KENDİNİ HARCAYAN DEĞERLİ BİR ŞAİR CENAP ŞEHABETTİN  

17/09/2019 21:53 1699

Servet i Fünun döneminin ünlü bir  yazarı  ve şairi olan Cenap Şehabettin 1870’te Manastır da doğmuş. Babası Plevne savaşlarında şehit düşünce, ailesi İstanbul’a taşınmış. Askeri tıbbiyeyi bitirdikten sonra ,4 yıl Paris te cildiye ihtisası yapmış . Türkiye ye döndükten sonra çeşitli yerlerde hizmet görmüş ve 1914 te emekli olmuş  44 yaşında.

 Darülfinun da yani o zamanki İstanbul üniversitesinde  batı edebiyatı ve Fransız dili - Osmanlı edebiyatı hocalığı da yapmış .

 Hocalığı sırasında , Anadolu’daki milli direnişe karşı çıkan Ali Kemal’in Peyam gazetesinde, ulusal direnişimizi eleştiren yazılar yazınca buna kızan üniversite öğrencileri istifasını istiyorlar. Cenap Şehabettin bu olaydan sonra Anadolu direnişini öven yazılar yazıyor ama yitirdiği itibarını bir türlü kazanamıyor.

            Cumhuriyet hükümeti de onun üniversitedeki görevine son veriyor.

            Çok yetenekli , yenilikçi , yaratıcı bir yazar ve şair. Ama sonu hazin. Yurtdışına sürülmemesi de ,bir şans.

            Batı formunda şiiri ve şiirde sembolizmayı üikemize  getiren o. Sanat sanat içindir ilkesinin de ,yılmaz bir savunucusu. Şiirde ahenk ve müzikaliteye çok önem veriyor ve şiiri de nesrin musikisi olarak tanımlıyor.

            1934 yılında İstanbul da beyin kanamasından vefat ediyor ve sade bir törenle cenazesi kaldırılıyor.

            Politikaya bulaştığı için harcanan, değerli bir şair ve yazar. Onu birkaç güzel sözü

            Eskimiş fikirler , paslanmış çivilere benzer. Söküp atmak çok güçtür.

            Menfaat sandalyeye benzer , başında taşırsan, sen küçülürsün. Ayağının altına alırsan, yükselirsin.

            Altından kendini gözet. Zehri ,hiçbir zaman teneke kupa içinde sunmazlar.

            Çok bilgili ve kültürlü bir insandı. ‘’Bilgi eğitimle, kitap okumakla ve yaşamda öğrenilebilirlerin bir toplamıdır. ‘’ sözü de onun.

            Bu sözü bana Ralph Waldo Emanuelin şu veciz sözünü hatırlattı. ‘’ Şimdiye kadar hiçbir kimse bir kitabın değerini ödememiştir. Ödediği , yalnız baskı parasıdır.’’