PADİŞAHIN DALKAVUKLARI

04/10/2021 21:10 186

 

Dalkavuk kimdir? Kime dalkavuk denir? TDK’ya göre;

Dalkavuk kelimesi sözlüklerde 2 farklı şekilde açıklanmıştır. Genel olarak dalkavuk; yalaka, yağcı, yalpak ve yaltak manalarında kullanılmaktadır.
-Kendisine çıkar sağlayacak o kişilere aşırı bir saygı ve hayvanlık göstererek, onlardan yararlanmak isteyen kişi, huluskâr, yağcı, yalaka, yağdanlık, yalpak, yaltak, yaltakçı, kemik yalayıcı, çanak yalayıcı kılbaz.
-Saraylarda, devlet büyüklerini nükteli sözler ile eğlendiren kimse.

"Eskiden konaklarda dalkavuk bulundurmak adetmiş. Konağın birinin  beyi  bir gün bey demiş ki:
-Bir dalkavuk alacağım, filan gün imtihan var. Sağa sola haber salınız. Derken o gün gelmiş, kapının önünde dalkavuk adayları sıra olmuş. Biri içeri alınmış,  bey sormuş:
-Sen dalkavuk musun?
- Evet efendim.
- Ama sen dalkavuğa hiç benzemiyorsun.
- Olur mu efendim? Ben filan beyin yanında şu kadar, fişmekan  beyin yanında da bu kadar sene dalkavuk olarak çalıştım.!
Bey:
-Olmadı, sen çık, demiş.
Derken ikinci, üçüncü... Adaylar gelmiş, konuşma hep aynı, cevaplar hep aynı. Bey, dalkavuğunu bulamayacağını düşünmeye başlamış… Bey böyle düşünürken, içeri biri girmiş. Bey:
-Söyle bakalım sen dalkavuk musun?
-Evet efendim.
-Ama sen dalkavuğa hiç benzemiyorsun.
-Haklısınız efendim, hiç benzemem.
-Dur bakayım, biraz benziyorsun galiba.
-Evet efendim,  ben biraz dalkavuğa benzerim.

-Senin cildin beyaz değil mi?

-Evet efendim, beyaz.

-Ama buradan bakınca, koyu esmer görünüyor.

-Evet efendim, dediğiniz gibi görünür.

-Sen bayağı kilolusun galiba.

-Evet efendim kiloluyum.

-Fakat, dikkatli bakınca zayıf gibi görünüyorsun.

-Evet efendim, zayıf görünürüm.
Bey hemen dışarı haber salmış:
-Tamam ben dalkavuğumu buldum."

Dalkavukluk: Bir sosyal davranış bozukluğudur.

Dalkavukluk, dalkavukluk yapılana düzenlenen komplodur her şeyden önce. Dalkavuk d, dalkavukluk yaptığı kişi de, bunu fark etmeyebilir, ama öyledir.

Dalkavukluk: Bir sosyal davranış bozukluğudur.

Dalkavukluk, dalkavukluk yapılana düzenlenen komplodur her şeyden önce. Dalkavuk da dalkavukluk yaptığı kişi de bunu fark etmeyebilir, ama öyledir.

Demirtaş Ceyhun ağabey çok ama çok sevdiği Aziz Nesin için yazdığı bir yazıda “o bir dâhidir” deyince, Nesin, “Bir daha yazma böyle şeyler. Ben de senin dâhi olduğunu biliyorum, ama kimseye söylemiyorum” demiş. Böyle kalmış aklımda.

Demirtaş ağabeyin, Aziz Bey’e “dâhi” derken amacının “dalkavukluk” yapmak olmadığını herkes anlayabilir. Demirtaş Ceyhun da edebiyatımızın en iyilerindendi, onun Aziz Nesin’e ilişkin yargısı sevdiklerine övgüsünde ölçüsüz derecede cömert olmasındandır, yakından tanıyanlar bilirler. Kaldı ki, karanlık bir paçavrada şu sıralar hakkında ileri geri konuşulan Aziz Bey bence de dâhiydi. En önemli özelliği kendisine yönelik övgülerde son derece “serinkanlı” oluşuydu. “Büyük insan” olmanın birkaç önemli şartından biridir bu.

“Adam” yeni milletvekili olmuş, söylediği ilk sözü “2002’deki Dünya Kupası’nda ülkemizin Başında Erdoğan olsaydı, biz final oynardık” oluyor. “Adam”ın Erdoğan’ın yıllardır “ülkenin başında” olmasına rağmen finali oynayamadığımızı akıl edemeyişi, Batı dillerinde “Flattery” olarak geçen, “yağcılık”, “dalkavukluk” gibi son derece utandırıcı bir davranış kalıbına bürünmüş olmasından, dolayısıyla bu durumun aklını başından almasından kaynaklanıyor muhtemelen. Bu Flattery’nin Fransızcadaki karşılığının “masaj yapmak” ya da “okşamak” anlamlarına geldiğini de söylerler ki herhalde doğrudur.

“Yanlış övgü” olarak tanımlanan Dalkavukluk’tan eski Yunanlardan bu yana nefret edildiğini söylerler. Ben de onlar gibi “Flattery”e iyi gözle bakmayanlardanım. İki gerekçem var. Övgüde sınırı aşmış olanın niyetinin aslında övgü olmadığını bilirim. İkincisi de dalkavuğun, dalkavukluk yapayım derken kendi varoluşuna da zarar verdiğini düşünürüm. Ondan daha fazla düşünürüm hatta. İnsan kendini o hale neden düşürür ki?

Yarın devam edeceğiz…