LGBT+I , İnsan Hakları, Günah, Kul Hakkı

26/09/2020 02:12 1941

 

Bu haftaki yazımı Sefa Saygıdeğer’den özel izin isteyerek yazdım. Bu hafta içerisinde üniversite derslerimi incelerken bir arkadaşım ile en düşük not aldığımız dersi konuştuk. Benim en düşük not aldığım ders LGBT+I dersiydi. Fakat, konu üzerine belirli düşüncelerim olduğu için bunları yazarak siz değerli okurlarımla paylaşmak istedim.

Öncelikle zamanla ve olgunlaştıkça her bireye saygı duymam gerektiğini öğrendim. Bunu herkesten geç öğrendim; 18 yaşımdan sonra öğrendim diyebilirim. Üniversite yıllarında “farklılıkların bir bütün oluşturduğunu” gördüğümde bunun güzel bir ahenk oluşturduğuna şahit oldum.

Daha önce LGBT+I olan bir sürü arkadaşım oldu. Bunları genellikle saklamayı tercih ediyorlardı çünkü özel hayatlarına bunun yanlış bir şekilde yansıyacağını düşünüyorlardı. Aslında ben hayatımın belirli bir döneminde LGBT+I’ya karşı olan biriydim. Sonra bunun yanlış olduğunu fark ettim. Sonuçta her insan kendinden sorumluydu. Ben onları onlar beni değerlendirme ve yargılama hakkına sahip değillerdi. Onlar ile görüştüğümde onların görüşlerine hak verdim. Sonuçta bireyler kimliklerini istedikleri şekilde yönetme haklarına sahipler.

Bazı ortamlara girdiğimde bir avukatın tanıdığı bir mühendis için “gizli LGBT+I” dediğine şahit olduğum ortamlar oldu. Fakat, ben hiçbir zaman hiç kimse için “gizli LGBT+I” demedim; demem de. Böyle bir şey dediğim an bu benim o bireyi insan olarak kâle almadığımı gösterir. Ayrıca bu o kişinin yeminine güvenmediğimi de gösterir. Bir de tabii kii bunun günahı ve kul hakkı var ki “Allah katında işlenen en büyük suçlardan biridir” desem yeridir.

Ben LGBT+I değilim ama bildiğim bir şey var o da benim arkamdan veya bir başkasının arkasından “gizli LGBT+I” denmesinin doğru olmadığı yönüdür. Bir insan bunu kendi söyleyebilecek kadar değerlidir. Ben her bireye değer veririm. Kul hakkı ve günah en korktuğum şeydir. LGBT+I olana da saygı duyarım; kalp kırmamayı tercih ederim.