Nasıl baktığına göre değişir

12/05/2022 22:31 122

Profesör sınıfa girer ve öğrencilere, sürpriz bir sınav yapacağını söyler.

Proğramlarında böyle bir şey olmayan öğrenciler, şaşırırlar.

Sonra; masalarında gergin bir şekilde testin başlamasını beklerler.

Profesör önce sakin bir şekilde sınıfta dolaşır ve sınav kağıtlarını, sorular gözükmeyecek bir şekilde öğrencilere dağıtır.

Hepsini dağıttıktan sonra öğrencilerinden ellerindeki kağıdı doldurmalarını ve soruları yanıtlamaya başlamalarını ister.

Öğrencilerde tık yok.

Afallamışlardır.

Herkesi şaşırtan şey, sınav kağıtlarında tek bir soru bile olmamasıdır.

Pardon yanlış söyledim.

Kağıtta soru yoktur ama bomboş da değildir.

Ortasında siyah bir nokta vardı.

Öğrenciler şaşkınlık içerisinde ‘Hocam siz bu kağıtlara soru yazmayı unutmuşsunuz?’ tarzından bir şeyler söylediler.

Ancak profesör soru işaretlerini gidermek adına ‘Kağıtta ne görüyorsanız onu yazmanızı istiyorum’ diye cevapladı öğrencilerini.

Bu söz üzerine, bunun bir şaka olmadığını anlayan öğrenciler; kendilerine ne söylendiyse onu yapmaya çalışırlar.

Ancak cevap olarak ne yazacaklarını ilk anda kestiremezler.

Boş bir kağıt ve ortasında küçük bir nokta için siz olsanız ne yazarsınız ki?

Pek çoğu  ‘Geniş bir alan içerisinde bir nokta’ babında şeyler yazarlar cevap kısmına.

Dersin sonunda profesör bütün kağıtları toplar ve yazılan cevapları, öğrencilerin önünde sesli bir şekilde okur.

Hiçbir istisna olmaksızın hepsi, kağıdın ortasındaki pozisyonunu açıklamaya çalışarak siyah noktayı tarif etmiştir.

Bütün cevaplar tek tek okunduktan sonra sınıf sessizleşir.

Acaba profesör ne diyecektir?

Açıklamaya başlar;

‘Önce size şunu söylemek istiyorum ki; bu sınavı notlandırmayacağım. Bu soru ile sizi sadece düşündürecek bir şey sunmak istedim.

‘Görüyorum ki hepiniz kağıdın üzerindeki siyah noktaya odaklanmışsınız.

İçinizden hiçbir kimse, kağıdın beyaz kısmı hakkında yazmamış.

Herkes siyah noktaya odaklanmış.

Çok da haksız değilsiniz.

Hayatımızda da aynen bunu yaparız.

Beyaz bir kağıdımız, sahip olduğumuz veya çevremizde yaşanan bir sürü harika şey var.

Ama biz bunları görmüyor ve kıymetini bilmiyoruz.

Dikkatimizi ve enerjimizi, küçük, nokta gibi hatalar ve hayal kırıklıklarına veriyoruz.

Sağlık sorunları, ihtiyacımız olan para, sahip olmadığımız lüksler, ilişki karmaşaları, aile üyeleriyle sorunlar, arkadaşlarımızla ilgili hayal kırıklıkları ve daha pek çoğu.

Oysa hayat bilhassa insanlar için özel bir hediye ve her zaman onu kutlamak için nedenlerimiz var.

Farkındaysanız hayatımız her gün değişiyor ve yenileniyor.

Arkadaşlarımız, işimiz, geçim kaynağımız, sevgimiz ailemiz ve görebildiğimiz bütün mucizeler…

Siyah noktaların çok küçük ve az sayıda (Hatta bu kağıtta bir tane) olduğunun farkına varmalıyız.

Ama biz buna rağmen, bembeyaz hayatımızdaki küçük siyah noktaların zihnimizi kirletmesine izin veriyoruz.

Gözlerinizi hayatınızdaki siyah noktalardan uzaklaştırın.

Size lütfedilen her şeyin, hayatın size sunduğu her bir anın tadını çıkarın.

***

Ben bir yorum yapmayacağım.

Çünkü biliyorum ki; benim değerli okurlarım, kendileri için gerekli olan mesajı almışlardır.