İNGİLTERENİN MARİFETLİ ÜNİVERSİTESİ EXETER

20/11/2020 03:16 726

 

Son günlerde, memleketimizde çok önemli gelişmeler yaşanıyor…Özellikle de ekonomi alanında…

Tabii, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrağ’ın Instagram üzerinden istifa etmesi ve bu istifanın böyle bir gelişme için çok uzun süren 1 günü aşkın bir zaman zarfı içerisinde kabul edilmesinin gölgesinde kalmasına rağmen, Merkez Bankası Başkanlığı görevine Naci Ağbal isminin atanması da en az bu gelişme kadar önemliydi…

Tabii Naci Ağbal’ın bu önemli göreve getirilmesinin ardından, Ağbal’ın CV’sinde yer alan, EXETER ayrıntısı da, dikkatlerden kaçmadı. Zira Ağbal, Yüksek Lisansını 1998 yılında İngiltere’deki EXETER ÜNİVERSİTESİ İş İdaresi Genel İşletme Yönetimi bölümünde tamamladı…

Tabii EXETER ÜNİVERSİTESİ boşu boşuna dikkat çekmiyor….Boşu boşuna tartışmalara yol açmıyor…Zira bu üniversite hiç sıradan bir üniversite değil…

O nedenle EXETER ÜNİVERSİTESİ’sine yakından bakacağız, ama daha da özelde Türkiye’deki Siyasal İslam ile EXETER arasındaki bağı, bu bağın kurulmasında “Köprü vazifesini gören” STK’ları, bu STK’ları kimlerin kurduğunu, yönettiğini ve kimlerin nerelerden nerelere geldiğini, sizlerle paylaşacağız bu yazımızda…Değerli refikimiz Celal Eren Çelik’in yazısından hareketle

Başlayalım öyleyse anlatmay

Tarih yaprakları 1922’yi gösterdiğinde, 1.Dünya Savaşı’ndan yeni çıkmış olan İngiltere’de

sessiz sedasız bir üniversite kurulmaktadır: Exeter’s University College

Bu güzide okulumuzun ismi, 1955 yılında University of Exeter olarak değişecektir.

Exeter Üniversitesi, İngiltere için çok önemli bir “Misyonu” yerine getirmektedir. Dünya’nın pek çok ülkesinden gelen, seçilmiş ve “Parlak” öğrenci, bu üniversitede öğrenimini, yüksek lisansını tamamladıktan sonra, kendi ülkelerine dönerler ve bu öğrencilerin hemen hemen tamamı ülkeleri için son derece önemli pozisyonlara gelirler…

Değerli gazeteci büyüğüm Arslan Bulut’un YENİÇAĞ GAZETESİ’N DE 19 Nisan 2007 tarihinde kaleme aldığı gibi, mesela EXETER Üniversitesi, bünyesinde bir “Kürt Araştırmaları Merkezi” bulunan tek İngiliz Üniversitedir. Yayınlarında, Irak’ın Kuzeyinden “Kürdistan” olarak bahseder, bünyesinde Arap ve İslami Araştırmalar Enstitüsü’nü barındırır.

İslam Kalkınma Bankası’nın üst düzey yöneticileri hep EXETER mezunudur…

***

Şimdi yukarıda yazdıklarımız EXETER ile ilgili toplumda artık genel olarak bilinen bilgiler…

Keza 11.Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Şükrü Karatepe ve Fehmi Koru’nun da tıpkı Maliye eski Bakanı, İngiliz vatandaşı Mehmet Şimşek’in, 2014 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde muhalefetin “ÇATI ADAYI” Ekmeleddin İhsanoğlu’nun EXETER etiketi taşıdığının bilindiği gibi…

Tabii ki EXETER, tüm Dünya’daki ülkelerdeki “Parlak” öğrencilerine kapılarını açarken, Türkiye’ye ilgi duymaması garip olurdu.

Ama özellikle EXETER’e bu öğrencileri “Gönderen” kimdi? Asıl önemli soru budur.

Zira bu sorunun cevabı EXETER-Türk Siyasal İslam Hareketi arasındaki bağı göstermesi açısından son derece önemli…

***

Şimdi sizlerle birlikte 1969 yılına uzanalım…

1969 yılında Türkiye Milli Kültür Vakfı ismi ile bir vakıf kurulur… Türkiye Milli Kültür Vakfı amacını “İlmi usullerle seçilmiş kabiliyetli öğrencilere ilk, orta ve yüksek öğrenim yaptırmak, bunun için okul öncesi, ilköğretim okulu ve lise seviyesinde okullar açmak, üniversite seviyesinde eğitim öğretim yapmak için yüksek okul, üniversite, sosyal bilimler, fen bilimleri ve yüksek teknoloji enstitüleri açmak ve işletmek, milli kültür ve ananelerine bağlı, yüksek karakterli, araştırıcı ve yönetici vasıflarda ilim, fikir, sanat ve fen adamları yetiştirmek ve bunların hayatta insan gücü planlamasına uygun olarak görev almalarına yardımcı olmak…” olarak belirlemiştir…

İşte bu Türkiye Milli Kültür Vakfı’nın kuruluşundan hemen 1 sene sonra, 1970 yılında, bu kez ‘İslâmî İlimler Araştırma Vakfı’ kurulur…

İslâmî İlimler Araştırma Vakfı da, amacını vakıf senedinde “İslâmî İlimlerde değerli âlim, mütefekkir ve araştırmacıların yetişmesini temin etmek, özellikle bunlara çalışma imkân ve vasıtaları sağlamak, İslâmî sahalarda gerekli ilmî araştırmalar yaptırmak” olarak belirlemiştir.

Bu 2 vakfı peş peşe yazmamızın nedenini, aşağıdaki satırlarda gayet net biçimde anlayacaksınız…

Yarın devam edeceğiz…