ÖĞRENCİLERİMİZİN  DERS ÇALIŞMA YÖNTEMLERİ

15/01/2020 14:33 674

 

Bir ülkenin, bir milletin geleceği, şüphesiz ki gençlere bağlıdır. Onlar geleceğin yöneticileri, geleceğin iş insanlarıdır. Bir ülkenin gençleri ne kadar donanımlı, ne kadar nitelikli yetişirse, o ülkenin geleceği de o oranda parlak olur. Kalkınmasından tutun, idaresi, siyaseti, demokrasisi, hukuk ve adaleti o kadar sağlıklı olur. Refah düzeyi yüksek olur. Gelir dağılımındaki adaletsizlik minimum seviyede kalır. Ekonomisinden tutun, tarımına, iç dış ticaretine kadar tüm alanlar da başarıdan başarıya koşar. Teknoloji geliştirerek, katma değeri yüksek ürünler üretmek suretiyle, dünya da rekabet önceliğini yakalar. Sağlıktan eğitime kadar olan yelpazede, en gelişmiş ülkeler sınıfında yer alır… Tarihler boyunca tek bir kural geçerlidir: Büyük balık, küçük balığı yutar. Güçlü ekonomisi, güçlü ordusu olan ve teknoloji üretebilen ülkeler, dünya da söz sahibi oluyor, borusunu öttürüyor… Daha sayısız şekilde faydası olan bu noktaya, bizi ancak ve ancak gelecek nesiller taşıyabilir.

Öğrencilerimizin, gençlerimizin sorunlarını çözmek, onları geleceğe hazırlamak başta eğitim camiası olmak üzere, ülkesini seven, ülkesine sahiplenen her kesin sorumluluğudur. Başta aileler olmak üzere, tüm etkili ve yetkili kişi, kurum bundan sorumludur.

İşte bu sorumluluğu taşıyan ve ülke meselelerine bir bilim adamı olarak kafa yoran, çaba gösteren, çözüm yolları öneren, değerli dostum Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ, öğrencilerimizin ders çalışma yöntemlerini mercek altına alıyor ve görüşlerini bizimle paylaşıyor.

Öğrencilerin ders çalışma konusunda yeterli bir yöntem sahibi olmadığını, öğrencilik yıllarımdan da hissediyordum. Çoğu öğrencimizin ders boyunca pasif birer yoklama vermeye geldiklerini, sınav gecesi arkadaşlarından aldıkları birkaç sayfalık not veya slaytlara bakarak geçiştirdiklerine hap tanıklık etmekteyiz. Sınav günü sınava hazırlana öğrencilerinde yetersizliklerinden dolayı, tedirgin ve kaygı olması nedeniyle, çoğu zaman başarısız not aldıklarını ve onunda etkisi ile iyice süreçten koptukları görülmektedir.

Ders Çalışma ve Okuma Alışkanlığı Kazanmak Gerekir…

Her kesin ders çalışma metodu (stili), farklıdır. Hatta bazılarımız günün belirli saatlerinde, kimimiz sakin bir yerde, kimimiz de müzik dinleyerek ders çalışmaktayız. Ancak bir gerçek var ki, öğrencilerimizin büyük çoğunluğu öğrenme becerileri ve etkili öğrenmeyi gerçekleştirme konusunda sorun yaşıyor olmalarıdır. Aslında öğrenme ortamını ve öğrenme becerileri biraz analiz edildiğinde, aynı metni okuyan öğrencilerimizin metinden öğrendikleri ve çıkarımlarının farklı olması, etkili öğrenme konusunda bir sorunun yaşandığı görülmektedir.

Öğrenme konusunda okulunda bize öğretilen sığ bilgiler, kendi tecrübemiz ve daha sonra öğretim üyesi olarak son 30 küsur yılda edindiğimiz birikime dayalı olarak rahatlıkla diyebilirim ki, eğitim sistemiz eğitmeyi ve öğretmeyi metodolojik olarak yeterince sağlayamamaktadır.

Derse hazırlıklı Gelmek, Not Almak, Konu İle İlgili Okuma Yapmak ve Tekrar Yapmak Öğrenmeyi pekiştirir.

Eskiler ders, derste öğrenilir derlerdi. Geriye bakınca ne denli önemli olduğunu daha iyi fark ediyoruz. Öncelikle öğrencilerin öğrenci oldukları sorumluluk bilinci ile öğrenmenin kendi gelecekleri için önemini fark ederek çalışmalarının farkında olmalılar.

Desin haftalık planına uygun olarak işlenecek derse önceden hazırlıklı gelmek gerekir. Dersin konusunun ne olduğunu ve konu hakkında biraz bilgi ile gelmeleri dersin anlaşılmasını kolaylaştırır. Ders işlenirken önemli görülen kısmaları not almak önemli. Tutulan notlar eve gidince yeniden temize çekerek, öğrenmenin kalıcı hale gelmesini sağlanabilir. Varsa konu ile ilgili ek kaynaklardan okuma yapmak ve aralıklarla tekrarlamak ders çalışmanın temel yönetimidir. İyi öğrenciler derste alınan not ve önerilen kaynağa ilave olarak ek kaynak okur, verilen ödevi yapar, kendi kendine soru sorar, konuları tekrarlar ve sınava hazırlık yaparak öğrenmeyi geçekleşirlerdi.

Not Alarak Çalışmak Neden Çok Önemli…

Öğrenci için çalışma veya okunacak bir kitabı seçtikten sonra, okurken veya ders çalışırken düzenli okumak da bir ders çalışma şeklidir. Okunan metnin içselleştirilmesi için yukarıda belirtiğim gibi aktif okuyucu olarak her kelimeyi dikkatle ve eleştirel okuyarak ilerlememiz gerekir. Not almak, soru sorumak, ilgili sözlüklerden kavramları öğrenerek cümle-cümle ilerlememiz gerekir. Düz okuyarak hiçbir şey anlamadan sayfanın sonuna geldiğimizde elde yalnızca zaman kaybından başka bir şey olmadığını göreceğiz. Ders çalışma mekanizmaları olmadığı gibi, zamanla okuma alışkanlığı ve etkili okumalarının da yeterince sağlanmadığı görülmektedir.

Ancak çoğu öğrencimizin böyle bir mekanizmalarının olmadığı görülüyor. Geçmişten beri öğrencilerimizin derste not almayı bilmediğini gözlemliyoruz. Şimdilerde belki akılı telefon kullanımından dolayı not alınmıyor ve telefonun kamerası ile fotoğraf veya ses kaydı alarak öğrenme yaptığını düşünüyorlar. Ancak öğrencilerimizin çoğunun sınav sorularına verdikleri cevaplardan soruyu tam anlamadıkları ve kulaktan duydukları bir iki kelimeden öteye geçemedikleri anlaşılıyor. Not alma alışkanlığı olmadığı için sınıfta etkili öğrenme geçekleşmiyor. Öğrenme olmayınca sınav başarısı ve sosyal başarısı da koordineli olarak olumsuz etkilenmektedir. Halen çoğu başarılı yazarın bütün yazma işlevlerini elle kâğıda yazdıkları sonrada daktilo etikleri bilinir. Yazarken düşünerek ve analiz ederek yazmanın önemi halen çok büyüktür.

Devam edecek…