MÜJGAN’A  FİGAN

17/09/2021 09:23 175


"Ah Müjgan...
Çok arada kaldık biz,
Kendimiz olamadık.
Tespih elimize,
Malboro ağzımıza yakışmadı.
Fes kafamızda,
501 kot pantolon kıçımızda,
O Amerikalı kızdaki gibi durmadı.
Western filmlerinde
Ezilen kızılderililere ağlayıp,
Mavi ceketlileri tuttuk.
Ne solcu olabildik,
Ne sağcı,

***
Das kapital, okumak için çok uzundu,
Zaten okumayı hiç sevmedik.
Devrim türkülerinin ezgisini tutturamadık,
Bıyığı aşağı bırakmakla olmadı,
Mafyalaştık,
Milliyetimizi Araplaştırdık...
Dinimizi Arapça okuduk,
Ayetleri anlamadık.
Dünyada anlamadığı bir dilde dua eden başka bir millet var mı bilmiyorum.
Hoş millet miyiz?
Onu da bilmiyorum….
***
Teknoloji çağına yetişemedik,
Bırak matbaayı,
Bilgisayarın tuşuna da,
Yirmi yaşımıza da
Aynı gün bastık.
Cep telefonunu kemerlerimize astık,
Kazağı pantolonun içine.
Çok aralarda kaldık biz.
***
Toprak ağalarını demokrat,
Kapitalistleri yatırımcı sandık.
En büyük yalanı söyleyene daha çok inandık…
Camide iken ‘’Uydum hafız olan imama’’ derken, Her yerde imama uyduk.
Laikliğin ne demek olduğunu,
Bizi okumanın, eğitimin kurtaracağını anlamadık.
Parayı kazanmak kolay sandık,
Bankerlere, Jet Fadıl’a,
Çiftlik banklara,
En son kriptocuya kaptırdık.
Çok arada kaldık biz, ÇOK…
***
Kural koyduk, bozduk,
Anayasa yaptık, uymadık,
Üniversiteleri haşat, Liyakati madara,
Bakara’yı makara ettik.
Nihat Hatipoğlu’nu YÖK’e
Milli güreşçiyi bankaya atadık…
***
Okul yaptık, eğitim yapmadık…
Yol yaptık çöktü,
Köprü yaptık geçmedik,
Yine de parasını ödedik.
Devletin elektriğini,
Tekelini,
Limanlarını,
Barajlarını,
Fabrikalarını,
Kaz dağlarını bir güzel sattık….
Devletin malı denizdi,
Dezenfektan satmayan kerizdi.
Zaten ortada kaldıydık,
***
Bir kanal eksikti arada,
Onun da Projesini hazırladık,
Yakında yüzeriz kanalda.
Leblebi tozu vardı bir zamanlar,
pudra şekerine nasıl geçtik?
Hiç anlamadık,
Ve Hiç sormadık,
Acaba bu hayatı,
Kendimiz mi seçtik?
Ümit etmek güzel,
Beklentisi var herkesin...de
Biz küçükken,
Sapanla kuş avlayan arkadaşımıza,
‘dur’ diyemediysek eğer,
Şimdi o arkadaş
Devletin gücünü,
Medyanın sözünü,
Paranın tadını,
Yandaşın hırsını,
Cahilin gönlünü,
Eline avucuna almışken ‘dur’ dememizi
Kimse beklemesin.
***
Diyeceğim ama diyemiyorum.
Biri söylemiş işte;
“Muhtaç olduğun kudret
Damarlarındaki, asil kanda mevcuttur “ diye..
Bence uyan artık, Cumhuriyet, Demokrasi seni bekliyor,
Yoksa geç kalacaksın,
Kendini kurtaracak kimse arama,
Seni yine,
Sen kurtaracaksın..."

Bugün geldiğimiz noktada, ekonomi her şey oldu. Geçim kaygısı her şeyin ötesine geçti. Üniversite mezunu işsiz, Lise, Yüksek Okul mezunu işsiz, tahsilsiz, niteliksiz genç işsiz…Demem o ki, işsizlik adeta ateş gibi kavuruyor gençleri. İmkanı olan, fırsatını bulan, istenilen şartları taşıyanlar da yurt dışına gitme çabasında. Daha geçenlerde 400’den fazla Dr.muzun  Almanya’ya gitmek için, gerekli girişimleri yaptığını öğrendim. Piyasalardaki, raflardaki astronomik fiyatlar, pahalılık, emeklinin, dar gelirlinin, düşük maaşlı çalışan işçi ve memurun belini büküyor. Asgari ücretle iş bulanlar, bu kez de, hayat pahalılığı karşısında, geçim sıkıntısına düşüyor. İş ve aş konusu,vatandaşı zor durumda bırakıyor. Bir taraftan Covid-19 baskısı, diğer taraftan ekonomik baskılar, vatandaşı resmen bunaltıyor. İnsanlar artık ne yapacağını, ne düşüneceğini, nasıl davranacağını bilemez duruma geldiler…İşin garip tarafı, yakın zamanda bir çözüm bulunup bulunmayacağı da belli değil. Bütün umudumuz, bu sorunların bir an evvel son bulmasıdır tabii ki… Sonuçta ne olursa olsun, ülke bizim, devlet bizim, millet bizim, vatandaş bizim. Elbette ki bu gidişatın  son bulmasını isterim.

SON SÖZ: ‘’  İTME EL KAPISINI EL UCUYLA, İTERLER KAPINI OMUZ GÜCÜYLE..’’