Koyun olmak !

01/12/2022 03:16 245

 

 

Sevdiğiniz partiye, üye olmak istiyorsunuz..

Bireysel olarak, zor ama hadi oldunuz..

Toplu kayıtta otomatik parti üyesi olmanız, olası..

Kaydınız geçerli, mahalle delegesi olmak istiyorsunuz..

Siyasi bezirganların gözünden kaçtı isminiz, delege yazıldınız..

İlçe delegesi olmak istiyorsunuz..

-Dur yolcu, diyenlerin haddi hesabı yok. Cümbür cemaat karşında, partinin asalakları..

Caz yaptınız, cuz yaptınız, yazıldınız..

Hoş geldiniz, şirket ortaklığına..

Birileri geçmişinizi araştırırken, birileri de size yanaşacak..

İçinize sinmese de şirketin şube başkanını (ilçe başkanı) seçerek, il delegesi olmayı başardınız..

-Oh be, diyeceksiniz içinizden.. Birileri de ‘yok be’ diyecek sizin isminizi her gördüğünde..

Gördükleriniz karşısında ‘ben böyle işin taa’ bilmem neresine diyerek isyan edeceksiniz.

Partinin patronu ‘seçin’ diyerek, önünüze bir liste sunacak.

Kaldırmasan, parmak senin.. Kaldırdığında, zaten sunulan liste çoktan kazanmış olacak !

Kutlarım sizi.. Vatandaşlık görevinizi yerine getirdiniz.. Demokrasiye katkınız oldu.. Sürüye katıldınız..

Koyunlar, sürü halinde yaşar..

Koç, görevini yapar..

Çoban, yönlendirir..

***

Utanmak, gözyaşı gibidir. Saniyeler içerisinde yüzün kızarır..

Utanmak, asalet ölçüsüdür. Suçunu, vicdanında tartmaktır..

-Partimin neferiyim, de.. Aday adayı ol.. 

-HAK-HUKUK-ADALET sloganı ile yollara dökül..

Yazılı basına çarşaf çarşaf ilan ver, kazanılacak yerde kendini bulama; ağza alınmayacak sözlerle partini suçla, sonrasında da istifa et.

Emekçinin karşısına avukat olarak çık, haksızlığı savun..

Sonrasında hiçbir şey olmamış gibi, partinin kazandığı yerel seçimler sonrasında koltuğa kurul..

Lenin:

Yalancılar ve iki yüzlüler, beyinsizler ve körler, burjuvazi ve yandaşları, genellikle özgürlük, genellikle eşitlik ve demokrasi konusundaki boş sözleri ile halkı aldatmak isterler. İnsanlara şunu söylüyoruz: Yalancıların maskelerini kaldırın, körlerin gözlerini açın!

***

Koyun kalmadı...

Adamın koyunları vardır. Ancak kurt gelip yemektedir. Bir çare arar. Köydeki akil adama gider. Akil adam, koyunların bahçede bulunduğu yerin çevresini telle kaplamasını önerir. Adam teli çevirir. Fakat sabah kalktığında ne görsün, kurt koyunu yine aparmış.

Yine akil adama gider. Akil adam, bu kez ‘etrafına duvar ör’ der. Duvar örülür. Ancak ertesi sabah bakar ki, kurt kuzuları yine aparmış. Doğruca akil adamın kapısı çalıp, durumu anlatır ve sorar:

-Başka çare yok mu?

Akil adam cevap verir:

-Çare olmasına var, var da sen de koyun kalmadı.

Biz, kendimize ve geleceğimize sahip çıkmaz isek, bu kurtlar çok yer bizi.

Yine başa dönelim.

Bu kurt siyasimiz, partili olmamasına rağmen görevini utanmadan sürdürmektedir.

Paraya pula da ihtiyacı yok.

Maksat, koltuk sahibi olmak.

Birde eşi var bu Asena’nın. Ele hep devrimcilik talkını verir.

Bedel ödemişlikten dem vurur, bir gün bırakın, bir saat bile karakola gitmişliği yoktur devrimcilikten.

Karakola gider gitmesine de işinden dolayı. Beyzademiz de avukattır.

Yani, devrimcilikte mangalda kül bırakmazlar, hakim karşısında hep devrimcilerin karşısında yer almışlardır.

Niyetimiz, maskeleri indirmek..