İNANÇLARA SAYGI DA ÖNDEYMİŞİZ

06/09/2019 01:42 1502

Fatih Sultan Mehmet’in  29 Mayıs 1453’te İstanbul’u ele geçirmesiyle Doğu Roma İmparatorluğu tarihten silindi , ortaçağ kapanıp  yeniçağ başladı ve İstanbul Osmanlı Devletinin başşehri oldu.

            Fatih’in fermanlarıyla kimsenin canına , malına , ırzına , inancına dokunulmadı. İnanç özgürlüğü teminat altına alındı , güven ve huzur sağlandı.

İmparatorluğun uzun yıl devamında adil ve hoşgörü oluşunun payı büyük. O dönemlerde batıda hoşgörü söz konusu bile değildi.

            İspanya’daki İslam Devleti olan Endülüs, 1492’de son buldu. Yönetimi ele geçiren Katolikler , Müslümanları da ,Yahudileri de , Katolik olmaları için zorladılar. Yahudilere verilen süre 2 Ağustos 1492 gece yarısında bitiyordu. Din değiştirmeyen Yahudiler , İspanya’yı terk zorundaydı. İstanbul’un izniyle birçok Yahudi , Kemal Reis’in tekneleriyle İstanbul’a getirildi. Halkımız da onları hoşgörüyle karşıladı. Hala birlikte dostça yaşıyoruz.

            İspanya ‘da ki bu Katolik idare bazı Müslümanları zorla vaftiz etti , camiler kiliseye çevrildi , Arapça konuşmak yasaklandı. Kuran – ı Kerimler yakıldı. Yasaklara uymayanlar da , cezalandırıldı.

            Bu zor şartlar altında Endülüs Müslümanları olan Murişko’lar ibadetlerini izlediler ve 1568’de de ayaklandılar.

            1609’da bu Müslümanlar için sürgün emri çıkarıldı. Sultan 1. Ahmet’in himayesinde 5 yıl içerisinde,  100 bin kadar Müslüman , Cezayir , Tunus , İzmir ve İstanbul’a yerleştirildi.

            Türkiye  Balkan göçmenlerini , Suriye ve Irak’tan kaçanları da ülkeye kabul etti ama batı dünyası bu konuda hiç de duyarlı değil. Biz böyleyiz , onlar öyle.