Mareşal Fevzi Çakmak

05/06/2021 21:54 141

 

10 Nisan 1950 de bu büyük devlet adamı vefat etti. Aynı gün kız kardeşim Güler Gonca’yı doğurdu.

İnönü ile Mareşal Çakmak’ın arası o günlerde iyi değildi. Kabine başkanlığı da yapmış olan Mareşal Çakmak, hasta olarak Şişli şifa yurdunda yatıyordu, İnönü Cumhurbaşkanı olarak kendisini ziyaret etmek istedi, ama mareşalın ailesi bu dileği kabul etmedi. Aralarını açan nedenle Mareşalın ismemesine rağmen emekliliğe sevk edilmesiydi.

O tarihlerde kurulan Demokrat parti kendisini İstanbul’da bağımsız aday olarak gösterdi ve Mareşal İstanbul milletvekili oldu.

Mareşalın vefatında ne radyolar sustu, ne de bayraklar yarıya indirildi. Gençler hem radyoyu işgal edip, yayını durdurdular hem de bayrakları yarıya indirdiler. Ertesi gün yapılan cenaze töreninde de cenazeyi vermediler ve sırtlayıp yaya olarak mezarlığa kadar götürdüler. Bu o güne kadar görülmüş birşey değildi. Birçok gençlerin daha doğrusu, üniversite öğrencilerinin yapptıkları iktidarda olan halk partisinin tertipleriydi. Bu o güne kadar olmuş ilk olaydı. İstanbul valisi Fahrettin Kerim Gökay cenazeyi gençler omuzlarına alınca resmi tören burada bitmiştir dedi.

İstanbul’dan gelip milli mücadeleye katılan mareşal o dönemde İstanbul hükümetinin önemli bir askeriydi. Türkiye büyük millet meclisi hükümetinin ilk savunma bakanı ve Bakanlar kurulu başkanlığını yapmıştır. Bütün rütbelerini savaş meydanlarında ve ordu saflarında millet ve memlekete hizmet ederek kazanmıştır. Sakarya ve Büyük Taaruzu Atatürk ile birlikte idare eden Çakmak’a meclis Mareşallik rütbesi vermiştir.

Mareşal Çakmak, zaferlerden sonra 21 yıllık Genel Kurmak başkanlığı sırasında da orduyu yeni baştan teşkilatlandırmayla meşgul olmuştur. Ayrıca orduyu siyasetten uzak tutma becerisini de göstermiştir.

Atatürk’le olan ilişkisi bütün hayatı boyunca olumlu olarak süren Mareşal, dini bütün bir insandı ama bunu hiçbir vakit kullanmış değildir.

Aslında kendisi bir balkan göçmenidir. Kavaklı Fevzi olarak tanınırsa da aslen yerleştikleri yer Ayvalığın Çakmak köyüdür. Atatürk kendisine soyadı olarak Sakarya’yı vermek isteyince ben Çakmak köylü olmakla iftihar ederim diyerek bu teklifi nazik bir biçimde red etmiştir. Atatürk’te genel kurmak başkanlığının soyadı çakmak olursa kendisi ile alay edilebileceğini söylemesine rağmen bu soyadını seçmiştir.

Nurlar içinde yatsın.