KUR KORUMALI TÜRK LİRASI VADELİ MEVDUAT HESABI-2 

04/01/2022 20:05 991

20.12.2021 günü finansal piyasalara sürpriz bir şekilde yeni bir ürün girdi. Böyle bir ürünün alt yapı çalışmaları hiçbir şekilde basına sızmadı. Ürünün kamuoyuna tanıtımı da zaten piyasalar kapandıktan sonra yapıldı. Piyasalardaki etkisi inanılmaz oldu. Bir kaç saat içerisinde altın fiyatı ile döviz kurlarında % 25’e varan düşüşler yaşandı. Televizyonlarda piyasaya dönük program yapan kanalların şaşkınlığı, yayın yapanların yüzünden okunuyordu. Söz konusu ürünün etkisi Borsa İstanbul’da da görülmeye başlandı. BİST 100 Endeksi ertesi iş gününde % 30’a varan kayıplara neden oldu. Bu durumun nedeni anlaşılır gibi değildi. Zira, borsada işlem gören hisse senetlerinin değeri zaten döviz bazında tarihin en düşük rakamlarına inmişti. Altın, döviz ve borsadaki düşüşler iki gün daha sürerek fiyatların % 50’ye varan düşüşünü getirdi.

Piyasalarda yaşanan bu gelişmeleri iktidar yanlıları halay çekerek coşkulu bir şekilde kutlarken, akademisyenler, yazarlar, muhalif siyasetçiler uygulamaya konulan ürünün ileride yaratacağı sıkıntıları dile getirmeye başladılar. Temel eleştiri uygulamanın Hazineye çok büyük yük getireceği yönünde idi. Çünkü, mevduat hesabına verilecek faiz, vade sonunda döviz kurunun altında kalırsa farkın Devlet tarafından karşılanmasını getirmektedir. Sisteme ne kadar para gireceği,  vade sonunda kurların ne olacağının kestirilememesi, alınacak riskin büyüklüğünü hesap etmenin olanaksızlığı,  uygulamaya muhalif olanların böyle bir riskin alınmaması gerektiğini düşünmeye itmektedir.

Buna karşın, iktidara yakın yakın çevrelerin altın fiyatı ve kurlarının düştüğünü gören vatandaşların ellerindeki altın ve dövizleri satacağını, bankadaki Türk Lirasındaki paralarını yeni uygulamaya dahil edeceklerini, böylece altın veya döviz alınmasına gerek kalmayacağından kurların verilecek faizden daha fazla yükselmeyeceğini hesap ettikleri anlaşılmaktadır. Ayrıca, muhaliflerin ileri sürdüğü riskin oluşması durumunda bile Devletin bunu karşılayabilecek gücünün olduğu iktidarca söylenmektedir.

İki görüşün hangisinin gerçekleşeceğini tahmin etmenin mümkün olmadığını, yeni ürünün başarılı olmasını temenni ettiğimi peşinen söyleyerek, uygulamadaki bazı eksiklilere dikkat çekmek istiyorum. Bunlardan birincisi bir aylık vadenin olmamasıdır. Zira, uzun yıllardır vatandaşlarımız bankalardaki mevduatlarını çok büyük oranda 0-45 gün aralığında değişen vadelerde değerlendirdiklerinden, mevcut uygulamaya bir aylık vadeli mevduat seçeneğinin eklenmesinin gerektiği açıktır. İkinci olarak uygulamadan yalnızca gerçek kişilerin faydalanabilecek olması, beklenen etkiyi azaltmaktadır. Gerçek kişilerin yanında tüzel kişilerin de sisteme ilave edilmesi gerekmektedir. Üçüncü olarak uygulamadan bir seferlik yararlanılacak olması kişilerde vade sonunda ne olacak sorusunu gündeme getirmektedir. Tek seferlik uygulamanın sürekliye çevrilmesi faydalı olacaktır. Dördüncü olarak hesaplara T.C. Merkez Bankası politika faizi + 3 puan şeklinde faiz oranı sınırlaması getirmek uygun olmamıştır. Bunun yerine faiz oranının bankalara bırakılması daha iyi sonuç doğuracaktır . Son olarak da T.C. Merkez Bankası döviz alış kuru yerine döviz satış kurunun esas alınması tasarruf sahiplerinin uygulamayı daha fazla benimsemesini getirecektir.

Saygılarımla,