşınırlar.
İşte PAŞA MANGAL ‘ı kısaca böyle bir süreçtir ve bu amaçla kullanılmıştır.