KİM BUNLAR 2

30/03/2020 13:57 566

*Sizin eviniz de bunlardan varsa, bunları tıpkı soyu tükenmekte olan Kelaynak kuşları gibi

Korumaya alın.

*Zira bunların nesilleri tükenmek üzere. Üretimleri sonlandı.

Bu nesi neden özel biliyor musunuz?

*Bu neslin üzerinden, silindir gibi devlet,

Dozer gibi dünya, milletleri ezdi geçti.

Hayat bu nesli sınadı, öğüttü ama tüketemedi…

*Bu çarktan kurtulabilen, şükretmeyi, tevekkülü, sabırlı davranmayı, yaşamayı, yoldaşlığı,

ülküdaşlığı öğrendi. Hayatta kalmayı bildi.

* Bu nesil, ihanetin acısını, dost hançerinin sancısını, son lokmasını paylaşmayı,

sadakatli olmayı ve vefayı bildi.

*Bu nesil, katı, aksi, deli ve serttir. Ancak, bir o kadar da merttir.

Hoş görülü ve merhametlidir.

*Bu neslin, yaşarken öğrendikleri bilgi, kaybederken edindikleri tecrübe,

en büyük servettir. Her biri, bir kültür ve bilgi hazinesidir.

Tam bir müzelik, antika nesildir.

*1940 ile 1960 yılları arasında doğmuş ve hala inadına yaşayan bu nesil; Ana, baba,  Amca, Dayı, Teyze, Hala, Dede, Anneanne, Babaannedir.

*Her neyiniz varsa değerini bilin. Çünkü, bunlar elinizde ki son değerli hazinedir.

*Oturun, onlarla konuşun, dinleyin…Onlardan geçmişi öğrenin…

Onlardan, akıl terinin ne olduğunu, akıl terinin ne olduğunu öğrenin…

Sizin çözemediğiniz denklemleri, problemleri, nasıl da kolayca çözdüklerini öğrenin…

Sabırlı olmayı, dayanmayı, anlayışı, özveriyi,  tahammülü, şükretmeyi öğrenin… Sonra arasanız da bulamazsınız…

*Çünkü onlar;

 Yakın tarihin son canlı, kaynak kişileridir. Her biri, iki ayaklı kütüphanedir…

Sözlü yakın tarih kitabıdır. Benden söylemesi…

*Bu gün (Covid-19) korona virüs nedeniyle, adeta günah keçisine döndürülmeye çalışan bu nesle, haksızlık ediliyor. Bu nesil evde oturmaktan gocunmaz da çekinmez de… Bu neslin, vatan millet ve devlet sevgisini, devletine bağlılığını şimdiki nesil  anlayamaz bile…

Çünkü onlar bu seviyeye gelinceye dek pek çok sınavdan geçerek, bu günlere geldiler. Bugün dünya  ayakta kalıyorsa, bu kuşağın aklı, dirayeti ve eğitimi ile ayakta kalıyor.

65 ve üstü olan kuşak, bu günkü ya da bir önceki kuşağın sahip olduğu imkanlara sahip değildi. Olanakları son derece kısıtlı idi. Onlar sonsuz olanaklarla değil, kendi yaratıcı akılları ve sırtına kadar inen akıl terleriyle başardılar her şeyi… Hiç yüzsüzlük yapmadılar. Bir lokma ekmek için, kimsenin kapılarını çalmadılar. Çok genç yaşta kendi yağıyla kavrulmayı bildiler.

Çünkü onların omuzlarına, taşıyabileceklerinden daha çok yük yüklendi hep…Onlar zamane gençleri gibi değildi. Bar, cafe, disco ya hiç bilmediler, ya da hiç görmediler.

*Şimdi bu neslin toplumu ne kadar iyi tanıdığı, ge Olsa olsa ara sıra sinema ve tiyatroya, sirk ve çadır gösterilerine, cambaza giderlerdi. Çoğunlukla da, aileler arası  toplantılara ve eğlencelere giderlerdi. Biz 65 yaş üstü olanlar, biz kendimiz için hiç yaşayamadık. Hep sorumluluklarımız vardı. Siz yeni nesil  gibi; ‘’ Biz bunları yapamayız, altından kalkamayız’’  diye kaçmadık… Evet biz, sizlere göre yerimiz de duramıyoruz, doğrudur…Çünkü bizler, hiç boş durmayı bilemedik… Yaşam bize hep, koşuşturmayı öğretti. Büyüklerimiz bize,’’ çalışan demir pas tutmaz ‘’ derdi, biz öyle kaldık.

Evet, bizler dostluğu iyi biliriz. İncitmemeyi, düşünceli olmayı, yardımlaşmayı ve yardım etmeyi çok iyi biliriz. Aslında bizler, bedava yaşamayı hiç bilmedik. Çünkü, bu gün bile bir emekli maaşımız ile yardıma ihtiyacı olanlara hep koştuk…Bizim kuşak ülkeye çok şey kattık. Eminiz yarın bizlere bir şey olduğunda, sizler sevgisiz kalacaksınız…

Sizler, ey  yeni nesil; çok bencil ve acımasızsınız… Oysa bizler, sizleri böyle yetiştirmedik…

Yarın, bugünler geldiğinde, bir bayram sabahı, o yaşlıların elini öpmeye gidemediğiniz de,

Anlayacaksınız ne demek istediğimizi.. Ama şunu da biliyoruz ki içiniz de yaşlılarımızı, yürekten seven bizleri görünce, gözlerinin içi gülen çocuklarımız da var.

SON SÖZ.’’ GEÇMİŞ ZAMAN OLUR Kİ, HAYALİ CİHAN DEĞER.’’