NEREYE BAKSAM ACI!

26/01/2022 00:04 949

 

Şimdiye kadar tüm dünyada yaklaşık 40 milyondan fazla albümü satılan ünlü sanatçı Sezen Aksu’ya yapılan linç girişimini gördükçe gerçekten baktığımız her yerde, her olayda acı görüyoruz.

Bir ülke düşünün, Cumhurbaşkanı bir camide mikrofonu eline alıp tehdit içeren bir dolu sözlerin arasında “dilini kopartırız” diyorsa, bu durum doğrudan bir nefret söylemi ve daha da önemlisi dinin, bir ibadet yerinde siyasete alet edilmesidir.

Bu sözlerin muhatabı Sezen Aksu ya da bir başkası olabilir.

Amaç toplumu daha çok kutuplaştırmak olunca aynı toplumda sevilen, öne çıkan birilerini hedef almak gerekiyordu, onlar da Sezen Aksu’yu seçtiler.

Tıpkı geçmişte Uğur Mumcu’nun, Ahmet Taner Kışlalı’nın, Hrant Dink’in hedef gösterilmesi gibi.

Daha gerilere gidersek Mustafa Suphi ve arkadaşlarının, Sabahattin Ali’lerin öldürülmelerinin nedeni neyse, Nazım Hikmet’in, Yılmaz Güney’in, Ahmet Kaya’nın yurt dışına çıkmak zorunda kalmalarının nedeni de aynıdır.

Düşünebiliyor musunuz, kendilerine Milli Beka harekatı adı veren bir grup açıkça Sezen Aksu’yu tehdit ettiler, güvenlik güçlerinin koruma ve desteğiyle evinin önüne gidip tehditlerini sürdürdüler ama haklarında ne bir soruşturma açıldı, ne de iktidar kanadında en küçük bir kınama bile gelmedi.

İçişleri Bakanı başta olmak üzere AK Parti yöneticileri kendilerini yargının yerine koyup, yargısız infaz yaptılar.

Bundan cesaret alan 15 Temmuz Gazi ve Şehitler Platformu adına birileri çıkıp “İçişleri Bakanımızın da dediği gibi beyinlerine sıkacağız” diyebiliyor.

Peki tüm bunlar yaşanırken Adalet Bakanı nerede?

İçişleri Bakanına söyleyecek sözüm yok.

Çünkü ona sorsanız “biz yapmıyoruz, bunları bize Allah yaptırıyor” diyecektir.

Gazeteci Sedef Kabaş’ın tutuklanması ayrı bir komedi.

Kaçma ve saklanma şüphesi olduğu için tutuklandığı yazıyor hakimin gerekçeli kararında.

Çok üstüne vazifeymiş gibi Ağrı Belediye Başkanı Savcı Sayan’ın bu olay üzerine söylediği sözler aslında Sedef Kabaş’ın sözlerinden daha ağır kişilik haklarına saldırıdır.

Ama iktidar yanlısı herkes her şeyi söyleyebiliyor, muhaliflerin söyledikleri, yazdıkları her eleştiri suç sayılıyorsa bunu hangi hukuk kurallarıyla izah edebiliriz.

Hani yeni bir yargı reformu yapıyordunuz.

Hani öyle gece yarısı kimse gözaltına alınmayacaktı!

Suçu sabit olmadıkça her sanık masum sayılacaktı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan AK Parti Genel Başkanı sıfatıyla her önüne gelene her türlü hakareti yapacak ama kendisine yapılan en masumane eleştiriler bile Cumhurbaşkanına hakaret olarak değerlendirilecek!

Bu nasıl bir hukuk devleti?

Bu nasıl bir laik cumhuriyet?

Sen beni üzemezsin/ zaten çok üzgünüm

Nereye baksam acı/ nereye baksam acı

Ben avım, sen avcı/ vur bakalım

Sen beni sezemezsin/Dilimi ezemezsin

Nereye baksam acı/nereye baksam acı

Kim yolcu, kim hancı/Dur bakalım

Beni öldüremezsin/ sesim, sazım/ sözüm var benim

Ben derken/ ben herkesim”

Boş ver bu tehditleri Sevgili Sezen,

Sen şarkılarını söylemeye devam et

Çok liderler, çok siyasetçiler geldi geçti bu ülkeden.

Birçoğunun adını bile unuttu insanlar.

Ama 40 yıldır milyonlarca insan senin şarkılarını söylüyor.

İnan seni düşman gibi göstermeye çalışanların çocukları bile senin şarkılarınla büyümüşlerdir.

Biz seninle aynı yaştayız, ben en çok senin şarkılarını sevdim.

Bir sanatçı duyarlılığıyla tepkini bir şiirle dile getirerek en ağır cezayı verdin onlara.

Yarın yine milyonların dinleyeceği bir besteye dönüşecek bu dizeler ve hep bir ağızdan söyleyeceğiz.

“Sen beni sezemezsin/ dilimi ezemezsin.”

Şarkılarınla topluma sevgi, kardeşlik, barış mesajları verdin

Koparmak istedikleri diline sağlık.

Hiç geri adım atmadan, doğru bildiklerini yüreklice haykırdın

Yüreğine sağlık.