İtalya’da 2020’yi Kucaklamak

04/01/2020 22:49 1264

Bu hafta 1,5 günlüğüne İtalya’ya geldim. Bana tanıdıklarım hep alışverişin şehri Milano diye bahsederlerdi. Gerçekten alışverişte sınır tanımayan bir şehirmiş. Binlerce markadan vergi iadesi alarak alışveriş yapabiliyorsunuz.

Alışverişi saymazsak çok tatlı sokakları var. Sokaklar beklentimin altında bir yılbaşı süsüne sahip olmasına rağmen huzurlu bir atmosfere sahipti. Sokaklarda yürürken çeşit çeşit restoran ve kafeye denk geldim. Kafe ve restoranları gezdiğim zaman yemek menüsünde hemen dikkatimi bölgenin kendine özgü risotto denen lapadan pirinci andıran yemekleri, makarnaları ve pizzaları çekti. Yemek olarak bu seçeneklerden safranlı risottoyu tercih ettim. En pahalı baharatlardan olan safranın bu yemeğe verdiği tat gerçekten harikaydı. Risotto yedikten sonra sıra geldi tatlı yemeye. Tatlı olarak tiramisu yedim. Önüme bol kakaolu ve çikolata desenlerinden oluşan bir tiramusu geldi. Bir yudum aldıktan sonra tadın damağımda kaybolmamasını istedim. Akşam olduğu zaman buranın çok meşhur dini mekanı olan Duomo Kathedrali’nin önünde binlerce kişinin katıldığı bir kutlama vardı. Ben yeni yıla daha sakin girmek isteyen biri olarak bir restoran da akşam yemeği yemeyi daha sonra ise ailemle 24:00 olduğu zaman otelin önündeki sokağa çıkıp müzik listemden bir şarkı seçerek yeni yıla girmeyi tercih ettim. Yeni yıla girerken bütün yıl boyunca benimle birlikte şansın olmasını diledim. Çünkü şans; mutluluk, sağlık ve huzuru da beraberinde getirir. Bir söz vardır bilir misiniz: “titanik gemisindeki herkes zengindi ama gemi battığında geriye sadece şanslı olanlar hayatta kaldı” Bu yüzden ben de size yıl boyunca bol şans diliyorum.

AA az daha söylemeyi unutuyordum, yeni yıla girdikten sonraki gün İstanbul’a dönmeden önce bir sürü mağaza, restoran ve kafe kapalı olmasına rağmen ziyaret için açık bir yer buldum: Leonarda Da Vinci Müzesi. Müzeyi incelediğim zaman Leonardo Da Vinci’nin kim olduğunu daha ayrıntılı bir şekilde öğrendim ve bazı eserlerini gözlemledim. Leonardo Da Vinci beni çok yönlü oluşuyla bir hayli etkiledi. Çizdiği resimlerden tutun da mimarlık, mühendislik, anatomi, müzisyen, heykeltıraş alanına kadar bir sürü alanda eser tasarlamış. Ben de bu müze sayesinde insanın istediği zaman her şeyi yapabilecek ve başarabilecek kadar üstün bir varlık olduğunu anımsamış oldum.

Neyse lafı daha da uzatmak istemiyorum. Hepimiz için iyi bir 2020 olması dileğiyle...