MİNİMALİZM.

09/07/2022 00:35 733

Zaman içerisinde hepimiz değişiriz: Bazen bazı insanlara daha yakınlaşır, bazen uzaklaşırız, bazen sevgimiz biter, bazen de birlikte evriliriz. Birisi değişti diye sizi sevmiyor demek değildir -sizi artık büyük ölçüde önemsemiyor demek değildir- yalnızca o kişi değişti demektir. Değiştirebileceğimiz tek insan yine kendimizizdir...

İsviçre peynirine dönmüş olan kalplerimizde açtığımız delikleri doldurmak için kendimizi, içimizdeki en kötüyü ortaya çıkaran insanlarla çevreler, kendi değerlerimizi paylaşmayabilecek, heyecan verici yeni ilişkiler için can atarız. Farkına varmadan hepimiz büyürüz ama fazla olgunlaşmayız. Otuz, kırk veya ellili ya da daha büyük yaşlarda şaşkınlık içinde etrafa bakar ve neden kendimizi yaşamımızı karartan eşyalar ve insanlarla kuşattığımızı merak ederiz. Bu bataklıktan kurtulmak istiyorsak zararlı olanlar da dahil olmak üzere kurduğumuz ilişkileri dürüstçe değerlendirmenin zamanı geldi de geçiyor…

Bu kez paylaşım teması MİNİMALİZM. Bu kavram, Batı tarafından yeni yeni keşfedilmeye çalışılan ve üzerinde eserler verilen, ancak Doğu Düşünce sisteminde çağlardan beri göz önünde bulundurulan bir kavramdır.

Minimalizm, sadelik ve nesnelliği ön plana çıkaran ve hayatta en önemli olan şeylere odaklanabilmemiz için gereksiz şeyleri, aslında hiçbir şey olmayan şeyleri aşmamızı sağlayan bir akımdır.

Yine minimalizm, kişiyi kendisi için önemli olan değerler doğrultusunda yaşamındaki önemsiz eşya, duygu ve alışkanlıklardan kurtarmasına, daha azına sahip olarak daha bilinçli ve doğru seçimler yapmasına teşvik eden bir felsefedir.

Müzik ve görsel sanatlarda sadeliği ve nesnelliği ön plana çıkaran bu akımın kökeni Batı toplumlarında 1960’lara dayanmakta olup, daha az ile daha fazlasına sahip olmak ya da azdan çok yaratmak olarak çevrilebilecek ‘Less is more’; bir yaşam felsefesi olarak sanatın yanı sıra pek çok alanda karşımıza çıkmaktadır.

Tıpkı hayatımızdaki fazlalıklar gibi sağlığımızla ilgili problemler de biz onları göz ardı edince yok olmaz, eşya yığınlarımız ve hastalıklarımız her geçen yıl çoğalır. Sadeleşmek için en iyi zaman on yıl önceydi; ikinci en iyi zaman ise şimdidir.

“Yazar Derek Sivers, ‘İyi bir kitap fikrinizi değiştirir, muhteşem bir kitap sizi harekete geçirir,’ der. İyi bir kitap yazdığımıza inanıyorum, fikrinizi değiştirme potansiyeline sahip bir kitap ama onu muhteşem kılmak sizin elinizde. Dolayısıyla bu kitabı okurken yararlı bulduğunuz paragrafları seçip altını çizin. Bu kitap, sizin ve benim gibi sıradan insanların kendi içlerine bakıp bizi aşağı çeken ve başkalarıyla olan ilişkilerimize zarar veren zihinsel, duygusal, psikolojik, ruhsal, mali, yaratıcılıkla ilgili, teknolojik ve ilişkisel karmaşa meselesini ele almadan önce etrafımızdaki eşya yığınlarıyla başa çıkma konusunda yardımcı olabilmek için yazıldı,”

Muhteşem yazısından alıntı yaptığım Üstadım Sayın Halit Yıldırım'a şükran ve minnetlerimi sunarım.