ÖDEMELER DENGESİ İLE DÖVİZ KURLARI İLİŞKİSİ-3

30/11/2021 00:55 794

Konuyla ilgili önceki iki yazımda, ödemeler dengesine giden yolda hayati öneme sahip olan İHRACAT ve İTHALAT kalemleri ile döviz kurlarının ilişkisini irdelediğimi, kur artışlarının ihracatı artırarak ithalatı azaltabilmesi için ihtiyaçtan fazla, kaliteli ve talebi olan mal veya hizmet üretiminin olması gerektiğini vurguladığımı hatırlatmak istiyorum. Yine, söz konusu yazılarımda, tekstil, otomotiv, yaş sebze ve meyve gibi sınırlı sayıda ürün dışında ülkemizin, ihracatını yapabileceği ürüne sahip olmadığını, aksine, adı geçen ürünlerin üretimi için dahi ithalat yapmak zorunda kaldığını, hammadde, ara malı, enerji ve teknoloji konularında tamamen dışa bağımlı hale geldiğini, bunun sonucunda, döviz kurlarında yaşanan artışların sadece enflasyonu yükselttiğinin altını çizdiğimi belirtmek istiyorum.

İstisnai bazı yıllar haricinde büyük miktarlı Dış Ticaret Açığı veren Türkiye, bu açığı kapatabilmek için 1980 yılından itibaren TURİZM sektörüne ciddi yatırımlar yapmıştır. Bu gün sahip olduğumuz turistik tesisler, yetişmiş eleman ve hizmet kalitesi dünya standartlarının üzerindedir. TÜRSAB verilerine göre 2019 yılında 34 milyar dolar gibi ülkemiz için oldukça önemli tutarda döviz girişi sağlayan sektör, salgın nedeniyle ciddi kayıplar yaşamaktadır. Hastalığın aşılamayla kontrol altına alınabileceğinin anlaşılmasıyla, yavaş yavaş eski günlerine dönmesi beklenen sektör, kur artışlarından aldığı destek ile Cari Açığımızı ciddi miktarda azaltacaktır. Önündeki en büyük engel çevremizdeki çatışmalardır. Turizmde rakibimiz olanlar, kasıtlı bir şekilde ülkemizi çatışma bölgesinde göstermektedir. Bu tür yayınlara karşı sektör temsilcilerinin daha etkin mücadelesine ihtiyaç duyulmaktadır.

Cari açığın azaltılmasında çok önemli sektörlerden birisi de Yurt Dışı Müteahhitlik Hizmetleridir. Türk şirketlerinin son yıllarda Balkanlarda, Orta Asya Ülkelerinde, Afrika’da ve Orta Doğu’da baraj, otoyol, stad, toplu konut-işyeri gibi büyük projeleri başarıyla gerçekleştirdikleri görülmektedir. 2019 yılında yurt dışı müteahhitlik hizmetlerinde proje büyüklüğü 21 milyar doları bulmuştur. Kurlarda yaşanan yükselmenin sözü edilen sektörü olumlu etkileyeceği bir gerçektir.

Döviz girişinin en fazla ve maliyetsiz sağlanabileceği alanlardan birisi de DOĞRUDAN YATIRIMLARDIR. Cari açığın kapatılması yanında ekonominin büyümesi, işsizliğin azaltılması, vergi gelirlerinin yükselmesi, ileri teknoloji ve iş yapma modellerinin transferi, dış ilişkilerin düzeltilmesi gibi sayısız yararı olan doğrudan yatırımların çekilmesinde döviz kurlarının yüksekliği önemlidir. Ancak tek başına belirleyici değildir. Yatırımların çekilebilmesi için ekonomik istikrar, yatırım ve yatırımcının haklarının yasal güvenceye bağlanması, yatırımların karlılığını temin edecek vergi ve sosyal güvenlik gibi teşviklerin verilmesi gerekmektedir. Bu konuda son yıllarda Çin’in başarısı dikkat çekmektedir. Salgına rağmen 2020 yılında Çin’e gelen doğrudan yatırım tutarı 163 milyar doları bulmuş, yıllardır birinciliği kimseye kaptırmayan Amerika Birleşik Devletleri’ni geçmeyi başarmıştır. Ülkemize 2020 yılında gelen doğrudan yatırım tutarı ise sadece 6,8 milyar dolardır.