Kahvaltı Kültürümüz

08/02/2020 15:00 433

Ailem bana küçüklüğümden beri kahvaltı yapmayı kültürümüzün bir parçası gibi öğretti. Hayatım boyunca kahvaltı yapmadan güne başlamadım. Bu kahvaltı bazen çok sadeydi: peynir, ekmek ve baldan oluşuyordu. Bazı özel günlerde ise kahvaltımıza çeşitler ekleniyordu. Eğer kış ayında yapılan bir kahvaltıysa hastalıkların bir numaralı kurtarıcısı olarak görülen Nogay çayı ile birlikte servis edilen bir kahvaltı hazırlanıyordu. Yemek olarak ise pişi, gözleme gibi yöresel yemekler hazırlanarak masada servis ediliyordu.

Babaannem bana küçükken hep “bizim kahvaltı yapma özelliğimiz âdettendir, kızım. Sofra özenle hazırlanarak güne iyi bir başlangıç yapılır” derdi ve hâlen de böyle söylemeye devam ediyor. Gerçekten de babaannemin söylediği gibi Türk toplumu olarak aileye, misafirperverliğe, yöresel yemeklere ve tatlılara çok önem veriyoruz.

Geçmişten günümüze kadar ki sürece baktığımızda kahvaltının günümüzde hâlen önemli bir yere sahip olduğunu gözlemledim. Fakat, günün belirli günlerinde kahvaltı iş veya okul gibi çalışma gerektiren işlerin yapılacağı günlerde ihmal edilebiliyor. Hafta sonları ise acele olmadığından evde geçirilen veya gezme ile geçirilen süreçlere vakit ayrıldığı için öğün olarak gereken değeri görüyor.

Diyetisyenlerin de kahvaltı öğününün tüketilmesi gerektiğini söylemesiyle birlikte kahvaltı yapmaya verilen önemin git gide daha da artacağını düşünüyorum. Bir çok restoran da işletme mekanlarında kahvaltı için çeşitli yemek çeşitlerine yer veriyor ve yöresel yemeklerden tutun da Amerikan, Fransız tarzı kahvaltıya kadar bir sürü kahvaltı tarzı yer alıyor. Tabii ben Türk toplumunda büyüyüp yetişmiş biri olarak bu tarzların içinde Türkiye’nin yöresel kahvaltısından hiçbir şekilde vazgeçemiyorum.