Neden ‘Yalan’ söyleriz?

07/06/2021 20:26 135

Yalan söylemek, ne sebeple olursa olsun çok kötü ve utanç verici bir davranıştır. Yalancı olarak bilinen kişiler, toplumda çok hoş karşılanmazlar ve herkes bu tarz insanlardan uzaklaştığı için, bu kişiler her zaman yalnız kalmaya mahkumdur. Peki, insanlar neden yalan söyler?

Sebebi ne olursa olsun, zor durumda kalındığında yalana başvurmak gereksiz bir davranıştır. Yalan; Kimine göre kişinin karakteri, kimine göre mecburiyeti, kimine göre ise; ‘Beyaz yalan’sa sorun değil diye geçiştirdiği kötü bir alışkanlıktır. Alışkanlıktır diyorum, çünkü yalan söylemek bana göre tıpkı sigara içmek, alkol kullanmak gibi bağımlılık haline gelebilen bir hissiyattır. Bir kere yalan söylemeye başlanırsa, devamı da zincirleme katlana katlana devam eder. Bir de çevresindekilere yalan söylemeyi alıştırır ve bunu başarıyla devam ettiriyorsa, o zaman kişi bundan zevk almaya başlar. Öyle ki, kendi söylediği yalana, kendisini bile inanır.

***

İnsanoğlu, hep övülmek, onure edilmek, gururlandırılmak ve şımartılmak ister. Bunlar yalan da olsa insanın hep hoşuna gitmiştir. Zekasını iyi kullananlar, karşısındakinin zaaflarından da faydalanması iyi bilir. Konu ne olursa olsun, önce yalana başvurur ve mutlaka karşısındakinden istediğini alır.

Çünkü bu yalanlar çoğu zaman inandırıcı olmaz, inandırıcı olsa bile bir an gelip söylenen sözün yalan olduğu ortaya çıkabilir. Söylediklerinin yalan olduğu anlaşılan insanlar, başkaları karşısında oldukça küçük ve zor bir duruma düşer (Bugüne kadar pek utananı görmedim gerçi!) Kendilerine olan güven azalır. Böylelikle dostlarını ve yakınlarını kaybeder.

Başka insanların bize güvenmesini istiyorsak, her zaman dürüst olmalıyız ve yalan söyleme alışkanlığından uzak durmalıyız.

Unutmamak gerekir ki, ‘Yalancının mumu yatsıya kadar yanar!’ ve söylenen yalanlar elbet bir gün açığa çıkar.

Neden ‘Yalan’a ihtiyaç duyarız?

Öncelikle her insan yalan söyler… ‘Ben asla yalan söylemem!’ diyen kişiler de, kesinlikle yalan söylüyordur. Duruma göre yalan söylemek, bir kurtuluş gibi gelebilir. Ama bu sefer de insan kendi vicdanıyla da baş başa kalabilir. Kendi çıkarlarını ön planda tutan, başkalarını önemsemeyen, fırsatçı insanlar daha sık yalan söyler. Dışa dönük ve girişken insanların yalan söylemesinin daha kolay olduğu da gerçeklerden biridir. Yalanı saptamak o kadar kolay değildir. Bakış, beden dili yeterli gelmiyor bazen gerçeği bulmaya. Ve böylece devam ediyor... Yüz yüze olmadan yalan söylemek, başarı kazandığı ikinci kez tekrarlamak, günlük yalanlardan insanların rahatsız olmasına karşın alışılmış olmaya başladı. Kendimize yalan söyleyip, sonra ona inanmak belki de en kötüsü gelebilir. Pembe yalanlar da var. Arkadaşımız yemek yapmıştır, aslında pek beğenmemişizdir. Ama onu kırmamak adına harika olmuş diyebiliriz. Ki bunu hepimiz yaparız. Bunun kimseye zararı yoktur.

***

Çok güzel, etkileyici ve fantastik yalanlar söyleyenler vardır. Bu tarz yalan söylemeyi beceren kişiler, kendilerini önemli bir insan veya kahraman gibi gösterirler. Ayrıca onlar için bir başarı veya ayrı bir kabiliyetmiş gibi özgüvenli olurlar. O kadar özgüvenli olurlar ki, yalanlarının ortaya çıktığına şaşırmayacak kadar pişkin ve yüzsüz de olabiliyorlar. Çoğu zaman kendi yalanlarına inanırlar. Eski yalanlarını desteklemek için, sürekli yeni yalanlar uydururlar. Çoğu zaman yalan söylemenin bir amacı olmayabilir. Yani yalan söyleyerek kar elde etmezler. Bazen kendilerini suçlayıcı ve zarar verici de olabilirler.

Bazen de yalanlarını tespit eden, Türkçesi yalanını yakalayan biri, karşısındakine olan saygısından ötürü yalanını yüzüne vurmaz. Bu durumu fark edemeyen yalan söyleyen kişi konuşur, konuşur ve daha da konuşur. Böyle olunca da, biraz da kendi elimizle yalan söylemesine çanak tutmuş oluruz.

Maalesef yalan gittikçe artıyor ama bizler yalansız bir dünya istiyoruz. Yine de dürüst olmakta yarar var diye düşünüyorum. En azından dürüst bir hayat yaşarsak, hayatımız yolunda gider.

Yalanlar üzerine kurulan hayat, sizce ne kadar sürer?