KİM? KİMİ KANDIRIYOR? 2

22/06/2021 01:05 184

 

Temmuz 2017’de dönemin ulaştırma Bakanı Ahmet Arslan o dönem Hürriyet Gazetesinde çalışan Deniz Zeyrek’e “İşte Köprü Gerçekleri” başlığında açıklama yapıyor. YSS hakkında iddia: İşletme süresi 10 yıl 3 ay. Bakan ağzından gerçek bilgi: İşletme süresi 7 yıl 9 ay. (26 Ağustos 2016 hizmete açılış+7 yıl 9 ay = Mayıs 2024 köprü artık devletin)

İhalede böyle denmiş ve ihale böyle kazanılmış. Ama Mehmet Acet, Haziran 2021 yazısında işletme süresinin dolmasına 6 yıl daha var diyor. Yani Acet’e göre YSS Haziran 2029’da devlete geçecek.

Aslında Mehmet Acet çok haklı. Binali Yıldırım’ın ihalede verdiği tarih ile Ahmet Arslan’ın verdiği tarihler de uyuşmuyor. Sürekli Hazine garantisi uzatılmış. Ama kimse de çıkıp: “Kardeşim siz bu Milletin parasını bu müteahhitlere ilk sözleşme dışında nasıl peşkes çekiyorsunuz” dememiş. Anlaşılan Türk Halkı geçmediği köprülerin, gitmediği yolların parasını ödemeye daha çok devam edecek.

Acet diyor ki; “Osmangazi Köprüsü ile İstanbul-İzmir Otoyolu toplamında garanti geçiş sayılarının üstüne çıkılmış durumda. Günlük garanti araç sayısı 40 bin ama 36 bin 415 sayısına ulaşılmış. Otoyol 1. kesim için ise 40 bin araç garantisine karşılık 45 bin 280 araç kullanmış.”

Acaba bu sayılar kaç günü ifade ediyor? Mesela bayram öncesi veya bayram sonrası, tatile gidiş günleri vs...

Oysa köprüde garanti, 6 aylık ortalamalar üzerinden alınıyor. Müteahhit parasını 6 aylık ortalama üzerinden dolar bazında alıyor. (Eskiden yıllıktı ama müteahhitler hızla yükselen dolardan daha iyi faydalansın diye 6 aylık olarak değiştirildi).

Sevgili Mehmet Acet, size günlük rakamı verenlere şunu sorun: “2021 yılında bugüne kadar kaç araç geçti ve bunun günlük ortalaması nedir?”

Ha, bu arada Osmangazi Köprüsü geçiş ücreti 35 dolardan başladı ama şu sıralar 47 dolara geldi. Seneye artık 50 dolar olur. Nihayetinde ABD enflasyonuna bağlı olarak müteahhitler, her yıl geçiş ücretini dolar bazında da artırıyor. Binali Yıldırım zamanında öyle yapmış sözleşmeleri.

Köprüyü geçenler 147 TL ödüyor, ama üstünü Hazine’den yüce Milletimiz zaten ödemeye devam ediyor. Garanti dolsa bile geçenlerin ödediği paradan daha fazlasını kasadan ödüyoruz. Ama zaten garanti de dolmuyor (Köprü açıldığından beri yıllık ve 6 aylık ortalama hiç dolmadı).

Sayın Acet, siz bir köprüyü 50 $ * 8,50 TL = 425 TL ödeyerek geçer misiniz? Bir köprüyü geçtin 425 TL ve geriye döndün 425 TL daha... Sadece bir köprü gidiş-dönüş ücreti 850 TL.

Millet özel uçakla gitse bu kadar para ödemez, bu mesafeye. Ama Hazine’den 83,5 milyon ödüyoruz işte.

Bakan’ın konuşması ve ödemeler ortada... Köprü açılalı yapılan ödemeler ortada... Ve “Kasadan tek kuruş çıkmayacak” diyenler de iktidarda...

Acaba kime hesap sorulması gerekiyor? Kim bu Milletin paralarını 3-5 müteahhide veriyor?

Japonların 1,2 milyar dolara yaptığı Osmangazi Köprüsüne faiz maliyetini+ kamulaştırma giderini en üst rakamdan ekleseniz 1,7 milyar dolar ediyor. Bu köprüye kim 13 milyar dolar Hazine garantisi verdi? (İYİ Parti TBMM Grup Başkanı İsmail Tatlıoğlu’nun Bütçe konuşması ortada...)

İstanbul-İzmir otoyolu ve Osmangazi Köprüsü ilk ihalede 7 milyar dolar denilmişti. Ama kurdele kesilirken maliyet 11 milyar dolar açıklandı (Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşması)

Oysa, 7 milyar dolar maliyet açıklandığında kur 1,8 TL iken 11 milyar dolarda kur 5,5 liraydı. Kurlar çıkınca maliyet TL bazında artar ama dolar bazında düşerdi. Ama bizde olmadı. İhalede açıklanan maliyet 7 milyar dolar ama sonuçlanınca maliyet 11 milyar dolara nasıl çıktı?

Şimdi soralım: Bu matematik kafasındaki bilgililer KANAL İSTANBUL için söyledikleri hangi rakam doğrudur?

“Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz»

Bu arada Osmangazi Köprüsü ve İzmir otoyolu maliyeti Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı sitesinde de 7,8 milyar dolar maliyetli gösteriliyor.

Kuzey Marmara Otoyoluna bugün hiç girmeyelim. 3. Havalimanında devletin kasasına net tek kuruş girmedi, hatta devlet hala garanti ödüyor. Bunu da detaylandırabiliriz. Avrasya Tüneli zaten git-gel 92 lira... Ayda bir asgari ücret. Ve orada da garanti dolmuyor.

Kanal İstanbul ise tam bir felaket…

İsterseniz orada da gerçekleri tekrar ama tekrar yazarız. Yeter ki Milleti kandırmayalım; yeter ki yanıltıcı ve yalan bilgiler vermeyelim.

Ne de olsa bizimle beraber EVLATLARIMIZ ödeyecek bu borçları.

SON SÖZ: ‘’YALANCININ MUMU, YATSIYA KADAR YANAR’’