İŞSİZLİK FORMÜLÜ

29/01/2021 23:02 410

 

Bir müesseseye veya bir kuruma gittiğinizde, kapıdan içeriye girince, bir camekan arkasında duran kişi/ kişilerin önündeki camda, ‘’ DANIŞMA ‘’yazar. Yürüyüp giderseniz , arkanızdan bağırırlar size, ‘Beyefendi, bir dakika, kime geldiniz ? ‘ Bu, kibarca kendilerine danışılması gerektiğini ikaz eden bir cümledir. Aslında camın üzerinde ‘ DANIŞ ‘ kelimesinin yazılması gerekir…Bir kelimenin sonuna gelen olumsuz eki, onu yalın bir kelime yapmaya yetmemekte. Bu nedenle danışmadan yürümeniz doğaldır. Zaten yazmış; DANIŞMA… Tıpkı, KOŞ MA, KAÇ MA, SEV ME… Gibi... Yalın kelime sonuna eklenen MA ya da ME, olumsuzluk içermektedir. Bu konuya çok kafa yordum…!!! Hatta her ikaz edildiğimde , kapıda duran görevlilere, bu kelimenin olumsuz ekinin değişmesi gerekir, diye latife ettiğim çok olmuştur. Onlarda ‘ Haklısınız ‘ demek mecburiyetinde kalmışlardır…

Bu olumsuz ekler sadece bu kelime ile kalmamakta. Hatta bazı kurumların isimlerinin de bu kırılmada olduğuna inanırım. Çalışma Bakanlığı , Bu bakanlık, anlaşılan işçilerle ilgili bir bakanlık. Ancak ÇALIŞMA adı ile anılınca, yine bir olumsuz kelime gelmekte karşımıza ... Halbuki Avrupa’daki diğer ülkelerde, mesela İngilterede ‘Ministry of Labour’, Almanya’da ‘Arbeitsministerium’, Fransa’da ‘Ministtere du Travail’, İtalya’da ‘Ministro del Lavoro’ olarak ifade edilir ve bu kelimelerde hiç olumsuz bir takı bulunmamaktadır. Ancak bizde olumsuzlukla başlayan bir bakanlık.

İş ve İşçi Bulma Kurumu, tabela olarak, aynı paralelde anlam ifade etmekte. Hani ‘’ İş ve İşçi Bul Kurumu ‘’ adı ile ortaya çıkmış olsa, insanlar iş ve işçi ararlar. BULMA olunca yine bir olumsuz ekle karşılaşmaktayız. Belki bu nedenle, ne iş nede işçi bulmak mümkün olmamakta. Kimi yerde işçi, işi beğenmez, kimi yerde ise işçi, verilen işte verimli olamaz. Belki bu nedenle İşçi ve yönetim aynı dalga boyunda rezonansa girememekte. İşçi, iş bulamakta zorluk çekmekte, ayrıca iş yerleri de uygun işçi bulmakta, kimi zaman şanslı olamamaktalar…

Hele işçilerin ücretlerine zam konusunda, hiçbir zaman Hükumetle anlaşması mümkün olmamakta. Çünkü Yönetim, her daim iş verenin yanında olmak mecburiyetindedir. Hal bu ki, gerçekte, İş Bakanlığı, işçinin hakkına sahip çıkması gerekmektedir.

Üniversite hayatımda bazı hocalarıma çok saygı duydum. Bilhassa fizik konusunda matematikle birleştirip öyle bilgiler verdiler ki, unutmam mümkün değil . Her konuda bir formül koyarlardı tahtaya. Formül de, matematik hesaplarla gelişir ve bir anlam taşırdı. İsminin yazılışından pek emin olmamakla beraber Prof. Nusret Kürkçüoğlu adında bir hocamız vardı, bize Fizik dersine gelmişti. İlk öğrettiği konulardan biri de, bir kütle, sahip olduğu hızın karesi ile çarpılması ile elde edilen değerin yarısı, onun kinetik enerjisini verdiğini anlatmıştı. Bu formül hayatımızda neye yaradı diye sorarsanız, iş hayatında rüzgar enerji santralları konusunda, projelerde çok işe yarar…

Birde denemesini yaptığımız, boşlukta cisimlerin birbirlerini, bir formül ile ifade edilen, çekim güçlerini anlatılmıştı. İşin içinde yine matematik vardı. Boşlukta cisimler kütlelerinin çarpımı ile doğru orantılı, aralarındaki mesafenin karesi ile ters orantılı bir şekilde bir birilerini çekerler, denilmekteydi. Vakum içinde, iki değişik kütleli topları birbirine yaklaştırılması ile elde edilen rezonansla yaptığımız deneyde, bunu ispat etmiştik. Bu formüle de, rakamları koyup değerler elde edebilirsiniz. Doğada da bunu ayın çekiminde, okyanuslardaki gel-git olayı ile doğrulamanız mümkündür. Bir başka bir deyişle her problemin bir denklemi bulunur. Bu denklemlerde yeter ki doğru rakamları, doğru yerlere koymanız sonucunda, doğru değerleri elde edebilesiniz. Bu arada iki hocamı da rahmetle anmadan geçemeyeceğim, Prof. Dr Nusret Kürkçüoğlu ve Prof. Dr. Fahri Terzioğlu… Daha sonraki dönemde de ise Prof. Dr. Ahmet Karadeniz, Yüksek Matematik hocamız….Üzerimizde çok emekleri vardır. Kendileri İstanbul Teknik Üniversitesi<İTÜ> hocaları idi. İstanbul’dan Adana’ya uçakla gelirler, ders verirlerdi…

Türkiye’de 2019 yılı TUİK verilerinde toplam, Ticaret Odalarına kayıtlı, Ticarethane sayısı 1 milyon 953 bin 120. Bir başka anlatımla, Türkiye nüfusunun( 83.154.997-2019 sonu) %2.1 i ticaretle uğraşmakta. Bu değer 2020 senesi Aralık ayı itibari ile 1 milyon 273 bine gerilediğini görmekteyiz. Yani 518 bin 200 ticarethane kapanmış durumda . Bu sadece 1 senede kapanan iş yeri sayısı. Bu iş yerlerinde çalışan işçilere ne olduğunu merak ediyorsunuzdur. Bende merak etmekteyim. Devlet işsizlik oranının düştüğünü telaffuz etmekte. ORAN denildiği zaman mutlaka bir formül olması gerekir. İşte aradığım bu : İŞSİŞZLİK ORANI FORMÜLÜ . Bana bir formül vermeniz gerekir… 2020 yılı ilk 10 ay sonu, bu oran; 12.7 olarak açıklandı. Türkiye de işsizlik oranının düştüğünü hesaplayan bir formül. 500 bin işyeri kapanacak ve çalışma sahaları azalacak, artan işsizliğin yerine işsizliğin azaldığını gösteren bir formül ki, buna inanalım . Hani Conk Ahmet’in bir makinası varmış, içine hava üfler, makine çalışırmış gibi bir hurafeye kim inanır…???

SON SÖZ:’’ FORMÜLE EDİLEMEYEN HİÇ BİR VERİ, İNANDIRICI OLAMAZ.’