KUŞLARIN PADİŞAHI KARTAL

20/07/2021 00:09 267

 

Hayatta ders alınması gereken o kadar çok şey var ki; gerek okurken, gerekse dinleyip, seyrederken, olup bitenden, mutlaka ders çıkartıyoruz. İşte onlardan biri…

Dört tavuk, bir kartal yuvasına gidip bir yumurta çalarlar.
Yumurtayı kümese getirdiklerinde, diğer tavuklar gördükleri bu yumurtanın çok büyük bir tavuğa ait olduğunu düşünürler…!!!
Zaman geçer, yumurtayı getirenler de unuturlar, onlar da bu yumurtanın büyük bir tavuğa ait olduğuna inanırlar.
Günün birinde, kuluçkaya yatan bir tavuğun altındaki o yumurta kırılır.
İçinden simsiyah kanatlı, ilginç gagalı tuhaf bir yavru çıkar.
Herkes şaşkın ama mutludur; böylesini ilk defa görmüşlerdir.
Anne tavuk, yavrusuna dersler vermeye başlar: "Bak yavrum, yerden bulduğun böceği şöyle ye! Arpayı buğdayı böyle ye!."
Anne tavuk her geçen gün yeni şeyler öğretir yavrusuna; tehlikelere karşı nasıl davranılacağını da…
Büyük yumurtadan çıkan ilginç gagalı yavru tavuk, annesinin her söylediğini yapmakta, büyüdükçe de güzelleşmektedir. Oldukça uzun kanatları vardır. Diğer tavuklar onun kanatlarına kıskançlıkla bakmaktadır…
Bir gün, anne tavuk yavrusuna havadan gelen tehlikelere karşı kendini nasıl savunacağını anlatırken, yavrunun gözü, gökyüzünde çoook yukarıların da süzülerek ihtişamla uçan, başka bir canlıya ilişir.
"Anne bu ne?" diye sorar.
Anne tavuk;
"Ha o mu? O kartal yavrum, kuşların padişahı..!!!."
"Ne de güzel uçuyor!.." deyip iç geçirir yavru tavuk.
"Evet yavrum. Ama sen sakın ona özenme! Asla onun gibi olamazsın. Senden önce baban, deden, amcan hepsi ona özendi ama hiç biri onun gibi uçamadı. Sen bir tavuksun ve bir tavuk gibi yaşamalısın."
O günden sonra küçük tavuk, ömrü boyunca arka bahçede kartalın ihtişamlı geçişini izleyip iç çeker ve her defasında, "Keşke ben de bir kartal olup uçabilseydim." diye hayıflanır…!!!
Ve bir gün siyah uzun kanatlı büyük tavuk, ihtişamlı kartalı izlerken ölüp gider. Onu bir tavuk gibi defnederler.
Oysa ölen bir kartaldır. Ama o bunu hiçbir zaman bilemedi…
Etienne de La,Boetie,( Modern siyaset biliminin temellerini atan, Fransız yazar, düşünür, yargıç ve siyasetçi)
“Gönüllü Kulluk" kitabında der ki:
"Eğer iki kuşak köleleştirilirse, bundan sonra gelen kuşak, özgürlüğü hiç tanımadığı, görüp bilmediği için, pişmanlık duymadan hizmet eder ve ondan öncekilerin zorla yaptıklarını seve seve yerine getirir."
Bilinçsiz ailelerin ve iktidar baskısı altındaki toplumların çocukları kulluk, kölelik düzeni içinde büyütülüp eğitilirler. Siyasi iktidarlar en küçük bir eleştiriye, protesto gösterisine tahammül edemezler; onlar gibi düşünmeyenler suçludur, haindir.
Ve bizim gibi ülkelerde, din insanları tavuk yapmak için kullanılır.Din adına,dini eğitim ile insanlar cahil bırakılır…Tavuklukları dinin gereğiymiş gibi belletirler…
İtaat eden, sorgulamayan,esir,biatçı, bağnaz,bilime inanmayan,dini için ölen, öldüren tavuklar yetiştirilir ve toplum sömürülür. Ama bu yetiştiriciler kendi çocuklarını asla tavuk yapmazlar,onlar birer kartaldır. En iyi okullara giderler, iyi kolejlerde okurlar, çoğunluğu yurt dışında tahsil yapar. Yani, tam bir Kartaldırlar…Öyle ki, çoğunun çocuğu askere bile gitmez, bedelli askerlik yaparlar…Bizim ülkemizde terör olayları dahil 60 binden fazla şehit verildi… Hiç merak ettiniz mi? Bu şehitlerin arasında bir tane bile zengin çocuğu, siyasetçi çocuğu yoktur. Hep fakir ve gariban ailelerin çocuklarıdır, şehit olanlar…
Tavukla şantoplum, asla siyasal iktidarı eleştirmeye yönelik herhangi bir eyleme kalkışamazlar. Böyle bir eylemin gerektirdiği özgün düşünceden, özgür iradeden yoksundurlar. Kurulu düzeni sevip benimserler ve sürdürdükleri yaşamın dışında başka yaşam biçimleri olduğunun ya da olabileceğinin farkına bile varamazlar.
Oysa insanların, içinde bulundukları durumu doğal karşılayıp benimsememeleri, hep daha iyiyi, daha doğruyu, daha güzeli aramaları gerekir. Amaçlamaları için onlara, belli değerler, onur, erdem gibi insani davranış kalıpları aşılamak gerekir. Çünkü bilimsel ve özgür düşünen, aklını öne çıkaran, sorgulayan, gerektiğinde hesap soran bireylerin oluşturduğu toplumların, geleceği çok daha güven içinde olacaktır.
Bu gönüllü kulluğun yok edilmesi, özgür bireylerin yetiştirilmesi yine yönetenlerin elindedir. Yani KİŞİLER, isterlerse kartal, isterlerse tavuk olarak yetiştirilirler.
AİLELER; kartal yetiştirmek isterler,
DÜNYAYI YÖNETENLER ise; kartallara düşmandır; daima tavuk beslemek isterler…
İÇİNİZDEKİ KARTAL OLMA ATEŞİ HİÇ SÖNMESİN.

SON SÖZ: ‘’FİKİR HÜR OLMAZSA; BEDEN TUTSAK OLUR.’’

NOT: Değerli okurlarımın ve dostlarımın Kurban Bayramını, en içten dileklerimle kutlarım.