LAYIK OLMAK

07/01/2020 22:49 650

Politika arenasında ve siyaset dünyasında, Yıllardır muhalefet iktidarları, hükümetleri,

İktidarlar ve hükümetlerde muhalefeti kıyasıya eleştirirler. Ne iktidar iktidar olmaktan mutlu olur, ne de muhalefet, muhalefet olmaktan mutlu olur… Bir şikayet sarmalı içinde, günler su gibi akıp gider… Muhalefette iken iktidarı, hükümeti kıyasıya eleştiren muhalefet, iktidar olunca, cicim bicim ayları(3 ila 6 aydır) geçtikten sonra, görürsünüz ki hiç bir şey değişmez. ‘’Bizim oğlan bina okur, döner döner bi daha okur’’ misali… Ne değişti? Hiçbir şey değişmez…

Emekliye verilen zammı az bulurlar, ama kendileri iktidara gelince aynı şeyi yaparlar; emekliye % 4-6 arası zam verirler… Asgari ücret için de aynıdır, memur ve memur emeklisi içinde durum aynıdır. Eeee, hani muhalefette iken, hükümetin yaptığı zamları az bulup, kıyasıya eleştiriyordunuz…!!! Şimdi iktidarda, hükümette siz varsınız, ey muhalefet… Hadi artırın zam oranlarını… Yok artırmazlar, artıramazlar… Ben bu güne kadar, rahmetli Erbakan hükümeti dışında, tatmin edici zam yapanı görmedim… Ancak milletvekilleri maaşları ve milletvekili emekli maaşları söz konusu olunca, akan sular durur… Gece yarısı, yarı uykulu, yarı uykusuz durumdaki vekillerle hemen yüksek zamlar yapılır… Gel de adaletin bu mu dünya deme…Kendilerine gelince can, sana bana, emekliye, halka gelince, patlıcan…

İyi de niçin böyle oluyor? Muhalefet şikayet ediyor, bir sonraki seçimde bu sefer muhalefet iktidar oluyor, yine değişen bir şey yok. Allah Allah, şeytan bunun neresinde…!!! İktidar yapmıyor, onu eleştiren muhalefet iktidar olunca o da yapmıyor… Pekii neden?

Şimdi gelin, bunun nedenini hep birlikte öğrenelim….

Türk siyasi hayatında kendine yer edinmiş, adından söz ettirmiş, siyaset dünyamızın renkli siması, Esat Kıratlıoğlun’dan ( Jeoloji mühendisi, bürokrat, genel müdür, siyaset ve devlet adamı, 1969-1973-1977-1980-1987-1991 dönemi milletvekili/ 1979-1980 Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı) bir anı…

Esat Kıratlıoğlu, seçim döneminde, kendi seçim bölgesinde bazı sözler verir fakat bu sözler gerçekleşmez, gerçekleşemez… Bir iki seçim döneminde daha aynı durum tezahür edince, bir kasaba da yaşlı bir amca;

-Esat bey, sana oy çıkmaz burdan. Bu senin kaçıncı söz verişin sizin mayanız bozuk’’ diye çıkışır.

Esat Kıratlıoğlu, karşısındaki seçmeni incitmek istemez, bir an düşünür…!!! Ve

-Amca haklısın ama sütte bozuk der… Eee haliyle bozuk sütün, mayası da bozuk olur…!!!

Demek ki mesele sadece iktidar ya da muhalefet olmakta değil. Ne demişti Eflatun, devlet adlı eserinde;

-Halklar, layık oldukları iktidarlar tarafından yönetilir…’’

İşte bu durumu özetleyen bir hikaye…

Bir zamanlar bir ülkede halk, kötü yönetim nedeni ile ayaklanır, hükümdara karşı. Ayaklanma konusunda haklıdırlar da. Ne adalet kalmıştır ülkede, ne de düzen, intizam kalmıştır ülkede. Hükümdar, ayaklanan halkı meydandaki devasa bir havuzun etrafında toplar ve bir konuşma yapar.

-"Eğer isterseniz benden çok kolay bir şekilde kurtulabilirsiniz. Böyle isyan etmenize, gösteri yapmanıza hiç gerek yok. Şimdi ben bu havuzu boşalttıracağım, üzerini de kapattıracağım. Sizden tek isteğim bu havuzu süt ile doldurmanız. Herkes, gece yarısından sonra bu havuza bir kova süt dökecek. Herkes tek başına dökecek, sütü kimse kimseyi görmeyecek. Güneş doğarken hepiniz burada olun. Havuz süt ile dolduğunda ben tahtı bırakıp gideceğim."

Ertesi gün sabah olur, herkes sevinçle toplanır havuzun başına. Öyle ya, artık bu düzenbaz hükümdardan kurtulacaklardır. Hükümdar da gelir ve üzeri kapalı havuz açılır. Bir de ne görsünler?! Havuz, besberrak suyla doludur. Çünkü herkes aynı şeyi düşünmüştü; 'onca sütün içinde benim döktüğüm bir kova suyu kim fark edecek?'...

Hükümdar konuşur;

- "Gördünüz mü? Siz ne iseniz ben de oyum. Siz düzenbaz olduğunuz için içinizden kimi seçerseniz seçin, sonuç hiçbir zaman değişmeyecek. O yüzden ben tahtımda kalıyorum siz de layık olduğunuz sistemin içinde…

SON SÖZ’’ HER KES LAYIĞINI BULUR.’’