Kağnı Donanması ve İnebolu Ruhu

23/04/2020 22:06 923

 

“Arkadaş ‘Kağnı Donanması ‘ ne demek ” diyenler için açıklıyorum.

Belki de, yeni  duyduğunuz bir’ terim bu…

Anladım “hadi uzatma da anlat” diyorsunuz.

Şöyle giriş yapayım;

Mustafa Kemal’in çok ünlü bir sözü var, bilirsiniz  ‘Gözüm Sakarya’ da, kulağım İnebolu’da’ diye.

Sene 1920, günlerden 26 Nisan.    

.Meclis açılalı kaç gün olmuş.

Üç gün.

Artık ‘Milli İrade’ kime geçmiş… Anadolu’ya.

Bu arada Rusya’da 1917’de devrim olmuş, 4.cü yılında, iç savaş devam ediyor.

Kolçak yönetimindeki ‘beyaz ordu’ , Bolşevikler vesaire de ayrılmış,

Neticede İngiltere ön almış; Azarbeycan, Gürcistan ve Ermenistan da “kukla devletçikler” kurmuş.

Kimin yanında ?

Emperyalizmin yanında.

Ne yapıyor?

Kafkas setti…

Atatürk’ün meşhur Kafkas Setti Durum Muhakemesi vardır.

Ne diyor ”bu setti yıkmalıyız”

Çünkü bu set, bizim Orta Asya ile olan bütün irtibatımızı kesiyor.

Lojistik olmadan savaş olur mu?

Mümkün değil.

Şimdi Vietnam’da Laos’tan, Kamboçya’dan (Çin üzerinden)destek gelmezse idi, Vietnam bu savaşı idame ettirebilir miydi?

Burada da, Atatürk çok akıllı adam; görüyor  ki kuşatılmışız

1911’den beri abluka var, deniz yolunu kullanamıyoruz.

Bir tek Köstence hattı açık.

Güney’de zaten Suriye’yi kaybetmişsin (İngiliz işgalinde)

Bir açık kapı var, Rusya.

Atatürk, Lenin’e  29 Nisan’da  o meşhur mektubunu yazıyor.

 Diyor ki “Bu setti kıralım. Bize yardım edin”

Ondan cephane ve para istiyor.

O günkü şartlarda, bu mektubun gidip gelmesi 4-5 ay sürüyor.

Lenin’in talimatı ile, Eylül ayında ilk cephane Trabzon’a geliyor.

Bu yardım “Büyük Taarruz”un sonuna kadar devam ediyor.

300 bin ton cephaneden söz ediyoruz.

Eğer o cephane olmasaydı, ne sen buradaydın ne de ben.

“Gözüm Sakarya’ da, kulağım İnebolu’da” diyen Atatürk aynı zamanda ne diyor biliyor musunuz?

“Bir avuç deniz subayımız olmasaydı, biz Karadenizde’ki nakliyatı bahriye idame edemezdik”

İşin özü demir ve kan’dır.

Savaşı sadece kan’la kazandığınız anlar olabilir.

Ulu önder,57. alay’a ne emretti, hatırlayın?

Ölmeyi emretti.

Ama sonunda yine demir galip geldi.

Adam ne yaptı?

Bütün cephelerden çekildi ve işgal etti.

Kurtuluş Savaşını bitirdikten sonra, bizi kimse işgal edebildi mi?

Bizi gelip başkası kurtardı mı?

Cephane tabi ki geldi.

Dünyanın her yerindeki savaşlarda böyle silah ve cephane yardımlaşmaları olmuştur.

Stalin Leningrat’ı hangi cephane ile savundu?

Çoğu Amerika’dan gelen silah ve cephanelerle.

Bu 300 bin ton cephaneyi getiren gemiler, limanlara bile yanaşamadı.

Liman bile yok ki.

Alarga’da (açık denizde) demirliyorlar.

Cephaneler, altınlar, oradan kayıklarla sahile taşınıyor.

O cephaneler önce kağnılarla Kastamonu’ya geliyor.

Oradan Çankırı’ya, Çankırı’an Ankara’ya.

Bu “kağnı donanması” olmasaydı, cephane Ankara ve gerekli yerlere ulaşamazdı.

Lütfen İnebolu’ya gidin ve oradaki müzeyi gezin.

Böyle bir halk topluluğu her ülkede yoktur.