Kıymetini bilemedim!

15/10/2022 23:15 446

 

Bazı detaylar vardır; yüz defa bakar göremez, fark edince de hayret eder, daha önce nasıl atladım diye. Kulağımıza aşinadır ‘Kıymetini bilemedim!’ sözü. Peki, kıymet bilmek için illa bir şeyleri kaybetmek mi gerekir? Çoğu insanın kendine göre irili-ufaklı pişmanlıkları vardır şüphesiz. Bu pişmanlıklar yeter ki yüksek dozlu olmasın. Eğer o doz kaçmışsa, geçmiş ola. Kişi ömrünün sonuna kadar vicdan azabıyla ahlarla vahlarla yaşar.   

***

İnsanoğlunun kıymet bilmesi gereken en önemli şeyi nedir? Elbette sağlığıdır. Peki, sağlığımızın kıymetini ne kadar biliyoruz? Basit bir örnekle, doktorların sürekli uyarılarda bulunduğu ‘Sigara öldürür!’ sözünü hatırlatmak isterim. “Hayatımda hiç sigara içmedim” demek nerde, “Keşke şu illeti bırakabilsem!’ demek nerde?

“25-30 yıl sigara içtim de ne oldu? Hem paramdan, hem sağlığımdan oldum. Sonunda da damarlar tıkandı, kolumdan bacağımdan oldum! Sakın ola sen içme evlat!” diye veryansın eden bir yakınınız oldu mu?

“Öyleyse, sen neden onca yıl içtin?” diye sorulmaz mı?

***

Olaya biraz da duygusal bakalım…

Aylarca peşinden koştuğunuz, ilk görüşte âşık olduğunuz, aşkından yanıp tutuşup, virane olduğunuz bir kadın düşünün. Küçük bir fırsat kollayıp, bir şekilde kandırıp, nihayetinde kendinize âşık ettiniz. Zamanla sözdü-nişandı-evlilikti derken karı koca oldunuz diyelim.

Ya sonra…

Sonra; büyük aşkla evlendiğiniz kadına kötü davranmaya, zulüm etmeye başlarsınız. Çoluktu-çocuktu, geçim derdiydi derken ve en acısı da aile bireylerinin burnunu sokmasıyla evlilikte doğal olarak kavgalar, gürültüler başlar. Yaşananları çoğu zaman elalem duymasın diye içine atan kadıncağız, yılların birikimiyle hastalıklara kalır. Hiç, yok artık demeyin. Bunlar hayatın gerçekleri ve yaşanmışlıklar. Eğer biraz şalsıysanız, yani erken teşhisle hastalıktan meşakkatli ve uzun tedaviler sonunda atlatılır.

Ya tam tersi olursa…

Yıllardır aynı yastığa baş koyduğunuz hayat arkadaşınız, gözünüzün önünde eriyip gidiyor. Hiç düşünmez misiniz; “Bu benim suçum! Vebali benim üstümde!” diye. Ve olan olur; sevdiğiniz, uğruna ölmeyi bile göze aldığınız kadın, hayattan kopar! Kimin yüzünden?

Sonra da “Kıymetini Bilemedim!” diye pişmanlıklar içinde dövünüp durursunuz. O zaman da akıllara şu ünlü şarkıdan sözler gelmez mi; “Kendim ettim, kendim buldum!” Asıl acı olan, neden senin günahını bir başkası çekiyor!

***

Kıymeti bilmediğimiz aslında çok şey var

Siz değerli okurlarımız için, ’Kıymetini Bilemedim!’ başlıklı konuyu biraz farklı şekilde ele aldım. Birçok insanın yaşaması muhtemel olayları, basit örneklerle ifade etmek istedim.

Konunun uzmanları doğal olarak daha bilimsel, daha nitelikli, derinlemesine ve araştırmalarla yorumlar. Bence önemli olan; annemizin babamızın, eşimizin dostumuzun ve en önemlisi kendimizin kıymetini bilmemiz daha önem arz ediyor.

 

Herkesin anlayacağı dilden yazmaya çalıştığım bugünkü yazımı şöyle tamamlamak isterim; ‘Bir yudum su içmenin, bir lokma ekmek yemenin, gözle görüp elle tutmanın, yürüyüp koşmanın, nefes almanın dahi kıymetini bilelim. Sevdiklerimizin kıymetini bilmelim… Kısacası; şu 3 günlük dünyada hayatımızın kıymetini bilmelim. Sonra ‘Keşke!’ dememek için.