İSRAFTAN KAÇINMAK

25/01/2022 20:19 788

Bu günkü yazımın konusunu ihtiyaç olmayan şeyleri kullanmak ya da gereksinim duyulan miktarı aşmak şeklinde tanımlayabileceğimiz israf konusuna ayırmak istedim. Başka bir deyişle, eskilerin tabiri ile tasarruflu olmak hususunu gündeme taşımayı uygun buldum. 2018 yılından itibaren içerisine girdiğimiz yüksek enflasyon süreci, mal ve hizmetlerin fiyatlarında anormal artışlara neden olmuş, buna karşın, özellikle orta ve dar gelirli kesimin gelirleri aynı oranda yükselmemiştir. Bu durumun doğal sonucu olarak mal ve hizmetlerin fiyatları söz konusu kesime “aşırı pahalı” gelmeye başlamıştır. Halk arasında “hayat pahalılığı” denilen kavram, bu günlerde ülkemizde zirve noktasına ulaşmıştır. Böyle bir tablonun Türkiye’de oluşması, Bu günkü yazımın konusunu belirlemede ana nedeni teşkil etmektedir.

Okuyanların çoğunun biz ne yapabiliriz dediklerini duyar gibiyim. Hatta mevcut duruma olan kızgınlıklarından dolayı, sen ne diyorsun, bulduk da israf etmesi kaldı şeklinde sitem ettiklerini hissediyorum. Ne var ki ülkemizde gerek bireylerin ve gerekse devletin farkında olmadan ciddi oranda israf içerisinde oldukları bir gerçektir. Öncelikle bireylerin neleri israf ettiklerini gözden geçirelim. Gıdanın israf edilenlerin başında gelmesi oldukça düşündürücüdür. Başta ekmek olmak üzere, sebze ve meyvelerin % 30’a yakının çöpe atıldığı gerçeği, ülkemiz için kabul edilebilir durum değildir. Su, elektrik ve doğal gaz tüketimimizde, tasarruf ilkelerine riayet etmediğimizi, evimizdeki veya etrafımızdaki boşa akan musluğa, açık bırakılan lambalara, fazladan yanan kalorifer peteklerine bakarak kolayca tespit etmemiz mümkündür.

İsrafın en büyüğünü ise ne yazık ki devletimiz çok uzun yıllardan beri yapmaktadır. 1988 yılında kamuda Müfettiş Yardımcısı olarak başladığım ve çeşitli mevkilerde yönetici olarak görev yaptığım yaklaşık 33 yıl içerisinde, değişmeyen tek şeyin kamudaki akıl almaz israfın olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Belirttiğim otuz üç yıllık süreçte yaşadığımız her ekonomik krizin ardından hazırlanan ekonomi paketlerinde ilk sırayı “kamuda tasarruf yapılacağı” hususunun yer aldığını hatırlatmak istiyorum. Başta makam araçları olmak üzere, kamu hizmetlerinin yerine getirilmesi için yapılan harcamalardaki israfa dikkat çekilerek, önleneceği ilişkin verilen sözlerin bu güne kadar yerine getirilememesi bir Türkiye gerçeği haline gelmiştir.

Diğer taraftan, ne kadar ihtiyaç olduğu veya ihtiyaç önceliği tartışmalı olan yatırımların da bir tür israf niteliğine dönüştüğünü vurgulamak istiyorum. Yapımı için büyük paralar harcanan bazı havaalanı, köprü ve yolların nerede ise hiç kullanılmadığı, bunların bazı basın organlarında haber konusu yapıldığı hepimizin bilgisi dahilindedir. Yine, sözü edilen yatırımların maliyetlerinin uzun süre tartışıldığı hafızamızda canlılığını korumaktadır. Hayat pahalılığın, ülkemizin büyük bir kesimini oluşturan orta ve alt gelirlilerin canını yaktığı bu dönemde, gerek bireylerin ve gerekse devletimizin tasarruf ilkelerine azami özeni göstermesinin hayati derecede önemli olduğunu özellikle vurgulamak istiyorum.

Saygılarımla,