KUR KORUMALI TÜRK LİRASI VADELİ MEVDUAT

31/12/2021 21:17 752

Kur Korumalı Türk Lirası Vadeli Mevduat Hesabı uygulamasına niçin ihtiyaç hissedildiğini anlamak için ülkemizde kısa dönemde yaşananların hatırlanmasının yararlı olduğunu düşünüyorum. 2018 yılının ilk aylarından itibaren, enflasyonun, döviz kurlarının ve altın fiyatlarının artış eğilimine girdiği dikkat çekmeye başlamıştır. Fiyatları yapay olarak yükselttiğine inanılan depolara baskınlar düzenlenmesi, İktidar belediyelerinin zararına satış yapan “belediye pazarları” kurması bu döneme özgü uygulamalardır.

Tablonun bu kısmında bunlar olurken, diğer yanda, beş yıllık Orta Vadeli Programlar hazırlanmıştır. Ne var ki bu programların bırakın beş yıl uygulanmasını beş ay bile geçmeden yenisi devreye sokulmak zorunda kalınmıştır. Bütün bu çabaların “döviz kurlarını” ve “faizleri” kontrol altında tutulmak amacıyla yapıldığı açıktır. Bunun için T.C. Merkez Bankası’nın döviz rezervlerinin önemli bir kısmının da kullanıldığı daha sonra ortaya çıkmıştır.

Nedeni bu gün bile tam anlaşılamaz bir şekilde Hazine ve Maliye Bakanı’nın istifasıyla döviz kurları % 30 aşağıya inmiştir. Ne yazık ki piyasalardaki bahar havası kısa sürdü. Çünkü “faiz sebep, enflasyon sonuç” teorisi ortaya atıldı. Başlangıçta piyasalar söz konusu iddiaya “politik söylem” diye bakarak ciddiye almadı. Zira, bu düşünce Türkiye gerçekleriyle örtüşmüyordu. Bu söylemin ülkemizde köklü bir politika değişikliğinin şifresi olduğu anlaşıldığında işin rengi değişti. Sıcak parayı “yüksek faiz, düşük kur” uygulaması ile ülkede tutabilen Türkiye, sürpriz bir şekilde faiz politikasını değiştiriyordu.

Ardı ardına faiz oranlarında yapılan indirimler, “yüksek faiz” almak için ülkemizde bulunan yabancıların, borsa, hazine bonosu ve devlet tahvillerindeki paralarını dövize çevirerek ülkemizi terk etmelerine neden oldu. Bu sürecin doğal sonucu olarak “döviz kurları” hızlı bir şekilde artışa geçti. Politika değişikliğinin yanlış olduğunu düşünen Bakan, T.C. Merkez Bankası başkanları, Maliye Bürokratları görevden alındı. Yerlerine yeni uygulamanın başarılı olacağına inanan Bakan ve Bürokratlar atandı.

Döviz kurları tarihi zirve yaparken, yeni bir ekonomi modeli ortaya atıldı. Döviz kurlarının yükselmesi, ihracatı artıracak, ithalatı azaltacak, cari açık yerine cari fazla verilecek, yatırımlar, yerli üretim teşvik edilecek 3-6 ay içerisinde sıkıntılar son bulacaktı. Yeni ekonomi modelinin Hemen medya aracılığı ile propagandası yapılmaya başlandı. Dini değerler de işin içerisine katılarak halk desteğinin üst düzeye çıkarılmasına gayret sarf edildi. Ne var ki tüm bu çabalar döviz kurlarının, enflasyonun, zamların çığırından çıkmasını engelleyemedi. Vatandaşlar ellerindeki tüm paralarını döviz veya altına yatırmaya başlayınca, hızlı bir şekilde yeni bir uygulamaya ihtiyaç hissedildi. Kötü gidişin durdurulması için can havliyle bulunan çözüm, her kesin parasını dövize endekslemek oldu. Ürün olarak da Kur Korumalı Türk Lirası Vadeli Mevduat seçildi.

Söz konusu ürün inanılması güç bir etki yaratarak, döviz ve altın fiyatlarında % 50’yi bulan düşüşlere neden oldu. Döviz ve altın fiyatlarındaki düşüşe, anılan ürün kadar T.C. Merkez Bankası’nın döviz satışının etkili olduğu iddia edilse de ülkemiz rahat bir nefes aldı. Bu günlerde Türkiye’nin korku tünelinden hızlı bir şekilde çıkış yaptığını izliyoruz. Uygulamaya yeni konulan, üzerinde bazı değişiklikler yapılan ürünün neler getirdiğini, bireylere ve ülkemiz ekonomisine fayda/zararlarını bir sonraki yazımda değinmek üzere hoşça kalın.

 

Saygılarımla,