ORMAN BAKANI NİYE İSTİFA ETMİYOR?

04/08/2021 20:55 269

 

Ülkemizin dört bir yanında ormanlarımız cayır cayır yanıyor ve ne acıdır ki, devlet çaresiz kalmış, yangınlar söndürülemiyor.

Ormanların korunması gibi yaşamsal bir konuya ticari bir anlayışla yaklaşan iktidar yangınla mücadeleyi ihale yöntemiyle çözmeye çalışıyor.

Daha doğrusu buradan bile rant devşirilmeye çalışılıyor.

Orman yangınını söndürme bir kamu görevidir.

Hatta yangın çıkmasını önlemek için yapılacak çalışmalar vardır.

Tüm bu hizmetler yapılırken kar-zarar hesabı yapılmaz.

Kaldı ki öyle bile olsa en azından burada oyunu kurallarına göre oynayınız.

Geçmişte orman yangınlarını söndürmedeki başarısı tüm dünya tarafından takdir edilmiş, hatta başka ülkelerdeki yangınlara yardıma gitmiş Türk Hava Kurumuna ait uçak ve helikopterler bu görevi en iyi şekilde yapacak durumda iken, bakanın kaprisi ya da bir yakınına ihaleyi verebilmek için şartnameyi onlara uygun hale getirdiği iddiaları var.

Türk Hava Kurumunun uçaklarının su taşıma kapasitesinin 4 bin 900 litre olduğunu bilen bakanlık ihale şartnamesinde kapasiteyi 5 bin litre olarak belirliyor.

Amaç, yandaş firma ihaleyi alsın.

Aslında şu an bile Türk Hava Kurumuna ait en az 5 uçak; personeli göreve çağrılarak yangın söndürmede kullanılabilecekken salt bakanın kaprisi yüzünden ülkemiz doğa koşullarına uygun olmayan yabancı uçaklarla göstermelik söndürme çalışması yapılıyor.

Konunun uzmanları söylüyor.

Kapasitesi 5 değil 10 ton bile olsa önemli olan uçağın yangın bölgesine ne kadar yaklaşabildiğidir.

Eğer uçak orman alanına yaklaşmadan suyu bırakırsa zaten daha ağaçlara gelmeden havada sular buhar oluyor.

Oysa CL tipi denilen Türk Hava Kurumuna ait uçaklar bizim coğrafyamız dikkate alınarak alındığı ya da yapıldığı için suyun tamamını yangın alanına sevkedebiliyor.

Bu nasıl bir anlayıştır ki; tıpkı otoyollarda, barajlarda, hastanelerde, hava alanlarında olduğu gibi orman yangınlarıyla mücadelede de birilerine para kazandırmaya çalışılıyor.

Tıpkı hasta garantili Şehir Hastaneleri, yolcu garantili hava alanları, taşıt geçiş garantili otobanlar gibi neredeyse yangın garantili ihale sistemi.

Çünkü kar amaçlı bu ihaleyi alan firma ne kadar çok yangın olursa o kadar çok para kazanacak.

O zaman bu ormanları kim ya da hangi örgüt yaktı diye araştırmanın da bir anlamı kalmıyor.

Peki çözüm nedir?

Nasıl terörle mücadelede devletin silahlı kuvvetleri hiç tasarruf düşünmeden en modern, en teknolojik silah ve ekipmanla donatılıyorsa,

Kimi zaman terör örgütlerinin kaos ve karışıklık yaratmak için kullandıkları bir yöntem olarak da olsa, doğal bir olay da olsa orman yangınlarıyla mücadelede kalıcı ve sonuç alıcı bir politika belirlenmelidir.

Terörle mücadeleyi paralı kuruluşlara ihale etmek nasıl mümkün değilse, orman yangınlarıyla mücadelede ihale yöntemiyle olmaz.

Çünkü bu mücadeleyi yalnızca yangın çıktıktan sonra yapılacak söndürme çalışması olarak görmemek gerekiyor.

Öncesinde yapılacak keşif ve önleme çalışmaları daha önemlidir.

Kar amaçlı bir firma niye keşif yapsın ya da önleme çalışması gerçekleştirsin.

Ne kadar yangın, o kadar daha çok kar.

O yüzden bu mücadeleyi kar-zarar hesabı yapmadan bir kamu görevi olarak Türk Hava Kuvvetleri üstlenmeli ve sorumluluk almalıdır.

Cumhurbaşkanlığına ait bir uçağın parasıyla bir yangın söndürme filosu oluşturulabilir.

Gelelim bizim Orman bakanının durumuna!

Yangınlar nasıl çıkmış, kimler çıkarmış, nasıl gelişmiş, bunları tartışmanın bir anlamı yok.

Ta başından gerekli önlemleri almayarak Orman Bakanı başarısız bir yönetim sergilemiştir.

İşine duygularını ve akçalı ilişkileri karıştırdığı iddiaları vardır.

Nedeni ne olursa olsun maç kaybedilmiş, takım küme düşmüştür.

Teknik direktöre düşen en doğru davranış istifa etmektir.

Dünyanın her yerinde her başarısızlığın bir sorumlusu olur ve o kişi de görevini bırakır, hesabını verir.

Doğal afet, sabotaj, uçak yoktu gibi mazeretlerin ardına saklanarak bir yere varmak mümkün değildir.

Aslında başka ülkede olsa hükümet istifa eder de biz de hükümet yok.

Bir an önce rüzgarın yön değiştirmesini, sıcakların azalmasını yada yağmur yağmasını bekleyeceğiz.

Yoksa bu göstermelik faaliyetlerle bu yangınların biteceği yok.

Kaldı ki bu yangınlar sönse de geleceğe yönelik ciddi önlemler ve kalıcı bir devlet politikası oluşturmadan ormanlarımız güvende olmayacak.