İSTİSMAR VE TECAVÜZ 2

16/09/2020 20:53 270

 

Şüphe edilmesin diye de;
‘Efendiniz sizi şeriata aykırı bazı işler yaparak imtihan eder, inancınızı ölçer’ diye telkin edilir. Şeyhiyle yatmayı cinsellik değil, miraca çıkmak olarak değerlendirenler dahi görülmektedir. Peygamberimiz, Aişe ile birlikte iken miraca çıktı diyerek ahlaksızlığa meşruiyet kazandırmaya çalışırlar. Müridi; ‘tarikat kardeşlerinizle görüşün, gerçek kardeşlik budur’ diyerek aileden koparırlar. Tarikat içinde kalan, dünya gerçeklerinden kopan, sanal bir masala hapsolan mürit, sürekli aynı cümleleri duyarak bir anlamda büyülenir. Zombi haline gelir. İradesini şeyhine teslim eder. Alacağı buzdolabının markasını bile şeyhine sorar. Görünüşte vardır ama varlık gösterme noktasında aslında yoktur. Çünkü şeyhinde yok olmasıyla, fenafişşeyh makamına ereceğine inandırılmıştır.
Şeyhte velayet nuru olduğu anlatılır(!).. Ve denir ki, velayet nuru nübüvvet(peygamberlik) nurundan üstündür.
Bir şeyhin müridinin sayısı önemli değildir. Çünkü o müritlerin sayısı kaç olursa olsun iradesi sıfırdır. Efendisi ne söylerse, beyin devre dışı kaldığı için robot gibi biat ederler. Bu robotlara her istediğinizi yaptırabilirsiniz.
Siz yabancı bir devlet olsanız, böyle kullanıma elverişli yapıları olan bir ülkede çıkarınızı korumak için bu yapılara el atmaz mısınız? Atarsınız!
Mareşal Fevzi Çakmak, ‘Cemaat ve tarikatlar Haçlıların Anadolu’da kurdukları ileri karakollardır!’ tespitinde bulunmuştur.
ABD Donanması Haber Alma Servisinin 1979 yılında ele geçirilen raporundan beyin yıkama teknikleri hakkında yazılan bir madde:
“Tarih ve hukuku yeniden yazmak ve halkı sapkın yaradılışın hükmü altına sokmak...”
Ne yazık ki 1980’den bu yana merkezi hükümetler, bu maddeyi de sadakatle uyguluyor. 15 yıldır din adına yaşamadığımız sapkınlık kalmadı. Zaten ABD Yahudi lobileri AKP’ye dini yeniden yorumlama görevi vermiştir. Müslüman kılıfıyla evangelizmi yedirme projesi.
Aydınlar Ocağı Başkanı Ahmet Çolak, “Kendisini Türk hissetmeyenler adeta birleşmiş vaziyette, yılların hıncını Türk milletinden çıkarmaya çalışıyorlar" demiştir. (30.03.2013)
**Haham başı, Türkiye’de 72 tarikatı biz kurduk dememiş miydi? Tıpkı İngiliz istihbaratının Osmanlı topraklarında 500 tekke kurdurduğu gibi…
Museviliğin sapkınlaştırılmış uygulamasında, Yahudi olmayan 3 yaşında bir çocukla evlenildiğini biliyor musunuz? Dikkat ediniz, Yahudi olmayan 3 yaşında çocuk…!!! Yahudi olmayanlar Goyim olarak görüldüğü için 3 yaşında ölümüne kullanabileceği bir oyuncak sadece..
Ülkemizde olup-bitene bir de bu gözle bakınız!..
Tarikatlar uyuşmuş, kimliksiz, vatansız, cumhuriyet karşıtı robotlar üretir. Söylemleri içinde Museviliğin karanlık öğretisi olan Kabala öğretileri de vardır.
İspanya’da kurulan Ben-i Ahmer(Gırnata) devletini aslında tarikatlar çökertmiştir. Yüzlerce müridi olan El Meymune isimli bir Yahudi tarikat şeyhi; ‘Biz erkekler birbirimize yeteriz. Kadınlara ihtiyacımız yok’ diye sapık fetvalar vermiştir.
Türkiye Türk düşmanları tarafından Gırnata’ya benzetilmiştir.
2004 yılında, Türk Ceza Kanununun 263. maddesini değiştirildi. Değiştirilen 263. Madde şöyleydi:
MADDE 263.- (1)Kanuna aykırı olarak eğitim kurumu açanlara, bunları çalıştıranlara ve bu kurumlarda kanuna aykırı olarak açıldığını bildiği halde öğretmenlik yapanlara, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası verilir.
(2)Yukarıdaki fıkrada gösterilen yerlerin kapatılmasına da karar verilir.
Bu yasa değiştirilerek öğretmenin kanuna aykırı eğitim kurumlarında çalışmasının önü açıldı, ceza alması önlendi.
2013 yılında;
"MADDE 13- 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 263. maddesini yürürlükten kaldırmıştır." 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun yürürlükten kaldırılan 263. maddesi şöyledir:
MADDE 263- Kanuna aykırı olarak eğitim kurumu açan veya işleten kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır."
Böylece tarikat ve cemaatlerin okul(!) açmasının önü açılmış, Öğretim ve Eğitim birliği bozulmuştur.

Yarın devam edecek…